Çok yaşa!

June 16, 2009 dükkan, webportal 2 Comments

open

Başınız ağrır, sürekli hapşuruk tutar, ateşinizi düşürmek için de avuç avuç ilaç gider. Ama kabul edin. Hasta olmanın 5 muhteşem yanı var. Hele bir de gribiniz hafta içine denk gelmişse.

1. “Cruel Intentions 1-2-3”, “Becasue I Said So”, “Sweetest Thing”, “Forgetting Sarah Marshall”, “17 Again” gibi romantik komedi filmlerini kimse veto koymadan izleyebilirsiniz. Üstelik Torrent siz uyurken çalışır. Sabah ilk iş play tuşuna basması kalır. Paralar cüzdanda.

2. Yatakta, kanepede, yerde ne kadar kırıntı olduğunun önemi yoktur. Portakal suyunuzu içip, Tv’deki korkunç programları izlerken herkes sizi yalnız bırakır. İki açlık hissi arasındaki zamanda yerdeki tuzlara elektrik süpürgesinin sihirli değneği değmiştir. Pespayeliğiniz tolere edilir.

3. İş yok. Mail yok. Toplantı yok. Kimse size öğle yemeklerinde sevgilisiyle olan problemlerini anlatamaz, patron kafasına estiği için iki saat fazladan iş bindiremez. Ya hasta olmasaydınız? O bira içerken, siz geçen ayın raporlarını çıkarıyor olacaktınız. Bırakın yalancı hastaların omzuna binsin yük.

4. Hırkasız dolaşmak, dışarı çıkmak, yorucu işler yasak. Ama bilgisayarınız her şekle girebildiğine göre, alışveriş de yasak değil ya? https://www.openingceremony.us/ sitesine tıklanır, sümkürmekle, öksürmek arasında bir yerlerde Chloe Sevigny elbiselerine göz atılır. Nasılsa bir gün iyileşeceksiniz. Kimse sizi şişmiş suratınızla hatırlamamalı.

5. Salı akşamı saatler perşembe günü iyileşmeye ayarlanır. Cuma, Cumartesi hatta Pazar günkü etkinliklere katılımcı olunur. Uzun zamandır gözden kaçan Facebook albümlerine bakılır, gerekli yorumlar yazılır. Yurdışındaki arkadaşlar aranarak tatil planları yapılır. Bir sonraki gribe kadar program hazırlanır.

11 numara, evine dön

June 16, 2009 ŞEHİR No Comments

kris-van-assche

Çiçek her şeyin kodadı. Yani aslında cümle şöyle de olabilir. “Neden bana pırlanta yüzük almıyorsun?” “Neden Agent Provocatuer‘den güzel bir gecelik almıyorsun? “Neden bana hiç değilse Nine West indiriminden ayakkabı almıyorsun? “Hadi beni boşver. Markete kadar gidip evimiz için bir süt bile almıyorsun.” Aslına bakarsanız kadınlar “Neden bana çiçek almıyorsun? sorusuyla pek çok şeyi kolaylaştırmaktalar. Sezonu takip etmek, 10000 TL’yi gözden çıkarmak, yanlış sütü aldığınız için, çünkü o aslında %70 az yağ oranlıyı istemişti, cezalandırılmaktan kurtuluyorsunuz. Gül mü papatya mı? Sevdiği kokuyu bilin yeter.

Size de hak veriyorum. Kadınları anlamak asla mümkün değil. Sabah uyanıp da cumartesi işe gitmeniz gerektiğini söyleseniz surat asarlar, üç cumartesi sonrasında ilk kez evde kalıp birde uyanmak isteseniz yine surat asarlar. Onun dizi keyfini bölmemek için komşuya maçı izlemeye gitseniz duyarsız olursunuz, yanında kalıp reklam aralarında skora bakmak isteseniz bağımlı. Hoşluk olsun diye sinemaya bilet ayırtmış olsanız düşüncesiz, cuma günü yemek ritüelini, Paris tatiliyle değiştirseniz fevri. Kadın ırkını memnun eden formül hala keşfedilemedi.

Ben iş edindim, çeşitli arkadaşlarıma A mı B mi? gibi direk sorular sorarak haysiyetinizi kurtarmak niyetindeyim. İlki şu oldu: Seni bir kadınla mı aldatsın, playstation’la mı. 10 kadın arasında eşitlik sağlandı. İkinci soru biraz daha özel. Kot pantalon mu giysin kumaş mı? Burada yanıtlar kottan yana. Gelelim üçüncü soruya. Evde çıplak mı dolaşsın http://www.krisvanassche.com takımlarıyla mı? Üçüncü sorunun cevabı çok net. Üzgünüm sizi yeterince çıplak görmüşler.

Dünyadan on-time haberler

June 16, 2009 webportal No Comments

picture-17

Her gün BBC, Times, Le Monde neler yazmış diye yakınen takip edip, Türk gazetelerini mecburen açıyorum sanki. Biri gelip Diyarbakır’da olanlar hakkındaki fikrimi sorsa haberim olmayacak ama NBA maçlarını saniyesi saniyesine takip edebilirim. Benim ayıbım. Biraz da gazetelerin fan kitlesi yaratamamış olmasının. Hürriyet’in sitesine bakıyorum, yarım yamalak başlıklar, kışkırtıcı spotlar. NTV’den izliyim diyorum, bu sefer detaylarda geriden geliyorum. Milliyet, Vatan, Posta, Star. Aman hiç benim kalemim değil. İtiraf ediyorum Zaman bile beni tipiyle cezbediyor.

Yabancı tutkumun bir nedeni var. Taraflı gazetecilik istemiyorum. Biri bana herşeyi durum olarak bildirse, konu hakkındaki fikirleri de akılıma lütfetse. Tek ricam bu. Anlaşılır başlık, kısa spot, 5N 1K sorusunu yanıtlayacak haberler. “Sabahları online siteler arasında gezindiğimde tatmin olmuyorum.” Hepinizden bunu duyuyorum. Ama ben hayatımdan memnunum çünkü çözümü buldum.  http://monomundo.com/.

Gazete her gün güncellenmekte dünya ve Türkiye hakkında kısaca bilgi vermekte. Taraf yok. Henüz hedeflenen projenin onda biri yapılmış değil. TV, radyo bölümünde yayında olan çok az kanal var. Next muhteşem bir kültür- sanat gazetesi. Dergilerse haftalık olarak güncellenmekte. Ev, moda, ekolojik yaşam, röportaj, elektronik müzik, indie müzik, pop müzik, kadın… İlgi alanınız neyse ona uygun. Browser açılış sayfası sorduğunda, yeni cevabınız hazır.

Kategoriler

TAKVİM

Blogroll

Sorry, we're having trouble loading this Tumblr.

ARAMA

Duvar

Previous Next All

» Cevap bırakın




iliskiler

kelimeler 2

August 17, 2015

mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

kelimeler

August 16, 2015

  endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

göçebe

February 10, 2015

Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

1+1=2

January 7, 2015

Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

istanbulculuk

December 3, 2014

Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]