Home » grafik » Recent Articles:

Bütün kötülüklerin anası

May 25, 2009 fotoğraf, grafik No Comments

baar

Bloglarda blogcular tanıtılmaz, yazarlar diğerini yermek için köşesine alır, kız arkadaşlar kilo vereni sevmez, kel erkekler rockçıları istemez, çaycılar yan dükkanı kötüler, çiftler tekleri telefonla aramaz. Kıskançlık. Sözlüğü açıp da kelimenin anlam ve önemine baktığımızda “yitirilmek istenmeyen bir kişinin ya da bir ilişkinin yitirileceği ya da tehdit altında olduğu sanısıyla yaşanan karmaşık ruhsal yaşantı. Kıskançlıkla birlikte çoğu zaman öfke, değersizlik, mutsuzluk, yalnızlık ve çaresizlik gibi duygular da yaşanır.” açıklaması karşımıza çıkmakta. Sağlığa zararları konusunda nöbet, paranoya, obsesyon gibi kelimelerin altına bakınız.

Ama itiraf ediyorum, kıskanıyorum. Dümdüz karnı olanları, 36 bedenleri, yeşil gözleri, uzun parmakları, çok iyi voleybol oynayanları, şarkı söylemeyi bilenleri, suyun altında 80 saniye kalanları, Avustralya’ya gidenleri, tarihçileri, matematik dehalarını, Panama’da yaşayanları, iPhone’unu tamir edenleri, karşı kıyıya yüzenleri, uğur böceklerini, şu anda şeftali yiyenleri, bahçesi olan evleri, sevgilime bakan kadınları, Berlin kahvesinde oturanları, dolapları meyve dolanları, güzel yemek yapanları, http://www.carlkleiner.com ‘da gördüklerimi, fotoğrafların rengini, kitabın şeklini, havanın halini.

Q olmaya çalışan F

May 20, 2009 grafik No Comments

cizgi

Arabalar üzerime üzerime sürüyor. Çorba sıcak değil. Çorba çok sıcak, ağzım yanıyor. Ayakkabı ayağıma vurmaya başladı. Annem beni anlamıyor. Aptal insanların çevremde olmasından sıkılıyorum. Dört dil daha bilsem kesin terfi alırdım. Bu kitabı okuduğuma bin pişman oldum. Çarşamba günü sekizde toplantı olmasından nefret ediyorum. Burnum biraz daha güzel olsaydı manken olabilirdim. Kırmızı ayakkabım mavi çoraplarıma uymadı bir türlü. Bugünden nefret ediyorum. Senden nefret ediyorum. Taksicilerden, bakkaldan, satıcılardan, Ortaköy’de bağırıp duran dükkan sahiplerinen nefret ediyorum.

Alışkanlığa dönüştü. Söylenmekten kendimi alamıyorum. Hatta cümleyi şöyle kurmam gerekiyor: her yemekten önce, sonra ve yemek sırasında söyleniyorum. Bahar geldiği için yüzüme işleyen mutluluk 1 tam gün sürüyor. Sonrasında havanın sıcak olmasından, omletin maydanozlu gelmesinden, işin çok erken bitmesinden ya da geç kalmasından dolayı mutsuz olmaya devam ediyorum. Tek tesellim yalnız olmamak.

Neyse ki söylenmekten sıkılan ruhum yardımıma geliyor. Söylenmeye on dakika ara vererek http://www.kurthalsey.com/ sitesine takılıyorum. İşler, fikirler, çizgiler eşsiz. Sizin de işinize yarayabilir.

Baklava üstü sergi gezisi

April 30, 2009 SANAT, grafik No Comments

picture-51
Sökügünü dikemeyen terzi gibiyim. Bu yaziya yedinci denememde basarili olmak umuduyla sifirdan basladim. Sanatçinin adi Ali Cabbar. Ben kendisine evde gravür baskilar yapip, beni maçlara götürürken, Avni anahtarligiyla kapida belirip bana manda gölü balesi diye seslenirken bile hayran oldugum için eserleri konusunda yalnizca kültür ateseligi yapmak durumundayim. Belçika’da yasar, yilin birkaç gününde Istanbul galerilerinde gezerken ya da sergiler açarken görülür. Trafigi, kalabaligi, çalismayan interneti hiç sevmez. Tanismak için önce http://www.alicabbar.com/ adresine tiklamanizi, sonrasinda da huyuna suyuna gitmenizi öneririm.

Gepetto Usta

March 25, 2009 TASARIM, fotoğraf, grafik No Comments

emre4Blog’uma koymak için dogru düzgün bir fotografçi ariyordum. Hani su sürekli kizlarin üstüne elbise getirip iki bacak hareketiyle izleyicinin ilgisini çeken türden degil de, hakkaten tarzi, renkleri, hissiyle beni saatlerce web sitesinde dolastiracak cinsten. Biri “Emre Güven’e bak bir” dedi. “O da kim?” dedim. “Emre Güven iste. Yaz emreguven.com, bak” dedi. Kasila kasila iPhone’umu çikarip adami google’ladim. Yüzümdeki utanç ifadesini saklamak için isiktan ters tarafa oturuyor olmamin hiçbir yarari olmadi. Emre Güven ne adammis meger!

Bilkent Üniversitesi grafik tasarim bölümünden mezun olup da, Kanada’da video egitimi almis, sonra da utanmadan gelip Istanbul’da fotografçiliga baslamis olmasini tesadüf degil, karsi konulmaz zeka olarak tanimladigimdan haset ve kiskançlik duygularini bir kenara atip sitesini incelemeye basladim.

emre2
O ne renk skalasi, o ne durus, onlar ne photoshop efektleri. Herhangi bir kadini alip seytanla melek arasinda gezinip duran bir Jenne d’Arc’a dönüstürebilen yetenegi, babannemi Stephan King romanlarindaki katillere benzetebilecek kadar inanilmaz. Kadinlari tanriça, adamlari ilah, hatta odadaki esyalari bile nefes alan canlilara çevirebiliyor Emre Güven. Daha az önce siteye göz ucuyla bakan arkadasim, hizla yerine dogru kosarak renkli printer konutuna bastigindan beri makineden çikan on yedi kagit saydim. Adamin fotograflari evin her kösesine dagilmis kirik dökük çerçeveleri Pinokyo’ya dönüstürecek.

Çalistigi dergiler arasinda Harper’s Bazaar, Beymen Magazine, Arena, All, Madame Figaro, Elle, Istinye Park Magazine, Marie Claire, gibi isimler var. Ayrica Fizz ve Boyner magazalari için de siradisi çekimler yapiyor. Emre Güven’in isleri pasaport engelini asip dünyayi fethedicek kadar iddiali. Yakinda onu Vogue sayfalarinda ya da Prada çekimlerinde görüyor olacagiz. Bahisler açildi.

Kategoriler

TAKVİM

May 2013
M T W T F S S
« Apr    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Blogroll

urbanconfessions

photo from Tumblr

Happiness is not just a word, it’s a state of #beautiful mind #hillside #hillsidefethiye #hillsidebeachclub #fethiye #blue #beach #bestagram #bestoftheday #people #portrait #sea #cloudporn #vacation #travel #travelegram #holiday #resort (Hillside Serenity Beach’da)

ARAMA

Duvar

Previous Next All
Latest on Sun, 10:01 pm

ok: Bu bir film sahnesi mi? Bu kadin Kate Moss mu?

» Cevap bırakın




iliskiler

üç nokta

March 16, 2013

2006′dan kalma bir yazı buldum bugün… Ali, Bitmemiş ilişkiler için mi üç noktalar dolduruyoruz yazıların içine yoksa söylenmemiş sözler için mi? Ya da belki şöyle yazmak gerekir bu cümleyi: söylenmemiş sözler yüzünden bitmemiş ilişkiler için… Küçükken çocukluğun korkusuzluğuyla her şeyi dibine kadar söyler, karşımızdakinin bizi dinleyip dinlemediğiyle bile ilgilenmezdik. Oysa büyüdükçe dinlenmek o kadar önemli [...]

Erteledim, kime ne!

February 26, 2013

Ertelediğim şeyleri düşündüm bugün. Mesela fatura ödemesi, mesela elektrik borcu, mesela vergi. Devletle ilişkisi, ilişiği, devletin hakkı olan her türlü konu. Hayatımı kurumsal hayattan kesip atmayı nispeten de olsa başarmış olan ben, devletle kalan mecburi bağlarımı da ertelemek yöntemiyle çözme yoluna gidiyor, sonunda tabii ki kabağı kendi başıma patlatıyorum. Sonuç: bol faizlisinden banka hesabımdan çıkan [...]

Bizi romantik komediler mahfetti

February 16, 2013

Tek başınalığa and içmiş (kadın) arkadaşlarım yalnız ölmekten korkuyor… Hayatlarına girmesi ihtimal dahilinde olan adamları “bu da bir gün beni üzecek/aldatacak/geldiği gibi hayatımdan gidecek” önsözüyle okumayı reddediyor. Sekizinci sayfada romanın onu alıp götüreceğinden, gerçekle bağlarını kesip yeni kurgu yazacağından habersiz. “At kendini, zıpla, uç” dediğim anlarda ya kapılıp da gidersem endişesi hakim bedende. “Kapılıp da [...]

çalışkan kadın

January 17, 2013

Yetişmesi gereken iki sunum var, üzerime giyecek tek şey yok, dudaklarım çatlamış hangi kremi kullanmak gerek, evde diş macunu bitmiş habersizim, bozulmuş ütü yüzünden bu gömleği giymek haram bugün, kaçan çoraba yedek bile almamışım bunun bir makinesi olsa sokaklarda dertleri arasında bir yerde kadın olduğumu unuttuğum anlar oluyor. Anahtar kilidi açıp masada (ya da yerde) [...]

Arkadaş olabilir miyiz?

January 7, 2013

Yatakta harikalar, mutfakta şaheserler, kanepede günün ilk saatlerine uzanan konuşmalar, sokakta seksek, takside o kız sana neden baktı/ o herif ne diye sigaranı yaktı üzerinden büyük kavgalar yaratabilen erkek ve kadının asırlardır çözemediği “kadın ve erkek arkadaş olabilir mi?” sendromunu inceleme seansına hoşgeldiniz. Yemek yersen karnın doyar, atkı takmazsan hasta olursun gibi kesin kuralları olmayan [...]