Home » Selanik » Recent Articles:

Karpuzi, limoni, kardeşi. Hadi.

August 13, 2009 ŞEHİR, Selanik No Comments

s1

Selanik’ten dönüyorum. Otobüste birinci saat. Aşık olduğum adamı ya da yazlık arkadaşlarımı geride bırakmanın hüznü gibi tanıdık duygu. Hüzün. Yanımdaki boş koltuğa uzattığım bacaklarım ve üçüncü kolum, ikinci beynim, yirminci parmaklarım, bilgisayarım. Hepsi yaşadıklarımı yazmaya hazırlar. Nerden başlasam?

Alışkanlıklar
– Yunanista’da kahve, bar, restoran, gece kulübü, nerde olursanız olun bir şişe su ve buzlu bardaklar masanıza geliyor. Soru, istek, garsonla sekiz kere bir yudum su için göz göze gelmeye çalışmak yok. Bayıldım.
– Araba kiraladınız, trafikte kaldınız. Hiç merak etmeyin, yabancılık çekmeyeceksiniz.  Çingeneler anında yan taraftan bitecek, camınıza fırçayla ilk darbeyi atacak.
– Souvlaki ve gyros gibi sıklıkla kebaba benzettiğimiz yemekler, domuz etinden yapılırmış. Yani dönerli pideyle, pita içinde gyros’un patatesler dışında ortak noktası yok. Katçap, mayonez kesinlikle yasak.
– Bir tavernaya oturdum. Önce salata geldi, ardından elbette kebaplar, sirkeli mantar, patates ve tavuklar. Hepsinin yanında bir dilim limon var. Adetten. Sıkın gitsin.
– Köftenin Yunancası sucuki. Masanıza gelirse sucukla karışmasın.
– Adamlar Avrupa yüzü görmüş, kapitalist sistemin sorunlarını çözmüş. Arabayı yanlış yere mi park ettiniz? Hemen gelip plakanızı söküyorlar. Az paraya bir ay sonra, çok paraya gününde teslimat var.
Taksiler pahalı. 15 dakikalık yolculuk için cüzdandan 30 Euro çıkıyor. Bahşişi içinde.
– Pazartesi ve Çarşambaları Selanik dükkanları 3’ten sonra kapalı. Eczane arıyosanız genelde sizi kapıda elektronik haritalar bekliyor. En yakındaki açık olanı göstermek amacıyla.
– Canınız hamburger mi çekti. Mc Donald’s değil, Yunanlar’ın tercihi Goody’s. Hem daha ucuz, hem de çevre dostu. Kristal gibi.Yunan kardeşi.
– Bu en sevdiğim bölüm: barlarda kuruyemiş, cips, zeytin ezmesi ve ekmek, kraker… Atıştırmalıklar masanızdan eksik olmuyor.
– Biranın içine vodka ya da viski koyup kafaya dikmek racon gereği. İçkinin adı Submarine. Deniz altı gibi. Minik bardağın kocaman içindeki görünüşünden mi yoksa sabah hissettiğiniz ruh halinden mi henüz çözemedim.
– Özellikle büyük barların üzerinde denize nazır bir evde yaşayıp sıfır kira ödemek mümkün. Çoğunlukla mekan sahipleri sesten rahatsız olmamanız için size rüşvet veriyor.
– Yunan birası: Mytos. Hafiften Tuborg gibi.
– Yunanlar öyle pek kahvaltı meraklısı değil, ille de bişey yenecekse börekas, mısır gevreği, simit-feta tercihleri. Yine de sabah kahvesiyle sokakta yürüyen, ya da omlet tabağı önünde gazetesini okuyanlara pek rastlamayacaksınız. Siz de canım, şehre uyun, sabahı geçiştirip, öğlen şarabınızı doldurun.
Reçina. Üzümden yapılan bir tür içki. Kolayla çoğunlukla taverna masalarında tüketiliyor. Şişesi yeşil. Karışmasın.
– En sosyetik yerlere gittim. Kokteyle 7 Euro’dan fazla para isteyeni görmedim. Bira da 3 Euro sınırında takılıyor.
– Kırmızı ışıkta beklerken önünüzde yakışıklı bir oğlan top çevirmeye başlayabilir. Cimrilik etmeyin de bir iki Euro verin.

s2

Selanik’te nerde ne var?
Selanik’teki herşey limandan başlayıp, Beyaz Kule’ye devam eden, oradan da Aretsou kıyılarında sonlanan yolda ve ona açılan ara sokaklarda olup bitiyor. İsterseniz kafanıza göre birini deneyip turist olabilir ya da kısa zamanınızı, yerlilerden öğrendiğim, gidip denediğim ve bayıldığım bir iki yerde geçirebilirsiniz. Birazdan okuyacaklarınız beğeni sıram değil. Notlarımdan toplamalar.

Yamas. Öğle vakti. Nikis’desiniz. Sahildeki büyük Cadde. Ortalarına doğru bir köşede karşınıza çıkacak Yamas. Önce üst katındaki terasına oturup midye, karides, keçi peyniri salatası siparişini verin. Bir şişe de beyaz şarap. Saat 3. Sonra da aşağıdaki şarap dükkanına inip muhteşem Yunan bağ bozumlarından birini seçin. Kitaplar, tadım, işini bilen eleman da yanında.

Limani, Kiss Fish, Dogs d’Amour. Sex Shop isimleri değil. Liman’ın hemen yanında yanyana duran üç bar. Axiou ve Averof köşesinde. Kiss Fish’te mojito, Dogs’da jagermaister, Limani de submarine.

Zythos. Bira Mekanı. En büyük meydan Aristoteleus’un hemen orda. Turistler değil, yerli halk takılıyor. Sosis patates mecburi hizmet.

Selanik’tesiniz. Elbette bir tavernaya gideceksiniz. Athonos Meydanı‘nda sağdaki sokaktan girdiniz. Buraya gelin diye bağıran kalbalığı geçtiniz. Sağda biraz geride. Mavi tenteli dükkanın kapısından girdiniz. Gerçek müzik, esas yemek orada.

Kalamaria mahallesi zenginlerin semti. Sokaklarda dolaşıp evlere bakayım dedim, 1918 tanesinde yaşamak istedikten sonra pişmanlık içinde sahile döndüm. Siz aynı hataya düşmeyin, onun yerine barlardan beğendiğiniz birine girip, içkileri ısmarlayın. Birinci gün. İkinci ve üçüncüde benim lafımı dinleyin Shark‘a ve Omilos‘a takılın. Özelikle Omilos bir gurme olay. Dördüncü gün istikamet belli. Remvi. Havasına, manzarasına, içindeki ağaçlara tavlandım.

Lounge müzik, hafif Nu jazz, biraz da şehir barı arayışındaysanız, ki ben aramadan bile beğendim, olayın adı Haven, 20-40 yaşları arasındaki bütün Selanik’liler buraya haftada bir de olsa uğruyor. Aperitif almaya, olmadı iş konuşmaya.

Biraz aralarda derelerde, çok kolay bulunmayacak bölgelerde bir başka bar daha var. Bueno. Mimi isimli barmenin çalıştığı geceleri tercih edin. Pinguine kendi tasarımı kokteyl. Sarhoş olmak isteyenlere. Bir de ertesi gün baş ağrısı istemeyen kızlara bisküvili seçenek var. Malzemeleri içinde çilekli dondurma ve vodka olduğu hissine kapıldım.

Panellinios. Modern Taverna. Böyle adlandırmışlar. Sucuki, chicken, Caciki, salatas. Bırakın masanız donansın.

Eğer alışveriş yapıcam başka yolu yok diyorsanız Ermou (en pahalı mağazalar) Tsimiski (biraz ondan biraz bundan) Caddeleri taksinize söylenecek adresler. Yorulmayın, ara sokaklara ve küçük dükkanlara girin. Bu şehirde her an yaşayan bir hayat var.

s3
Ek bilgi
Sakın ha ucuz olduğuna kanıp Metro otobüsleriyle yolculuk yapmayın. Birincisi her iki giriş kapısında da ‘er saat bekleme mecburiyetiniz var, Çantaları aranıyor, pasaportlar damgalanıyor. Özellikle Yunan girişinde bu aktivite köpekler, müstakil arabalar, polisler derken 2 saati bulabiliyor. İkincisi her girdiğiniz şehirde yolcu alıp bindirmekten 7 saatlik yolculuk oluyor size 11 saat. Ya paranıza kıyın, eylülde başlayacak direk uçuşlardan yer ayırtın, ya da toplayın işte üç dört kişi, atlayın arabaya, yola koyulun.

Kategoriler

TAKVİM

April 2017
M T W T F S S
« Dec    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]