Davetsiz misafir

June 12, 2009 müzik No Comments

fish

Yok artık. Teşvikiye Cafe’nin önünde iki masa, her birinde üçer adam, bol tereyağı döktükleri İskender’lerine yumulmuşlar. Bu sıcakta! Benim aklımda dondurma ve buzlu kahve hayalleri, adamların çatalında dönerin şapur şupur yağları. Kesinlikle ayrı dünyaların insanlarıyız. Önlerinden “kötü kolestrol kaç acaba?” sorularıyla geçip gidiyorum.

İlk köşeden sola. Ece Sükan’ın dükkanı her zamanki gibi kapalı. Kapı komşusu 02’de satenden sarı elbiseler, penyeden çizgili döküntüler, daha yeni H&M’de gördüğüm portföyler. Acayip hoşuma gitti. New York’ta getirdikleri malların bedeli İstanbul’da 220 TL. Nişantaşı standartlarına uygun, ederinin üç dört kat üzerinde. Orayı da terk ettim, Hint prensiyle evlenince uğrarım diye aklımdan geçirdim.

Bahar sezonu bitti indirimler başladı. Alexander McQueen %50; Marks&Spencer %50, kapı önünde müzikli, mısırlı parti. Miss Sixty %30, dört sezon önceden kalma ayakkabılarda %50. Şu iki hafta önce deneyip de 400 lira istedikleri elbise 217 TL. Kredi kartımı azat etmekle, acilen kaçmak arasında sıkışıp kaldım. İmdat beni bu ikilemden kurtarın!

Yaşasın FG sesimi duydu. 14 Haziran Pazar akşamı http://www.otto-restaurant.com‘daki Fischerspooner konserini telefonuma haber geçti. İki yıl önce davetlisiniz diye biten mesajlar, artık 0212 2835050 diye noktalanmakta. Nerde o eski günler, bedava içkiler.

Ateşim çıktı, indirsene

June 12, 2009 ŞEHİR No Comments

bik

Sabahtan beri sekizinci duşum. Bana mısın demiyor. Üstelik daha Haziran ayının ilk günlerini yaşamaktayız. Bunun daha Temmuz, Ağustos, Eylül başı var. Küresel iklim değişikliğini de pakete ekledik mi sanırım ekim ortasına kadar klimalı ortamlardan, ceryan bölgelerinden ve buzdolabının yanından ayrılamayacağız.
Sıcaklarda son çarem bardağa koyduğum dokuz buz. Erimelerine kadar geçen on dakika içerisinde eklem bölgelerime soğuk veriyorum. Püfür püfür. Ama tabii ki bu yöntem ilk yardım çalışması olmaktan öteye gidemiyor. Sıcakların tek çözümü denize gitmek. Alaçatı, Çeşme ve Yunan adaları. Benim hayallerim bunlar. Siz isterseniz Cancun, Kuşadası, Marmaris ya da İbiza’da ikamet edebilirsiniz.

İnternetin gelişmiş teknolojisini kullanarak biletlere göz atıyorum, elbette 500 TL sınırlarında turlamaktayız. THY’den vazgeçip, düşüp duran Atlas ya da Sabiha Gökçen aşığı Pegasus’a geçersem biraz daha verimli sonuçlar alınmakta. Temmuz ortası için geçici rezervasyon yaptırıyorum, fiyatlar dört katına fırlamadan önce. Sonra da geçen sezondan elimde kalan bikinilere göz atmak için dolabı açıyorum.

Felaket! İkisi zaten güneşin gazabına uğradığı için solup gitmiş. Birinin modası dokuz yıl önce geçmiş, diğeri de pembe. Durum düşündüğümden de kötü. Eğer elimi çabuk tutup, gerekli siparişleri verebilirsem, yaz ayını kumsallar kraliçesi olarak geçirebilirim. Neyse ki sihirli iksirin nerede olduğunu biliyorum da bu noktada fazla telaş duymadan çözüme ulaşıyorum. Zor durumda kalanlar için de sırrımı açıklıyorum. http://www.forever21.com/. Tek şartım Breezy Bandeau, Neon Fun Trim Monokini, Pyramid Stud, White Ruffle Trim modellerini sipariş etmemeniz.

Kleopatra'nın altın sandaletleri

June 12, 2009 ŞEHİR No Comments

michael

Son on beş dakikadır bakkaldan gelecek şekeri bekliyorum. Bazen ne kadar küçük dertler günün akışını değiştiriyor. Eğer zil on dakika önce çalmış olsaydı, şu anda çayımı içerek ilk maillerimi okuyor olacak, dünden beri beklediğim haberin gelmemesine belki de kızmayacaktım. Onun yerine facebook sayfama girip gelen mesajları kontrol edecek, on dakika sonrasındaysa güneşin çekim alanına girip, çoktan kendimi sokağa atacaktım. Hatta belki 10:40 vapuruyla karşıya geçip, Çengelköy macerama başlayabilirdim. Ama henüz şeker gelmedi, çay suyum fokurduyor ve 11:20 vapuru 12 sıcaklarına fazla yakın. Bu yüzden bütün programımı değiştirerek iki gündür olduğu gibi ayakkabı arayışlarımı sürdürme kararı alıyorum. Kanlıca’da yoğurt yerine AVM’de dükkan. “Sliding Door” etkisi. Ne kadar eğlenceli.

Neyse ki aklımda bir güzergah var. Reassürans Pasajı içinde sağda bir dükkan vardır. Zanzibar’ı geçince. La Scarpa. Dün elimde dondurma vitrininde bekleme yaptım. http://www.michaelkors.com ‘un sandalları inanılmaz şık. Ama biliyorum. Topuklu ayakkabı arayışındayım. Bu yüzden gözlerimi hemen arkadaki renk skalasına kitledim. Kalabalık raflar arasında bir iki model vardı, dondurma aşkım ağır bastı, yavaş adımlarla pasajın çıkışına doğru ilerledim. “Nasılsa” dedim “evimin dibi, yarın karnımı doyurmuşken gelirim.”

Sonunda! Kapı çaldı, heyecanla beklenen paket eve ulaştı. Dilimi yakmadan çayımı içip, yürüyerek Nişantaşı’na gitmek niyetindeyim. Orada aradığımı bulamazsam, hiç sormayın. Muhtemelen elimde elbise İstinye Park’ta tur atacağım.

k

Kategoriler

TAKVİM

Blogroll

Sorry, we're having trouble loading this Tumblr.

ARAMA

Duvar

Previous Next All

» Cevap bırakın




iliskiler

kelimeler 2

August 17, 2015

mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

kelimeler

August 16, 2015

  endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

göçebe

February 10, 2015

Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

1+1=2

January 7, 2015

Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

istanbulculuk

December 3, 2014

Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]