Home » WEB » Recent Articles:

“Online” hayatımda bu aralar

Oturduğu yerden alışverişi sevenler, en yeniyi değil de vintage kıyafetleri tercih edenler için yeni bir site açıldı, öneriyorum: Au Vintage. Hem satmak hem almak isteyenlere uygun olarak tasarlanmış Au Vintage’da Charles Jourdan’ın 80’lerden kalma ayakkabıları da var, Celine çantaları da, Laurance Kazar elbiseleri de.

İşten vakit ayırıp da seyahate gidemiyorsan, ama bir yandan yazlık planları yapmak için ideal destinasyonları arıyorsan işte sana dünyayı bilgisayar ekranından gezmek için site: 360cities. Ben Peru’da Plaza de Armas –  Filipinler Biak Na Bato Cave arasında çoktan kayboldum bile. … Continue Reading

Online alışveriş 101

December 19, 2012 alışveriş, WEB No Comments

Online dünyada yazı yazmak, yemek fotoğrafı yayınlamak, erkeklerle ilişkilerimi anlatmak, yan masa muhabbetlerini ifşa etmek, leziz bloody marry’ler nereden bulunur tiyoları vermek gibi pek çok aktiviteyi başarıyla yapan ben, mevzu alışverişe gelince oldukça eski kafalıyım. Eli elime değmemiş kumaşı, popomda nasıl duracağını bilmediğim pantalonu, bileklerimi tapılası göstermeyecek ayakkabıyı fotoğrafından görüp de alamam, bakar bakar, sepete ekler, son anda “ya bunu Berlin’e gidince üstümde deneyeyim de öyle koleksiyonuma kayatım” diyerek geçiştiririm. Ama, ruhumda, son zamanlarda, shopigo yüzünden değişim rüzgarları esmeye başladı. Çünkü…

10. House of Harlow ayakkabıları mini etek sever bacaklarımı bakılası yapacak, eminim.

9. Her kadının yatağına bir takım Lascivious iç çamaşırı lazım, erkeklere sordum onayı verdiler.

8. Molami kulaklıklar bir gün benim, bekliyorum. … Continue Reading

Geçen hafta takıldıklarım

December 8, 2012 blog, edebiyat, WEB No Comments

Aslı Filinta, eski sezonu, yeni trendi, şapka koleksiyonu, hastası olduğum printleri ve tabii ki her kızın dolabına lazım t-shirt’lerini http://www.orderanddance.com sitesinde satışa çıkardı.

Online dergileri seviyoruz tamam, iş yerinde patrona çaktırmadan yaratıcı gücü beslemeye yardımcı oluyorlar ama analog asla ölmez kategorisinden iki önemli dergiye takıldım. İlki 24 saat kampa girip de o gün içlerinden ne çıkarsa yayına hazır hale getirdikleri 24; … Continue Reading

yazının değeri

December 4, 2012 SANAT, ŞEHİR, WEB No Comments

Yazının değerinin küçümsendiği bir ülkede yaşıyoruz.

Bizim dergi bilmem kaç bin satıyor, henüz bu konuda ücret öneremeyiz ama bize yazmak senin için prestij olacaktır diyor kadın. Dilimin ucuna dayanan S ile başlayan 6 harfli kelimeyi bastırmak için az önce garsona en iyisinden getir diye ısmarladığı şaraptan bir yudum alıyorum. Beğendin mi? Fransalar’da daha güzelini içmişsindir sen mutlaka diye seyahatlerimi takip ettiğini belirten bir cümle kuruyor. Şarapta sorun yok ama sizin bu cehaletiniz ne olacak, diye geçiyor aklımdan. Dergimiz 100000 satılıyor, en büyük CEO’lara gidiyor, dev kadro yazarlar burada yayınlanıyor, Türkiye’nin en prestijli blogger’ları bünyemizde diye devam ediyor… Prestij kelimesine gıcık oluyorum zaten. Benim işim, tutkum, hayatım, varoluşum olan yazmak eylemi prestij damgası yiyor. En prestijli en önde oturur, en iyi hanutları alır, beni nasıl oraya davet etmezsiniz diye olay koparma hakkına sahiptir. En prestijli, en bencil olabilir ama saygıda kusur edeceği kesin.

İki yıl önce Der Spiegel dergisine bir yazı yazmak için gelen gazeteci arkadaşıma utana sıkıla siz bu makale için ne kazanıyorsunuz diye sormuştum. Masraflar hariç 700 Euro diye yanıt vermişti. Bir hafta İstanbul’un sayısız mahallesindeki onlarca yeraltı kulübüne girip çıkmış, bankacısından telekızına pek çok travestiyle konuşmuş, sonunda dosya konusu oluşturmak üzere ülkesine dönmüş ve Facebook’ta ilk günün akşamında 3000’den fazla kişinin beğendiği makalenin altına imzasını atmıştı. … Continue Reading

Boğaz, Sanat, Konser, Hamam.

December 2, 2012 SANAT, ŞEHİR, TASARIM, WEB No Comments

Pazar kesesi

Karaköy’de yedik, içtik, Cumartesi partileri gördük. Yetti. Bu hafta, dinlenelim, hamam sefasıyla kendimize gelelim diyorum. Hem kalbe, hem bedene, hem ruha kese iyi gelir. Yenilenmiş haliyle açılan Kılıç Ali Paşa Hamamı’nda ister bekarlığa veda partisi düzenleyin, ister altın günü, diler şerbeti güzel diye gidin, diler akustiğinden yararlanıp şarkı söyleyin. Benim tek diyeceğim, vakit kaybetmeden rezervasyonları yaptırın. Her gün 08:00-16:00 arası kadınlara; 16:30-00:00 arasınde erkeklere açık.

Kemenkeş Mahallesi, Hamam Sokak no:1, Tophane; Tel: 0212 393 80 10 … Continue Reading

@’lemek

November 29, 2012 WEB No Comments
Twitter’dan @ yapmak suretiyle saldırıda bulunan insanlar var. Sonra öteki de ona @ yaparak, ya da kamuoyuna açıklama hakkını kullanarak laf sokuyor.
Sen bana bunu mu dedin, ben de senin kadınına laf ederim, madem öyle, karakterin beş para etmez, zaten çocuklarının da annesi olamadın tadında devam eden bu tür konuşmalara halk arasında biz boş polemik adını veriyoruz.
Ne birine, ne diğerine, sadece paparazzi tayfasına faydası olan bu tür muhabbetlerden esefle kaçan bir insanım. Zaman zaman sosyal ortamlarda “sana laf söyledim, cevabın yok mu vermedin” diyen asabi kişilere “eleştirilerini istersen bir kahve seansında konuşalım” demişliğim çoktur. Yine twitter’dan @’lemek suretiyle rövanşa çağıranlaraysa mail yoluyla ulaşıp “haftaya programın nasıl, Çarşamba ya da Perşembe bana uygun” diye başlık atarım. Yanıt yine twitter üzerinden “Bana Cuma olur, saat ve yer söyle” ayarında bir meydan okumayla gelir.
Lafı fazla uzatmadan, yazdığım kuyuya kendim düşmeden, Million Dolar Baby filminden bir replikle bu post’a son vermiş olayım (ünlülerden alıntı yapınca daha ciddiyetli oluyor iş) “Bazen bir yumruk indirmenin en iyi yolu; geriye çekilmektir.”

Anthony Bourdain İstanbul’a yine gelsin!

September 17, 2012 ŞEHİR, WEB 4 Comments

Aşık olduğum adamlar listesinde bir numara: Anthony Bourdain. Nedenlerini şu şekilde özetliyorum: Helsinki’de vosvoslara binip buzlar üzerinde araba yarışına katıldı; Austin’de Amerika’nın en büyük indie festivali South by Soutwest’e  gitmişken elleriyle lime lime ettiği barbekü etlerini götürdü; El Bulli restoranının mutfağına girip gül yaprakları sardı, Ferran Adrià ile 52 tabak yemek boyunca oturdu; Barcelona’da Tickets restoranını keşfetmemi sağladı. Liste bitmeyecek. Şimdilik ara veriyorum ama bütün bunları yapan adamı İstanbul gezisi sırasında hamsi yerken, gittiği her yerde elinde ayranla, Kızılkayalar’dan ıslak hamburger seansında görünce yıkılmıştım elbette. Şimdi Anthony Bourdain İstanbul’a yeniden gelsin, … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

May 2017
M T W T F S S
« Dec    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]