Home » Amsterdam » Recent Articles:

Utrecht resimli roman

December 24, 2010 Amsterdam No Comments

Bana duvarını göster, fotoğrafını çekeyim…

Utrech duvarlarında kağıttan eserler buldum elbette ama daha neler neler vardı sokaklar, vitrinler, kapılar arkasında.

11 no’lu otobüsten inince ilk sağa dön, 300 metre sonra karşındaki duvarda. … Continue Reading

Amsterdam’na kim nerede?

December 23, 2010 Amsterdam No Comments

Coffeeshop’larında içki içilmeyen şehirde, ona buna danışarak, gezerek ve okuyarak öğrendiklerim…

+ Bilardo & Amsterdamlılar’la tanışma seansına Club 8.
+ İtalyan yemeği & caz dinlemesi için Frenzi‘ye (Zwanenburgwal 232) 10’dan önce varsak. Genelde restoranlar yemek servisini hafta içi 21:30, haftasonu 22:30’da kapatıyor çünkü.
+ Kokteyl  mi lazımdı? Adres: Gosschalklaan 12 – Proef.
+ 11’den sonra, Amstelstraat 32’de Soul Kitchen veya  Wagenstraat 3-7 Sinners In Heaven‘da dans, dans, dans.
+ Cafe Morlang‘a öğle vakti. Ya hamburger ısmarlıyorsun ya da grüyerli omlet.

+ Özel, güzel, şef elinden çıkma menü lazımsa Envy.
+ Vejeteryenleri de düşünüp Semhar‘ın Marnixstraat 259’daki dükkanını keşfettik.
+ Yukarıdan manzara izlemeyi seviyorsan Blue (Singel 457 – üçüncü kat) … Continue Reading

Utrecht notları – 2

December 22, 2010 Amsterdam No Comments

Amsterdam’dan 25 dakika tren yolunda, bir şehir var karlar altında

Hollanda’nın en büyük üniversitesinin; öğrencilerin, biraz eğlenmek isteyen sırt çantacıların; Nouvelle Vague konser turnesinin; kanal kenarında şarap açmak isteyenlerin, Yunan yemekleri sevenlerin, gece lahmacun yiyenlerin, Prada çantalı beylerin, reklamcı kadınların, akademisyenlerin, İngilizlerin, Dublin’de doğup Münih’te büyüyenlerin, kirazlı biranın, Belçika tozu yutmuş barların şehrine hoşgeldik. Aralık ayında iki gün.

Öğlen. Oudegracht kanalı çevresindeki kitch dükkanlara baktık. Aborjin Müzesi’ni gezdik ilgimizi çekince, sokak satıcılarından alma patatesleri aioli sos ve hardalla yedik. H&M’de başka ürünler var mıdır diye göz attık da fazla kalmadık, … Continue Reading

Su akıyor yanımızdan, mutlu musun?

December 21, 2010 Amsterdam 1 Comment

Paris’e 3 saat 18 dakika uzakta. Thalys treni.
Amsterdam. Kırmızı camekanlarında dans eden manken kızları; elinde telefon, hayatından vazgeçmiş kadınları geçince, dar sokak çıkardı bana. Merkez İstasyonun sağından, ayaklarımın götürdüğü yere devam ettikçe, kanal taraflarında. Parmaklarım donmuş, rengi kırmızı.

Çantamı Cafe Belgique taburesine oturttum. Müzik reggea, zaman zaman jazz, arada Nina Simone. Elimde Fred Vargas. Sayfa on altı. Arkamdaki ürperme Duvel şişelerinde bir azalma daha yaşanacağını gösteriyor. Isınıyoruz. … Continue Reading

Utrecht notları -1

December 20, 2010 Amsterdam No Comments

Merhaba Utrecht, kaç sokaksın sen?

Tren garından çıktığında kalbini çalabilir şehir. Yıllarım burada geçer gibi değil ama dokuz gündür Avrupa şehirlerinde firari olan ruhuma iyi gelir. Gece. Cafe Belgie (Oudegracht 196) barında kirazlı bira içerek başladığında. Otobüse kaçak binmek üzere yürürken kulenin çanları çaldığında. İkinci el dükkanlarında yeşil saplı çantalar, bıyıklı mankanler, kitch medeniyetin son örnekleri karşına çıktığında; küçük galerilerinde sanatçı tozu yutmuşlar; kanalın yanında oturan kahvelerde sütlü çay ve domates çorbası içmişken. … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

December 2017
M T W T F S S
« Jun    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]