Home » paris » Recent Articles:

2013’te Gezeceklere Öneriler #1

Seyahat yazıları neden yazmıyorsun, gezmeyi mi bıraktın tipindeki sorulara son vermek amacıyla, Çok Gezenler Kulübü‘nde pek çok örneğini bulabileceğin birkaç öneriyi buradan da duyurmak istedim.

Berlin’e gidecekler!

Kapılar arkasındaki barlar kuşağında David Bowie’nin müptelası olduğu Green Door da var, sadece 14 kişiye hizmet veren Buck & Breck de.

Japonya’daki deprem ve tsunami’den sonra Japon tasarımcıları desteklemek için açılmış Oukan 71 dükkanı listeye alına.

Hostel sevenlerdensen 70’lerin Doğu Berlin’ini anımsatan bir tanesinde kalmaya ne dersin?

Londra sevdalıları!

Hackney Picturehouse hayallerinizdeki sinema salonu.

Londra kendin pişir kendin ye tipi mangal tekniğini değiştirip kendin dik, yap, öğren; yanında da iyi çay iç, taze kek ye usulü kahveler açmış. İşte onlardan en popülerleri

Londra’nın doğusunda hem ucuza hem şık kalmak için adresler … Continue Reading

Paris. Gece.

July 17, 2011 paris No Comments

Paris’te gece dışarı çıkmaya karar verirsen yapman gereken tek şey var. Mahalle barlarında kalacaksın. Mahallenin sınırını da oturduğun binayla aranda en fazla 1 km olacak şekilde belirliyorum. Yoksa a. Clichy’nin unutulmuş köşelerinde son metroya yetişmek için misafirliği erken kesmek zorunda kalacak b. Son anda bozulan metro yüzünden kendini beklemediğin bir sokakta bulacak c. Gelmeyen taksilere küfredip gittiğine gideceğine pişman olabilecek. d. Hepsi gerçekleştiğinde eve iki saatte varabileceksin. Üstelik bir de buna gecenin köründe bozuğu olmayan taksi şöförüyle beş on sokak ekstra dolaşma durumu ekleniyor.

Ama Paris’teyim. Bak yağmur da durdu, yarın Seine kenarında Paris Plage’a gideriz inşallah gibi iyimser durumları düşününce, bir de merdivenler ve kulvarlar arasında gidip gelirken duvarlarda hayat var mı diye bakındığımda, posterlerden şunlar öğrenilebiliyormuş.

1. 26-28 Ağustos tarihleri arasında Rock En Seine Festivali var. Deftones, Foo Fighters, Arctic Monkeys sana selam söyledi. Gelsin, görüşelim dedi. … Continue Reading

Paris. Yağmur.

July 16, 2011 paris No Comments

Peşimizi bırakmadın gittin yağmur. Berlin‘e vardık. Sokaklarda on dakika dolandık. Hoop indin, çoraplarımıza kadar ıslandık. (Burada donumuza kadar demek uygun düşerdi ama…) Neyse dedik. Kreuzberg sokaklarında, kanal kenarında geziyoruz. Boş verelim.

Aradan bir ay geçti, Çok Gezenler Kulübü olarak bu sefer de Paris’e geldik.  İki tren birbirine girmiş olduğu için bütün metro hatları kaput, mecburen taksiye 43 Euro bayıldık, ama arada İron Maiden uçağını görüp, Zaz’ın yeni La Fée şarkısını da dinlemiş olduk. Ay bak hava ne şahane, güneş var, Gare du Nord yakınlarındayız diyorduk ki, erken konuşmuşuz. Hooop. … Continue Reading

Çok gezmeye Paris’e

July 15, 2011 paris No Comments

Mona Lisa, Louvre, Eyfel Kulesi, Montmartre tepesi turlarını tamamladım ben. Bugün, Çok Gezenler Kulübü‘yle, Pazar günü Rosa Bonheur’de ne içilir, Cumartesi sabahın köründe Montorgueil Pazarı’na gidilir, La Perle John Galliano’nun kariyerini bitiren bar olsa da aslında şahane hamburger verir yazıları yazmaya gidiyorum. Paris’i turist gibi değil, Parisli gibi yaşayacağım.
Çok Gezenler Kulübü yolda, Hazal iş başında.

Gezmek iş mi be, hayat size güzel diyenlere not: Günde 12 km ortalamasından iki hafta geçirmek işmiş. … Continue Reading

Anthony’nin Paris’i – 2

May 27, 2011 paris No Comments

Tek post‘a sığmadı tabii ki koskoca Anthony Bourdain. O yüzden kaldığımız yerden devam…

Rue Mouffetard
Paris’in en eski ve en iyi mallarının geldiği pazar, Edith Piaf’ın muhteşem sesinin keşfedildiği sokaklar. Rue Mouffetard şimdilerde istridye açan balıkçılar, Le Papillon‘da yenen Pied et Paquets’lerle ünlenmiş de olsa eski günlerinin ihtişamı bitmiş değil.

Le Chateaubriand (125 Rue de Tacqueville)
Bembeyaz tabaklar, yemekler arasında giden rokalı taze badem, afilli şarap. Şef Iñaki Aizpitarte her şeyin en basitini düşünerek yapmış, mekanı bir kantin havasında tasarlamış. … Continue Reading

Anthony ‘nin Paris’i – 1

May 26, 2011 paris 2 Comments

Dünden beri, delirmiş gibi Anthony Bourdain – No Reservations izliyorum. Belem’in hastası oldum, Beyrut’a yeniden gitmek istedim, İstanbul bölümünü vasattan bile fena buldum, hazır Paris’teyken bu bölüm kaçmaz dediğimdeyse yeni dönem Paris lokantalarını keşfetmiş bulundum. İşte tam da bu yüzden, yakında geleceklere, Anthony ‘nin Paris’i başlığı altında özet geçiyorum.

La Tête Dans les Olives (2 Rue Sainte-Marthe)
Aslında bir tür bakkal olarak hizmet veriyor, mallarının pek çoğu, özellikle zeytinyağları Sicilya’dan geliyor. Ortadaki masasında adam başı 30 Euro’ya tadım yapmak isterseniz de bekleme listesi iki ayı buluyor.

Je thé…me (4 rue d Alleray)
Buranın olayu böbrek, ve yanında gelen sebzeler. Hepsi aynı tabakta, sosla beraber şefin elinden çıkma. … Continue Reading

Paris’te her yere yürünür

May 23, 2011 paris No Comments

Apero: Yemek öncesi kafa yapıcı
Yedi buçukta geldi Deniz eve. Big Bang Theory’nin son bölümünü bilgisayar ekranıma koymuştum. Rose açtık, içtik, konuştuk, anımsadık. Geçmişte yaşanmış hikayeler birbirine zamanla değil de yudumlarla bağlandı. Arada bir sustuk. Facebook ya da Twitter üzerinden ait olmadığımız ülkede yaşananları takip ettik, sonra başka ait olmadığımız bir ülkenin İMF başkanının başına gelenleri okuduk. Komplo olduğu konusunda hem fikir kaldık. Damarımıza işlemiş Türk’lük her şeyden nem kap dedi bize. Her zamanki gibi.

Acılı bir şeyler olsun ama Adana değil
Kimchi (kırmızı biberli lahana turşusu) istiyor canım. Delicesine. Kore yemekleri yapan mahalle restoranı ararken NY Times önerilerine gidiyor Google arama butonum. Yol üzerinde olmadığı için Baan Lek’te pad thai, kırmızı körili biftek, Tayland birası üçlemesine takılmaya karar veriyoruz bu gecelik. Siam yemekleri. Bayıldığım butik Sandro‘nun Rue de Sevigné üzerindeki toptancısını geçiyoruz. Yarın diyorum. Geleceğim buraya. … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

August 2017
M T W T F S S
« Jun    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Blogroll

Error: SSL connection timeout

ARAMA

Duvar

Previous Next All

» Cevap bırakın




iliskiler

kelimeler 2

August 17, 2015

mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

kelimeler

August 16, 2015

  endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

göçebe

February 10, 2015

Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

1+1=2

January 7, 2015

Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

istanbulculuk

December 3, 2014

Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]