Home » müze » Recent Articles:

Kokmuş balık sendromu

June 5, 2009 İLİŞKİ, müze No Comments

picture-2

Günü (Perşembe), saati (8) yeri http://www.istanbulmodern.org/ olarak Çarşamba akşamüstü konuşulan programın ardından, Perşembe günü saat 9’da “çok özür dilerim unuttum” sözleriyle karşılaşan bir kadın, adamın bu kısacık lafla söylemek istediklerinin altında yatan esas nedenin ne olduğunu düşünmelidir?
1. Sana seni istemediğimi söylemenin en kolay yolu buydu.
2. Gerçekten unuttum bende Alzheimer başlangıcı var.
3. Pek önemsemediğim için aklıma bile gelmedin.
4. Bu kadar dangalak bir adamım işte.
5. Dengesizlik dalında dünya şampiyonası Türkiye adayıyım.
6. Sana sadistçe acı çektirmekten büyük bir zevk alıyorum. S&M gruplarına üyeyim.
7. Derin mana falan yok .

Binlerce senaryo yazabilirdim her zaman yaptığım gibi, ya da onu hayatımdan çıkarabilirdim tek laf etmeden, oysa ben telefonu elime alıp “ne oldu, nerdesin?” dedim. Hesap sormadan!

O anda her kadının aklından geçen “anneannemi hastaneye kaldırdık, babamın başına tuğla düştü, ablamın silikonu patladı,” gibi  bahanelerden birini duymayı beklerken, karşımdaki adam “unuttum” dedi.  Bu tek kelimeyi edip susan, benle konuşurken cümlelerini birbirine bağlayan, yarım saat astığı tablolar ve yediği yemekler hakkında konuşan, iki gün ortadan kaybolduğumda nerede olduğumu sormak için gece on birde beni arayanla aynı adam.

Ben bütün gün saçımı yıkadığım için şekle girmemesine söylenip dururken aslında o adamın saçımın nasıl olduğunu görmeyeceğini hesaba katmamıştım. Öğleden sonra gönderdiğim mesajı dört saat sonra hala cevaplamamış olmasından biraz şüphelenmeye başlamışsam da, çoktan giyinmiş olarak kendimi dışarı atmıştım çoktan. Saat yedi olduğunda sinirden önümdeki hamburgeri bitirmiş, rujumu yemiş ve kırmadan önce bira şişemi garsona iade edip bir yenisini istemiştim.

Yine de serinkanlılığımı koruyarak bir insanın yirmi dört saat içerisinde değişmiş olma ihtimalinin yüzdesini hesaplamaya çalışırken şunu fark ettim: tek suçlu benim. Bir kadını hayatından çıkarmanın en kesin yolunu tek sözcükle özetledi “benim ondan beklentilerim yok” dediğim adam. “Ben de seni unutacağım zaten” demenin ne kadar acınası bir davranış olduğunu genç yaşlarda öğrenmiş olmam işe yaradı, ağlamadan önce telefonu kapatmayı başardım. “Siz kimdiniz tanıyamadım” ve “telefon çekmiyor duyamıyorum” otobüs hattında, sondan bir durak önce “unuttum” da indim. “Bu son olsun” tramvay hattı nerede acaba?

300 metrede Danimarka farki

November 7, 2008 müze, TASARIM No Comments

sanatbenim.com

21. yüzyil, konseptlerin birbirini yedigi yillar olarak hayatimiza girdiginden beri müzeler, galeriler hatta restoranlar en dahiane fikri yaratmak için depara kalkti. Danimarka Çagdas Sanat Müzesi de yarista önlerde yer alma konusunda fazla gecikmedi. Yoko Ono, Erik Satie, Marcel Duchamp ve Per Højholt’in sözlerinin yazili oldugu 300 t-shirt duvarlarda yerini aldi. Gezdikten sonra siz de sanatin sahibi olmaya karar verirseniz, adiniz, soyadiniz ve adresinizin oldugu bir form doldurup kasaya gitmeniz yeterli. Siz parasini ödüyorsunuzi Danimarka Çagdas Sanat Müzesi de google maps’de t-shirt’lerin yolculugunu takip ediyor.

http://www.guerrilla-innovation.com/

Kategoriler

TAKVİM

September 2017
M T W T F S S
« Jun    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]