Aksaklıklar kaideyi bozmaz

June 4, 2009 ŞEHİR No Comments

picture-6

Bir ilişki aldatmayla bitmez, kendini aldattığını anlamayla biter. Birbirine söylenen binlerce güzel lafın; iki yıl sonrası için alınan nikah tarihinin; on beş kere barışıp on dokuz kez küsmenin; köpeğinizin tuvaletini nereye yapacağını öğrenmesinin; bir örnek t-shirtlerinizle gidilen tatillerin; yüzyıllardır anlaşamayan oğlak-koç ilişkisinin büyük aşka dönüşebileceğini kanıtlamanızın; anneninizin eve giderek daha az ayak basmasının; ortak telesekreter mesajınızın; kara kaplı defterdeki kadın isimlerinin teker teker silinmesinin, sonunda kol düğmeleriniz için yedi farklı kutu bulunmasının ardından nasıl olur da bir ilişki gerçekten biter?

Bu noktada kadın adamın kendine artık süprizler yapmaması, bir gün elinde çiçekle kapıyı çalmaması ve yan masada oturmakta olan mini etekli kıza vampir gibi bakmasını öne sürecek; adamsa kadının kırk beş dakika süren makyaj seanslarını, http://www.soniarykiel.com’la olan obsesif ilişkisini, en mahrem sırlarını anlattığı kız arkadaşlarını, talepkar ruhunu bahene edecektir.

Şimdi oturup soyadlarını bilmediğiniz için 11811’den bulamayacağınız onca kadına mı yanacaksınız, kuru temizleyiciye vereceğiniz kucak dolusu paraya mı?

İleri derecede arkadaşız

June 4, 2009 ŞEHİR 1 Comment

mis1
İlişki, kadınların sözlüğünde pek çok anlama gelebiliyorken (iş ilişkisi, arkadaşlık ilişkisi, akraba ilişkisi, kanka, abi, kardeş ilişkisi…) erkekler neden ilişki dendiğinde en yakın acil çıkış kapısına yönelir? “İlişkimiz seni mutlu ediyor mu?” sorusu karşısında garsona sipariş vermek için hareketlenmelere başlayan, bilgisayarın aylardır haber verdiği update’leri tamamlaması gereken, ayakkabılarını boyama vaktinin geldiğine karar veren erkek sayısı, kutuplardaki penguenlerden daha fazla.

İş toplantılarında, maçlarda, penaltı kabul edilmeyen o son poziyon hakkında saatlerce polemik yapabilen erkek ırkının, ilişkiler söz konusu olduğunda konuyu 180 derecelik dik açıyla karşı yöne çekme hızına hayran kalmamak elde değil. Bu yüzden erkekleri tavşan hızına ulaştırmayan yeni bir kelime aramalarımız başladı.

Karlı arkadaşlık: Aslında arkadaşımsın ama arada bir bana gelip kalmalısın. Modumuza bakarız. Tv olmazsa, film, o da sarmazsa müzik falan dinleriz. Biraz şarap, tahtanın üstünde peynir, taze de ekmek varsa neşemiz yerinde. Ama sekizde kalkmam gerek, sana da uygun olur mu?

Sevişsek de arkadaşız: Yani aslında asıl amacım ağlarken yanında durmak değil, mutlu günlerinde seni yatağa atmak. Bu yüzden, karanlık bastırdıktan sonra gel. Diş fırçanı getirme, taksinin numarası buzdolabının üstünde.

Çok bacaklı arkadaşlık: Maça da gideriz, düğüne de. İşkembe de içeriz, şampanyada. Senle istersen aya, istemezsen alışverişe gelirim ama nolur bana ilişki deme. Üzerime yük bindirme.

Erkek gibi arkadaşlık: Gel şurda bira içiyim, biraz da kızlara göz gezdirelim. http://www.missoni.com/ ‘dan aldığım son ceketi giyeyim. Canımız sıkılırsa yeni tiplerle tanışalım, olmadı gece bir iki shot atalım.

Artık yetti arkadaşlık: Bak aylardır takılıyoruz. Bir elini tutamadım. Hadi gevşe rahatla, yarını, temmuzu düşünme. Kendimizi bırakalım şu aşkın denizine. Boğulmadan çıkarsak da pek şahane.

Ahtapot üstü gözyaşı çorbası

June 4, 2009 ŞEHİR No Comments

mathew

Çok fazla yolu yok. Manikür pedikür; mutfak raflarını yeniden düzenlemek; televizyonda yayınlanan “The Bachelor”, “So You Think You Can Dance”, “Aşk-ı Memnu” programlarına takılmak; dedikodu dergilerine göz atmak; son günlerde olan bitenleri yedi kız, üç erkek arkadaşla konuşmak, fikirlerini sormak ama söyleyeceklerini umursamamak; iki zeytinli martini; dumanı tüten bir green tea; “High Fidelity”, “He is Just Not That Into You” filmlerinden biri; lise dönemi günlükleri; kanepede battaniye ve kumandaya eşlik eden iki çikolata paketi; hamburger ve patates ikilisi; gül, manolya, papatya çiçeklerinden herhangi biri, cep telefonu. Bunaltı halinden çıkmam için bunlardan birini ya da birkaçını 24 saat içinde yapmak yeterli oluyor. Kabul. Durumu değiştirmiyor ama birkaç gün için hayatımdan uzaklaştırabiliyor.

Ayrılık, işten kovulma, sevgiliyle kavga gibi çaresiz durumlar içinse reçetemiz şu şekilde: öfkeyi içinden atmak için sekiz derin nefes; spam’ler için ayrılan mail’den kişisel hesaba yollanan “senden nefret ediyorum” yazıları; çikolatalı kek; facebook’tan durum bildirimi; evin, arabanın, yazlığın anahtarlarını saklayan bir kutu; sağlam banka hesabı, limiti yüksek kredi kartı; iki battaniye, biri kokmaya başladığında diğerinin devreye girmesi için; dergi stoğu; bakkal numarası; http://www.andreasmurkudis.net/ sitesi; mutlu zaman fotoğrafları ve bir büyük makas; zaman tüneli; annenin öğütleri; amnesia hapı; youtube videoları; tavuk çorbası; domates çorbası; mercimek çorbası, yeni sevgili.

Kategoriler

TAKVİM

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]