Bırakın sokak sanat alanı olsun!

Vitrin çekemezsiniz, bu merdivende oturamazsınız, içkiniz elinizde dışarı çıkamazsınız, arkadaşınızla bizim kapımız önünde konuşamazsınız diyen tüm işletmeci, görevli, güvenlik elemanıyla olan daimi konuşmam: “Bu kaldırım sizin mi, tapusu var mı?” Çünkü evrenin tüm sokakları gibi bu sokak benim. İşte o yüzden galeriler içine hapsolmuş değil, sokakların duvarlarına, otobüslere, direklere yapılmış eserler benim daimi ilgi alanım, sanat konusunda bile özgürlükten yanayım. Bu pazar, gözünüzü gönlünüzü açmak için en sevdiklerim listesine giren 10 önemli karakterle tanıştırmak isterim sizi.Merak etmeyin içlerinde Banksy ve OBEY yok. Onların işlerine baktıktan sonra belki gelecek umutlarınız, hala dünyayı değiştirmeye çalışan ve sisteme dahil olmayı reddeden insanlara olan inancınız güçlenir.

Doğu Londra sokaklarında, özellikle Red Market, Old Street taraflarında karşılaştım Phlegm’in işleriyle. Kendisi resimli romanlar da çizdiği için tek bir fotoğrafta saatlerce düşünmene neden olan karakelem hikayeler anlatıyor. Son zamanlarda bir numaram.

1987’de Portekiz’de doğmuş olan Alexandre Farto, sokaktaki adıyla: Vhils, tüm zamanların en popüler sokak sanatçısı Banksy’nin menejeri de olan Steve Lazarides ile çalışıyor. Central Saint Martins okulu mezunu bir porte sanatçısı.

Önce Roma’da ardından Paris’te karşıma çıkan Clet Abraham dur, dön, sinyal ver gibi trafik tabelalarına oturttuğu karakterlerle politik bir duruş sergiliyor, bu yüzden çoğu zaman devletten vandalizm cezası yiyor. Mottosu: bana ne yapacağımı söyleyemezsiniz. … Continue Reading












