Home » Roma » Recent Articles:

Hipstırlar Pigneto’da

September 19, 2011 Roma No Comments

Yeni bir şehre gidip de, graffitiler nerede, Berlin’in Neuköln’ü, Paris’in Belleville’i, New York’un Williamsburg ‘ü varsa Roma’nn neresi sanatçıların, reklamcıların, alternatif hayat peşinden gidenlerin, bu kadar güzellik bana fazla diyen insanların mahallesidir bulmadan olmaz diyince, Pigneto’yu önerdiler. Baktık. Doğruymuş. Hippi pantalonlarıyla gezen oğlanlar, … Continue Reading

Roma’nın mottosu: hayır

September 18, 2011 Roma No Comments

Bir gün içerisinde sırasıyla başıma şunlar geldi:
– İki şat kahveye 5 Euro uzatınca adam bozuğun yok mu diyerek azarladı.
– Tramvay şöförü bilet alabilir miyim sorusuna hayır buradan alamazsın dedikten sonra kapıları suratıma kapadı.
– Metro istasyonunda ne yönden çıkmak istediğimi bulamayınca bilet gişesine yöneldim, camda No Information (bilgi verilmez) yazmaktaydı.
– Pazarın fotoğrafı içerisine giren adam makinemi lanetler okudu, oturduğu yerden kalktı.
– Lokanta’da biraz yanına salatalık isteyince garson sarkastik gülümsemesiyle mekanı terk etti.
– Olayın özeti: Kimse yardım etmek için can atmıyor, her koyun kendi bacağından asılır, kendi işini kendin gör.

Pardon, şuraya nasıl gidebilirim?

September 17, 2011 Roma No Comments

Sabah Roma’da 9 km mesafe yolu yürümek yerine, şu ulaşım şekillerinden birini tercih edebilirsiniz.
A. Otobüs: Şehrin her yerinde otobüs durakları göreceksiniz ama asla o otobüslerin istikametini bilemeyeceksiniz. Çünkü yine başıma bela  başka turist edasıyla yüzünüze bakan otobüs şöförü bilet içeriden alınıyor mu sorunuza hayır diyerek söze başlayacak, nereden alındığı konusunda da büyük bir muaammayla sizi yapayalnız bırakacaktır. Neymiş: Otobüs nereye gidiyor bilmiyorsan binme, en iyisi Termini’de İngilizce konuşmasa da gittiğin yeri haritada görüp de geçerli adresi söyleyecek enformasyon bürosuna başvur. Otobüsler de bedava sanıp atlama öyle. Bileti lazım bu işin.
B. Metro: Kendinizi Paris ya da New York’ta sanıp metroyla cırt diye giderim ben diyebilirsiniz ama o da olmadı. … Continue Reading

(Roma’da) siesta öncesi / sonrası

September 16, 2011 Roma No Comments

Bir Romalı’nın hayatı iki bölüm halinde diziye çekilebilir. Sabahın erken saatlerinde, genellikle 07:00’de mahalle kahvesinin kontuarında alınan tek atımlık espressoyla başlar. İş, espresso, iş, espresso şeklinde öğleye kadar süreklilik gösterir. 12:00’den öğleden sonra 15:00’e kadar geçen saatler siesta ismiyle bilinen dinlenme zamanıdır. Bu sırada Roma sokaklarındaki Vespa … Continue Reading

(Roma’da) Meydanlara çıkar sokaklar

September 15, 2011 Roma No Comments

Karanlık bir sokaktan geçtim. Dar, yukarıya doğru uzadıkça duvarları içine kapanan, bombalardan, güneşten, hatta havadan bile kaçınmak istercesine ıssızlaşan.. On metre, belki on iki metrelik bir yol. Adımlarımın sesini başkasınınki sanarak korkuyla ilerledim.

Üç saniye sonra havadar, ortasında bir çeşmenin her şeyi temizlercesine aktığı meydandayım. Gündüz. Henüz pazar kurulu. Meyve-sebze satıcıları bağırmadan işlerini yapıyor, sağdaki kısa paçalı turist az önce aldığı üzümleri yıkamak için 24 saat akan çeşmelerden birine uzanıyor, masamızın ortasına kurulmuş 45 cm’lik pizzanın kokusu gelen geçenin dikkatini çekiyor.

Bütün bir gün, her an önümden köpekli, kasklı, renkli pantalonlı adamların geçtiği Campo de Fiori meydanında … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

May 2017
M T W T F S S
« Dec    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]