Home » e-ticaret » Recent Articles:

Bana danışmadan tatile gitmeyin

May 26, 2009 e-ticaret, otel, ŞEHİR 1 Comment

dsc_4476-copy

Nisan ayında işten bir gün izin aldım. Londra’daydım. Martta da uzun tatil kullandım, kıskanmayın ama Hawai’ye gittim. Mayıs biraz yoğun geçiyor. İstanbul’da kaldım mecburen. Haziran için planlarımsa şu şekilde: İlk haftasonu Berlin, ikincide Milano, sonuncu aşamada Paris. Hayat hiç bu kadar güzel olmamıştı.

Banker kızı, ya da ajans direktörü olduğumu düşünüyor olmalısınız. Ya da zengin kocanın şımarık kadını. Hepinize önyargıdan on, farkındalıktan sıfır puan verdikten sonra gerçekleri açıklıyorum. 80 günde devri alem projemin kaynağı http://airbnb.com/. Otellerin sonu, “akşam yemeği’ne bana gel” cümlesinin başlangıcı. Ama Tünel’de değil Chelsea’deyim.

Oturduğum yerden hiç ayrılmadan, popomu büyütme riskini bile göze alarak temmuz için araştırmalara başladım. Olayım New York, gideceğim ev Brownstone on the Park 1. Geceliği 88 dolar. Üç kişi için ideal. Bir içkiye size de süper tatil ayarlarım.

Zaman tünelinde eskiler

May 18, 2009 e-ticaret, WEB No Comments

vintage

Eskiden arkadaşlarımla saatler süren telefon konuşmaları yapar; Alman Lisesi’nin yanındaki duvara tüneyip gelen geçen oğlanlara bakar; bir gün aşık olur, ertesi gün vazgeçerdik. Ondan da eskiden, ilkokul zamanlarında, saat dokuzda yatırılmak zorunda kalır, dışarıda katılamadığımız konuşmalara ve İnterstar televizyonundaki dizilere kulak kabartırdık. Biraz biraz daha öncesinde, daha okuma yazma bilmediğimiz zamanlarda, karanlıkta kitap okuyacak birinin olmasını bekler; yurdışından gelen Adidas ayakkabılarımızla anaokulundakilere hava atar; öğle yemeğinde uyumamak, masada kompostoyu yememek için elimizden geleni yapardık. Bir de anlatılanlar ve resimlerle pekişen, anımsadığımız sandığımız çok eskimizde, hiçbirşeyden haberimiz olmadan büyümeyi heyecanla bekleyen çocuk olmuşluğumuz var.  Özlüyoruz.

Teşhis şu: kendimizi keşke silsilesi içinde kaybediyoruz. “70’lerde yaşasaydım da Jim Morrison’u görseydim, 80’lerde bulunsaydım da vatkaları taksaydım, 60’lara ışınlansaydım da döpiyesle dolaşsaydım.”  Tavsiyemse bu: Yad etmekten vazgeçin. Dosyalar ve mailler arasında kendinize ayıracak beş, on dakikanız varsa http://www.adorevintage.com/ sitesine takılın. Tamam yeniden çocuk olamayacağız ya da büyük şapkalar takarak tenis sahasında oturmayacağız. Ama bu akşamki partiye havalı elbise, uzun eldivenler ve stilettolarla katılmamak için mazeret olamaz.

Kategoriler

TAKVİM

May 2017
M T W T F S S
« Dec    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]