Home » webportal » Recent Articles:

Keşif defteri

April 5, 2011 blog, WEB, webportal No Comments

Birileri siteleri, blogları, yaşam alanlarını, müzik özgürlüklerini, nefes almayı yasakladıkça neyse ki yerini diğerleri dolduruyor. noisey.com. Henüz popüler olmamış parçaların, grupların, bateristlerin alanı.

Eve yeni mobilya ararken girip de baktığım sitelerden biri: catworks.eu. Keçeden sandalyeler, alfabeden tabureler yapmışlar. Bir diğeri de lamamba.es. Aynalarının ve masa lambalarının hastası oldum. … Continue Reading

Pukka vs. Mia

July 10, 2009 ŞEHİR, webportal No Comments

pukka

Ayakkabının, elbisenin, makyajın, kozmetiğin modası var da, internetin mi olmayacak? Bir ara bütün markaların sırayla yaptığı oyunlara takıldık, cep telefonları, tatiller kazandık. Satanın elinde sizi her gün taciz edebileceği mailiniz ve cep telefonunuz, alan kısmen de olsa memnun. Söz verilen THY yerine Özbek uçaklarıyla uçmayı, dört yıldızlı otelin pansiyonla değişmesini saymıyoruz. Gittiniz mi? Gittiniz.

Onun öncesinde tamyeritamzamanı.com’la başlayan karizmatik domain isimleri ünlü oldu. müziksesinolsun.com, hayatakapakac.com, meraketmiyormusun.com. Merak ediyoruz, girip bakıyoruz. Yine Turkcell yapmış diyip pencereyi kapıyoruz.

Flash keşfedildi, müzik kondu, video eklendi. Mahallenin barı oldu internetin yıldızı. Sonra birileri, bunun ilk olarak yurdışında başladığını düşünüyorum, güzellik, moda, yeme- içme, stil, konser, eğlence hareketlerinin toplandığı o sanal evi kurdu, dalga gecikmeden İstanbul’u da vurdu. Şahsen “her taklit aslını yaşatır” düşüncesine karşıyım. “Çal, çırp, parçala, daha iyisini yap” taraftarıyım.

Bunları şundan anlattım. Pukka Living urban life konusunda uzun zamandır takipçisi olduğum bir site yaratmıştı. Bildiğim kadarıyla günlük hit sayısı 3000’leri zorladı. Ama! İki karpuz bir koltuğa, iki site İstanbul’a sığmıyor. Yeni bir şey yapayım derken aynısının tıpkısının benzerini yapmak centilmenlik olmuyor. Mia Posta‘yı açıp Pukka‘nın yanına koyun. Ekrandan 30 cm. uzaklaşın, şöyle bir bakın. Ne görüyorsunuz?

p.s: Bu yazı kesinlikle A ya da B şıkkının tarafında değildir. Gözüne çarpanı, aklına düşeni söylemiştir. İçeriğe, yazan insanlara, emeğe saygısı sonsuzdur.

Çok yaşa!

June 16, 2009 dükkan, webportal 2 Comments

open

Başınız ağrır, sürekli hapşuruk tutar, ateşinizi düşürmek için de avuç avuç ilaç gider. Ama kabul edin. Hasta olmanın 5 muhteşem yanı var. Hele bir de gribiniz hafta içine denk gelmişse.

1. “Cruel Intentions 1-2-3”, “Becasue I Said So”, “Sweetest Thing”, “Forgetting Sarah Marshall”, “17 Again” gibi romantik komedi filmlerini kimse veto koymadan izleyebilirsiniz. Üstelik Torrent siz uyurken çalışır. Sabah ilk iş play tuşuna basması kalır. Paralar cüzdanda.

2. Yatakta, kanepede, yerde ne kadar kırıntı olduğunun önemi yoktur. Portakal suyunuzu içip, Tv’deki korkunç programları izlerken herkes sizi yalnız bırakır. İki açlık hissi arasındaki zamanda yerdeki tuzlara elektrik süpürgesinin sihirli değneği değmiştir. Pespayeliğiniz tolere edilir.

3. İş yok. Mail yok. Toplantı yok. Kimse size öğle yemeklerinde sevgilisiyle olan problemlerini anlatamaz, patron kafasına estiği için iki saat fazladan iş bindiremez. Ya hasta olmasaydınız? O bira içerken, siz geçen ayın raporlarını çıkarıyor olacaktınız. Bırakın yalancı hastaların omzuna binsin yük.

4. Hırkasız dolaşmak, dışarı çıkmak, yorucu işler yasak. Ama bilgisayarınız her şekle girebildiğine göre, alışveriş de yasak değil ya? https://www.openingceremony.us/ sitesine tıklanır, sümkürmekle, öksürmek arasında bir yerlerde Chloe Sevigny elbiselerine göz atılır. Nasılsa bir gün iyileşeceksiniz. Kimse sizi şişmiş suratınızla hatırlamamalı.

5. Salı akşamı saatler perşembe günü iyileşmeye ayarlanır. Cuma, Cumartesi hatta Pazar günkü etkinliklere katılımcı olunur. Uzun zamandır gözden kaçan Facebook albümlerine bakılır, gerekli yorumlar yazılır. Yurdışındaki arkadaşlar aranarak tatil planları yapılır. Bir sonraki gribe kadar program hazırlanır.

Dünyadan on-time haberler

June 16, 2009 webportal No Comments

picture-17

Her gün BBC, Times, Le Monde neler yazmış diye yakınen takip edip, Türk gazetelerini mecburen açıyorum sanki. Biri gelip Diyarbakır’da olanlar hakkındaki fikrimi sorsa haberim olmayacak ama NBA maçlarını saniyesi saniyesine takip edebilirim. Benim ayıbım. Biraz da gazetelerin fan kitlesi yaratamamış olmasının. Hürriyet’in sitesine bakıyorum, yarım yamalak başlıklar, kışkırtıcı spotlar. NTV’den izliyim diyorum, bu sefer detaylarda geriden geliyorum. Milliyet, Vatan, Posta, Star. Aman hiç benim kalemim değil. İtiraf ediyorum Zaman bile beni tipiyle cezbediyor.

Yabancı tutkumun bir nedeni var. Taraflı gazetecilik istemiyorum. Biri bana herşeyi durum olarak bildirse, konu hakkındaki fikirleri de akılıma lütfetse. Tek ricam bu. Anlaşılır başlık, kısa spot, 5N 1K sorusunu yanıtlayacak haberler. “Sabahları online siteler arasında gezindiğimde tatmin olmuyorum.” Hepinizden bunu duyuyorum. Ama ben hayatımdan memnunum çünkü çözümü buldum.  http://monomundo.com/.

Gazete her gün güncellenmekte dünya ve Türkiye hakkında kısaca bilgi vermekte. Taraf yok. Henüz hedeflenen projenin onda biri yapılmış değil. TV, radyo bölümünde yayında olan çok az kanal var. Next muhteşem bir kültür- sanat gazetesi. Dergilerse haftalık olarak güncellenmekte. Ev, moda, ekolojik yaşam, röportaj, elektronik müzik, indie müzik, pop müzik, kadın… İlgi alanınız neyse ona uygun. Browser açılış sayfası sorduğunda, yeni cevabınız hazır.

Hayatımın gerçekleri sanal turda

June 8, 2009 webportal No Comments

contribute

MyMax’te yeni bir program keşfettim. İsmi “Age of Love”. Yunanlı tenisçi, 40 yaşlarında ve 20’lerinde iki grup kadınla yan yana getiriliyor. Her hafta iki gruptan birer kişi elemek, sonunda ruh eşini bulmak zorunda. Olgun kadınlar şirret, genç olanlar ağlak. Adama ulaşmak için koşmak, tenis oynamak, bisiklete binip, sörf tahtası üstünde yata ulaşmak gibi zorlu aşamalardan geçmek zorundalar. Bir kadın kendine nasıl böyle bir şey yapar sorum cevapsız kalıyor.

Aynı telden bir reality’de kumandanın 24. tuşunda, Kanal D ekranlarında. Fenomenin adı “Kocam Size Emanet”. İşlevi, 20 yıldır dırdır, güzel söz, destek, pohpohlama, kızma, sevme gibi metodlarla değiştiremediğiniz kocanızdan bir hafta içinde muhteşem aşçı, iflah olmaz romantik, akıl almaz baba yaratmak. Adamlar her gün,  güzel söz, dans, yemek, kadın ruhunu anlama derslerine giriyor, kadınlar ekran başında kocalarını çekiştiriyor. Bu sırada tabii rayting’ler tavan. Peki de bir adam neden bu komik duruma düşmeli? Terapistler, nezaket kursları, baba olma sanatı kitapları varken, 70 milyon olduğu varsayılan izleyici kitlesine neden şaklabanlık hizmeti vermeli?

Neyse ki bütün haberler iç karartıcı değil. Daha yeni yeni hayat dahil olan insanlara Türkiye’de ve yurdışında tanınma imkanı sağlamak için kurulmuş http://www.bananemag.com/ gibi siteler de var. Özellikle görsel sanat öğrencilerinin mabedi, moda, fotoğraf, müzik, illüstrasyonla ilgilenenlerin sık sık teşrif ettiği domain altındaki bilgiler İngilizce, katılım sağlayanlar Türk vatandaşı. Bu yüzden inatla televizyonları kapalı konuma alarak internete teşriflerinizi bekliyorum.

Çantaya talip olsana

June 3, 2009 webportal No Comments

monday1

Marc Jacobs, Tom Ford, Miu Miu, Prada, Chanel, Vivienne Westwood, Alexander McQueen koleksiyonlarına bakmaktan göz numaram ilerledi. Yakından, uzaktan, sağdan, soldan, kışlık, yazlık bütün kontrolleri yaptım. Kesimler, renkler muhteşem. Parasızlığın gözü kör olsun.

Outletlerde geçen sezonun mallarını kelepir fiyata bulmak için uğraşıyorum. Eğer %80 indirim oranını yakalamışsam beden yok, %60 sınırı da cüzdanı kurtarmıyor. Bu yüzden büyük hayallerin peşinde çıplak kalmak yerine, küçük projelerle hayatıma devam edeceğim. http://www.idontlikemondays.us evinde tasarım yapan gençlerle, piyasada yeni namı duyulan profesyonellerin son durağı. Dünyanın en ünlü tasarımcılarına taş çıkaracak yetenekler, bu siteden online satış yapıyor. Kısa gezintiden sonra favorilerim Ground-Zero, Savant, Cheap Monday ve Something Else.

Tek sorun sitenin, Türkiye’nin gönderim yapılan ülkeler kapsamına alınmamış olması. Amerika’daki arkadaşlarımıza İstanbul gece hayatında birkaç tur borçluyuz.


Turistin hakkından lokal gelir

June 1, 2009 tatil, webportal No Comments

wayn

Pazartesi sendorumu. Hem de tatilden sonra. Üstelik gece 11’de eve varılabilmiş tatilden sonra. Daha da fenasını söylüyorum; Barcelona plajları, sokakları, yemekleriyle geçen muhteşem tatilden sonra. Yine bilgisayar başında mailleri açtım, draft kutusunu boşalttım, gerekli cevapları yazdım, masanın sağındaki bardaktan bir yudum, solundaki defterden iki sayfa kopardım. Çantamın içine attığım notları toparlayıp, günün anlam ve önemini bildiren yazıma başladım.

Uzun zamandır g-mail’ime düşen http://www.wayn.com/ maillerine çok önem vermiyordum. Benim salaklığım. Aman bir portala daha üye olup günlük tab sayımı 12’ye yükseltmeye ne gerek var fikrimden 1 Haziran sabahı vazgeçiyorum. Wayn sayfamı açıp güncellemelere başlıyorum. Barcelona’da yaşayan birini tanımamanın dayanılmaz ezikliğini daha dün yaşadım.

Wayn tahmin edeceğiniz üzere bir sosyal network. Ama sürekli dolaşan, yeni ülkeler tanımayı seven insanları düşünen akıllı bir network. Üye olup, gittiğiniz, gideceğiniz ülkeleri, dinlediğiniz müzikleri, okuduğunuz kitapları yazıyorsunuz. Sizinle aynı tutkuları paylaşan yüzlerce kişi arkadaş grubunuza dahil oluyor. Bir gün uyanıp Finlandiyalı Maria’dan “İstanbul’a geliyorum Tünel’de buluşalım mı?” mesajını buluyorsunuz, ertesi gün Pierre’in Fransa’daki doğumgünü için davet. “Aman kalsın ben kimseyle tanışmak istemiyorum” diyenler için de birinci ağızdan tavsiyeler; fotoğraflar; otel, restoran, dükkan önerileri var. Bu işe bayıldım. Anlamarama adımla Wayn’dayım. Artık hiçbir ülkede turist olmiycam!

Kategoriler

TAKVİM

March 2017
M T W T F S S
« Dec    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]