Bütün sarhoşlar Michael'a

June 27, 2009 bar No Comments

larura

Nişantaşı’nda Cuma akşamı bedava Caipirinha nerede içilir? Böyle de soru olur mu demeyin. Şaşırtmacalı değil. Cevabı var. Mekan Aydın’ın evi, barmen Aydın. İçki Rom. Saat 21:00. Sekiz kişi Michael anısına bardakları tokuşturduk. Yedi kişi sigara içmek için kapı önüne indi. Beş erkek, üç kız koltuklara gömüldü, altın günündeki komşu gibi.  Sadece biri, adını da kendi isteğiyle açıklıyorum, Mr. Umut, beyaz leblebi, mısır, soyalı fıstıktan oluşan kuruyemiş kokteylimi beğenmedi. Ne yapalım bademin kilosu 40 lira.

Geriye gidelim. Evdeydik. Hakan’la NTV’ye kitlendik. NTV’de Nil Karaibrahimgil’in Jackson hatıralarını dinledik. Efes – karpuz eşliğinde. Bir yudum Moonwalk’a, diğeri Black or White’a. Sonra kafa dağıtmak için Billstore’da malları bulunan Jordi Labanda‘nın sitesini gezdik. Hayranlık 100 üstünden 90. Kalemler, şemsiyeler, elbiseler, desenler… Ardından yine Jackson haberleri, otopsi sonuçlarını bekledik. Araya tabii ki iki mail, üç telefon alıp laklak ettik. Kim kiminle nerede nasıl sorularına yanıt aradık.

Bir de geceyi bitirelim. Uzatmadan. Evden çıkıp 100 adımda Corridor’a vardık. Vakit geceyarısından hallice. Ortada kimseler yok. Bu sırada bir telefon geldi. Aslı’dan “Çukurcuma’da, Baja‘ya gel mojitolar muhteşem. Kız kıza içiyoruz, Jackson anısına” Tereddüte yer kalmadı, sihirli kelimelerden sonra. Bu haftasonu bütün kutlamalar Jackson’a!

Efemine Kazanova

June 27, 2009 ŞEHİR No Comments

raf
Bakımlı adam seviyoruz. Suç mu? Manikürünü yaptırsın, konserve sardalyayı öyle açsın. Sadece düğüne giderken değil, kahvaltıya otururken de parfüm sürsün. Kravat takmak için ille de özel gün beklemesin. Ayakkabıları boyalı, çamaşırları ütülü olsun. Başkalarından bana ne. Gözüme güzel görünsün.

Ama yok. Adamlar, neden bilinmez, yakışıklı olmak için parti bekler. Amsterdam’a giderken aylardır dolapta saklanan beyaz gömleği ütülerken buluruz kendimizi. Neymiş, önemli iş yemeği. Yoksa sevdiğinden değil. Yapmayın ya. Size inanmıyoruz.

Feminist bir söylem olacak ama: toptan riyakarsınız. Kabul edin. Tanımadığınız kadınlara en iyi kendinizi göstermeye düşkünsünüz. Jaguar yoksa anahtarı, çiçek yoksa lafı vardır. Cümleler şöyle başlar. ” Uzun zamandır sizin kadar güzel bir kadın görmedim.” Elbette aldanırız. Beğenilmek tek amacımız. Bunun için saatlerce kuaförde kalmışlığımız, bacağımızı uzun gösterecek o tek ayakkabı için yüzlerce lira vermişliğimiz, on arkadaşımıza akşam giyeceğimiz elbisenin resmini göndermişlişimiz, yine de bir on birincinin fikrine danışmışlığımız vardır. Haksızlık.

Oysa erkekler ne yapar. Kısa bir duş, iki jilet, saça hafif köpük. Sonrası basit. Raf Simons süeter, sandalet,  takım ya da pantalon yeter. İtiraf belgesi hazır. Kıskanıyoruz. Kadınlar bu kadar eziyet çekerken adamların işi neden doğru tasarımcıyı bulunca biter?

Kategoriler

TAKVİM

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]