Gündüz açan yıldızlar

June 6, 2009 ŞEHİR No Comments

picture-9

Bugünü seviyorum. Ve zaman kaybetmeden nedenlerini sıralıyorum…

Çünkü güneşli bir cumartesi. Ben kendime söz vermiş olduğum gibi dün akşamı fütursuzca para harcayarak geçirmedim. Onun yerine evimde oturdum, alkolle öldürdüğüm beyin hücrelerimi bilgi desteğiyle yeniledim. İki çöp çattım, bir ah aldım.

Çünkü Galata sokaklarında dolaştım. Rüzgar arkamdan beni itti. Ananas satıcıları ve portakal sucularına gülümsedim. Doğan Apartmanı’na açılan yolda Lunapark dükkanıyla tanıştım. Vitrinden gördüğüm kadarıyla muhteşem sticker’lar var. Duvarlarıma tablolar yerine yazılar kaplama niyetindeyim.

Çünkü dedikodu yaptım. Galata’dan Tünel’e çıkan yolda, Tünel’den House Cafe’ye giden geçitte, House Cafe’de vanilyalı mozaik pasta ve buzlu su eşliğinde. Ferran Adrian ve Marc Jabos hakkında henüz basına sızmamış haberler aldım.

Çünkü kızlarla takıldım. Kimler evleniyor, kimler boşanıyor, kimler Paris’te http://www.lanvin.com/‘dan giyiniyor, kimler çocuğuna isim bulamıyor. Hepsini, herşeyi zimmetime aldım. İlgilenenler için fon oluşturuyorum.

Sekize kadar moda

June 6, 2009 ŞEHİR No Comments

picture-6

Her Cumartesi olmaz. Bunu iyi değerlendirin. Lost, Heroes, Aşk-ı Memnu dizileri kapansın. Dolaptan elbise kapılsın. Rahat olsun fazla sıkmasın. Telefon, cüzdan, anahtar toparlandıktan sonra Galata’ya yola çıkılsın. Kırmızı ışıkta durulsun, camlar tam gaz açılsın. Modanın merkezine on dakikada varılsın.

Utanç içerisindeyim. Ne kadar yeni tasarımcı türemiş, ben Akaretler’e takılmadığım için bilememişim. Simay Bülbül, Özgür Masur, Bahar Korçan, Hakan Yıldırım klasiklerinin yanında Aslı Güler, Özlem Ahıakın, Ayşe Brav gibi isimler, kendisiyle tanışmanızı şiddetle tavsiye ettiğim Zeynep Tosun gibi deliler, ortadaki sepette kayısılar erikler. Pazar alanı pek şahane.

http://www.aidapekin.com standında balıktan küpeler 125 TL, Hezarfenli iğneler kaçırılmayacak kadar güzel. Melis Arslan’ın dantel üzerine bronz dökme yaptığı yüzükler modern sanat eseri. TuğçeCebe’nin taçları düğüne götürülecek frapanlıkta. Simay Bülbül’de bir sarı blüz var ki kırmızı ayakkabılara pek uyar. Hakkan’daki modellerin biri için on pantalon vermeye değer.

Asıl ilgimi çeken, girişin solundaki http://46designstudio.com çantaları. Küçük, işlevsel, sıradışı. Ama evden çıkarken karar verdiğim gibi, bugün sadece gözlemciyim. Alışveriş yasaklı.

Hafif Meşrep Cuma gecesi

June 6, 2009 ŞEHİR No Comments

yegin

Sınırlı parayla yaşama aktivitem dün gece itibariyle başladı. Salata, tavuk, fırında patates spesiyalleri beş arkadaşla tüketildi. Kimse görmeyecek de olsa, saat 7’de makyajın rötuşları bitirilmişti. Angora ve bira eşliğindeki yemeğimiz neşe içinde geçti. NTV’de yayınlanan “Yuva” belgeseli izlendi. Biraz günlük dertler, üstüne kaybolan uçağın akıbeti konuşuldu. “Akşam nereye çıksak” “akşam bir yere çıksak mı” “Aydın’la Nihan geliyormuş” “Şef bize gelsene” planları sırasıyla gerçekleştirildi. Les Ottomans’da Alonso’ nun da davetli olduğu Formula 1 partisi ekildi. Vivident’in gece kuşları için tasarladığı, her seferinde cep telefonu sanmama neden olan sakız bile partimize katıldı. On kişi, bir şişe tekila, menüye eklenen Bacardi, üç beş shot viski, Polonya’dan ithal Grasovka bir araya gelince yaşanması muhtemel bütün eğlenceler gerçekleştirildi.  Tabii o sırada sabah beynimize yerleşecek baş ağrısı pek düşünülmemişti. Cumartesi gününe yorgun başlamak hepimizin kaderi.

Ama ben pes etmem. Ağrı sızı dinlemem. Dokuzda kalkarım, işimin başına otururum. İki kelimeyi üç dakikada, bir cümleyi yedi saniyede yazarım. Bir şişe suyun yanına peynirli omlet, bardakta eriyen Alka Seltzer. Mucize çözümüm bu. Şu anda kimilerinizi “ama onu gece almalıydın derken” duyuyorum. Önemi  yok. Gündüz gözüyle de pek bir güzel oluyor. Tek sorun televizyondan gelen “Kalbinde bana yer yoksa şekerim, önemli değil ben ayakta da giderim” esprisi.

Toparlanma aşamasında az sonra üçüncü kez gideceğim GalataModa’da yer alan http://www.yeginim.com/‘un muhteşem çizimleri, “dün gece naptık biz” standart telefonları, açık cam, kapakları bulunamayan şişeler, soğuk bir duş, biraz da allık var. Şimdi güneşin de yardımıyla yaşamaya dönebilirim.

Kategoriler

TAKVİM

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]