Home » cafe » Recent Articles:

#dirençimen

July 2, 2013 cafe, ŞEHİR No Comments

“Şimdi lütfen kemerlerinizi bağlayın, koltuklarınızı dik duruma getirin” anonsundan sonra alçalıyor uçak. Pencereden dışarıyı izliyorum. Puslu hava, nemden görünmeyen denizin mavisi ve her yerde bina. “Şu uzaklarda görünen yeşil tepe neresi?” diye hostese soruyorum, ilgisini çekip öğrenmiş olacağını düşünerek,.. O bilmiyor ama yanımdaki beyefendi kitabından başını kaldırıp “Mezarlık” diyor, manidar manidar. Bir tek orayı beton yığınına döndürememişiz. Başarı hikayesi olarak Zaytung’a haber olacak tatta.

İstanbul’la, bu aralara aşktan yana kayan ilişkimde, ezelden beri en önemli madde: 20 milyona yaklaşan, kendi çapında değil, Avrupa standartlarında bir ülke kategorisinde sayılabilecek nüfusu içine alacak park olmaması. O yüzden Gezi Parkı’nda bina istemiyoruz diyen milyonların içinde yer almam, o yüzden rant, AVM, kışla tartışmasının orta yerinde “nefes almak istiyoruz” ideallerinden vazgeçmeyenlerden yana oyumu kullanmam. … Continue Reading

Hadi bana geçmiş olsun

January 30, 2010 cafe No Comments

Hastanelerden, kokusundan, bekleme odasından, doktorların elinde kağıtlarla içeri girdiği dakikadan, ya? endişesinden, anestezi kafasından. Nefret ediyorum. Onun için dişçimi çok sevsem de randevuları ertelerim, bir sorun yokken jinekoloğa gitmem, gözlük almak isterken optisyen ismi sormam.

Sesim gitti. Söyleyeceklerim o kadar bitmiş ki, gırtlağımdaki teller de kendilerine eşlik etti. Konuşmayı bıraktılar. Haftalardır anlatmaya çalıştıklarım, kendilerine sükunete terk eyledi. Bundan sonra sana ne yazsam boş. Bazen google’da tanıları yazıp da arama tuşuna basınca karşınıza çıkan kelimeler çok korkutucu. … Continue Reading

Sepet salla, ben sığarım

January 9, 2010 cafe, dükkan, İLİŞKİ No Comments

On gün önce hadi hoşçakal İstanbul’da konuşuruz diyerek ayrılmıştık. Uzaklık bitti. Yakınındayım.

Evinin önünden geçtim bugün. Yukarı baktım. O sırada aşağı bakarsan, ya da top sektirirken camdan uçarsa eğilir beni görürsün diye düşündüm. Güldüm. Kahkahalarla. Kendi şapşallığıma. Yürümeye devam ettim. Galata’nın topuklarımı mahfeden sokaklarında.

Building‘de oturup bruschetta ısmarladım. Önümde bilgisayar. Online oldun o sırada. Pencereyi araladım. Dört kelime yazdım. Durdum. Sildim. Yazdım. Sildim. Baktım. Durdum. Telefon çaldı. … Continue Reading

Seks, şehir & ben

December 14, 2009 cafe, İLİŞKİ, Tv No Comments

charlotte_7

Carrie. Şehir hayatını sevdiğim, edepsiz kelimeler kullandığım, kadın erkek ilişkilerini yazılarıma bahane ettiğim için çok sıklıkla duyduğum takma isim. Anlamayanlar için tam adını vereyim: Carrie Bradshaw. Sex & The City dizisinin ayda üç bin dolar kazanan köşe yazarı. Otel barlarında, kahve köşelerinde, pencerenin önünde bilgisayarla görünmemiz dışında hiçbir ortak noktam olmayan kadın. Aslında yalan. Ben de spor yapmıyorum, acınılası hallere düşüyorum, sinir krizleri geçiriyorum, kamp hayatına uyum sağlayamıyorum, araba kullanmıyorum. Ve bütün travmalarına rağmen yaşadığım şehirle nefret-sevgi ilişkimden vazgeçemiyorum. … Continue Reading

Yalnızlığın ikinci keşfi

December 8, 2009 cafe, yemek No Comments

eggs

Boğaziçi Elektrik’ten ödenmedi keseriz ihbarı gelmiş. Kalktım Talimhane’ye gittim. Meğer bankam hesaptan masrafı düşmemiş. Verdim 45 TL’yi, aldım dekontu. Çıktım. 09:15.

Tuvalet kağıdı, deterjan, Yumoş, Palmolive, Colgate, deodorant, Nivea, kağıt havlu. Sepete doldurdum. Hazır marketteyken kuruyemiş, ekmek, beyaz peynir, hardal, limon, domates duyu, salça, Nutella ihtiyaçlarımı da giderdim. Elimde dört paket eve yollandım. Anahtarı önceden çıkarmayı akıl etmemiş olduğumdan kapıda vakit harcadım. Asansör de elbette bozulacak günü bulmuş. Altı kat. 10:42.

İnternet bağlantısı yok oldu. Durup dururken. Ödenmemiş faturalar, gecikmiş borçlar var mı diye bilgisayar’dan bakiyim dedim. Refleks işte. Mecburen iPhone’a yüklendim. Yanıt almak vakit alınca, kahveye çıkma kararı verdim. 13:14. … Continue Reading

İlişki sorgulama

December 1, 2009 cafe, İLİŞKİ No Comments

kitchen

1.
Alo? İlişki aramıştım ben ama yanlış oldu sanırım.

2.
Merhaba. İlişki evde mi acaba? Yok mu? Nereye çıktı? Anladım. Melis’le demek. Peki teşekkürler ben sonra yine ararım.

3.
Şu anda aradığım ilişkiye ulaşılamıyormuş. Bip sesinden sonra mesajımı bırakıyorum. İlişki. Aylardır telefonlarıma cevap vermiyosun. Başına bişiy mi geldi? Berlin’e mi gittin noldun? Arasan da en azından yaşadığını bilsek. … Continue Reading

Ben yalnızım

November 29, 2009 cafe No Comments

kahve

Kahve Dünyası’ndayım. Kapıdan girdim, yirmili yaşlarında bir oğlan yanıma yaklaştı: “Hoşgeldiniz. Kaç kişi olacaksınız?”. “Ben” dedim, “yalnızım. İnternetiniz var mı?” Çocuk şaşkınlıkla karışık küçümsemeyle bakıp, arkadaki masalardan birini işaret etti. Bomboş mekanda. “Yok” dedim. “Şu cam kenarındakilerden birini tercih edeceğim.” … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

July 2017
M T W T F S S
« Jun    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]