Makas elli Afrodit

June 25, 2009 ŞEHİR No Comments

kua

Erkekler anlamıyor. Haklılar. Kadınlar neden evde yapabilecekleri ufak tefek düzenlemeler için kuaföre gider? Fön çekmek, kaş almak, manikür, pedikür, makyaj gibi işler için haftanın dört gününü mahallenin berberinde geçiren kadının derdi nedir? Anlatayım.

Seçenekler çok çeşitli. Kredi kartını sıfırlamak, can sıkıntısını gidermek, son dergileri takip etmek, ünlülerle karşılaşmak. Hiçbiri değil. Siz doğru cevabın güzel görünmek olduğuna inanmaktasınız eminim. Ama o da yanlış şık. Kadınlar kuaföre prenses gibi hissetmek için gider. İnanmayanlar için konuyu açıklıyorum.

Kapıdan içeri girdiğiniz anda biri saçınızdan, diğeri kolunuzdan, tutarak sizi köşedeki sandalyelerden birine oturtur. Burası sizin tahtınız. İki kişi fönünüz, üç hanım pedikürünüz, iki genç kız makyajınız için çalışır. Bu kısım da akşamki baloya hazırlanma aşamanız. Birileri kesim, diğerleri boya için ısrar eder. Siz asla dersiniz. Eh o da otorite alanınız. Telefon çalar açmazsınız, kahve gelir içmezsiniz. Bu da olsa olsa şımarık ruhunuz.

Sanırım şimdi durumu anladınız. Bu yüzden Bebek’teki Ebil kuaförde bulunma nedenimin sadece düğüne hazılanlanmak olduğunu söyleyemeyeceğim. Bugün tahtın sahibi benim. Akşama partiye beklerim.

Coca Rocha Oturtma

June 25, 2009 alışveriş No Comments

nana1

Bir diyeceğim var ki konuşuyorum. Yoksa dırdır yapıp kafanı şişirmek değil amacım. Dün sıcaklardan söyleniyordum. Ondan önceki gün geç kalan market siparişim yüzüden. Geçen hafta da renkleri solmuş bikinilerimi bahane edip, çamaşır makinesine, güneşe hatta denize de bağırdım. Su olana, insan değil. Bu noktada psikologlar bastırılmış duyguların açığa çıktığını söyleyecektir. Benim derdim başka.

Hiçbir şey yolunda gitmiyor. Bazısı seçimlerim yüzünden. Pantalon giyip de sokağa çıktığım için sıcak beni bitirdi. Ama dedim ya bu tercih meselesiydi. Diğerleri de çaresizlikten. Dolgum düştü. Ne yapalım yani dişçim bir haftadan önce randevu vermiyorsa? İçlerinden biri talihsiz olaylar zincirine kurban gitti. Sağ yerine sola döndüm, sola dönünce yere düştüm, yerde meğer çamur varmış. O sırada yanımdan Edward Norton geçti. Hikaye bunun gibi bir şey işte. Çok da belirgin değil.

Saatli bomba gibiyim. Her an pimimi çekebilirim. Etrafımda dolanmayın, protesto havasındayım. Bu yüzden House of Holland t-shirtlerine dadandım, Her güne bir tane, toplamda 30. Perşembenin lafı “Wham Bam Thank You Stam.” Cumanınki bugünden belli: “I’ll Show You who’s boss Kate Moss”

Gülümse, indirim başladı

June 25, 2009 ŞEHİR No Comments

picture-41

%50 indirime giren mağazaların isimlerini açıklıyorum: Benetton, Vero Moda, Sisley, Top Shop, Miss Sixty, Mudo, Deriden, Mango, Zara. Hayır tabii ki sabah delirip nerede indirim var diye bakmaya çıkmadım.  Vanilyalı latte peşindeydim. Nero, Costas kahvelerini es geçip Starbucks’a takıldım. Yeni sandviçler yapmışlar. Jambonlu ve hindili. 7.95 TL.

Zaten kredi kartımı evde bırakmıştım. Latte yolumda vitrinler dikkatimi çekti. Gerekli notları aldım. Bir de indirim mi o da ne bölümünden şaşırtmacalı sorumuz var. “hangi dükkanlar kriz döneminde bile en son fiyatları kırarlar?” Evet cevaplar doğru. Yargıcı, Diesel ve Replay. Bu alanda da henüz bir değişiklik yok. Sanırsın kendileri Louis Vuitton.

Neyse işte kahvemi aldım, bankaya baktım, Nişantaşı Market’in muhteşem dutlarına dadandım. Amerikan Hastanesi’nin önünden bir taksiye atlayıp Kuruçeşme’ye vardım. Süre 15 dakika. Köprü trafiği bütün İstanbul’u mahvetmiş durumda. Fiyat 1o TL. Ne zaman Nişantaşı- Bebek dolmuş seferleri başlayacak? Beklemedeyiz.

Kategoriler

TAKVİM

Blogroll

Sorry, we're having trouble loading this Tumblr.

ARAMA

Duvar

Previous Next All

» Cevap bırakın




iliskiler

kelimeler 2

August 17, 2015

mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

kelimeler

August 16, 2015

  endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

göçebe

February 10, 2015

Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

1+1=2

January 7, 2015

Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

istanbulculuk

December 3, 2014

Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]