1 kilo ette kaç gram zevk var?

June 29, 2009 kebap, restoran 5 Comments

l1050013

Zübeyir. Ya ajandaya kaydedin, ya da üç kere tekrar edin. Ezberleyene kadar. İstiklal savaşı gazisi, Beyoğlu’nun yeni delisi, kasabın arsız kedisi değil. Taksim civarındaki en iyi ocakbaşı. Garsonlar, patronlar, masalar pırıl pırıl. Girdiğiniz anda sizi kibar bir beyefendi karşılıyor. Daha önce gelip gelmediğinizin, hamili kart yakinimdir kartından olup olmadığının önemi yok. Uygun sandalyeye oturtuluyorsunuz. Soru: “Ne içersiniz?”, cevap dünden razı: “rakının yanında şalgam suyu.” Tulum peyniri ve kıtır pide ikinci aşamada tanışacağınız ürünler. Siparişe gerek yok. Sabırlı olun gelecekler.

Sonrasında devreye gavurdağı salatası, közde patlıcan, nar ekşili soğan, Van Cacığı giriyor. Şu ana kadar söylemedim, mekanın sahibi olan Zübeyir Vanlı. Yazın pek çekilmez ama kışın olay ocağın başı. Hem muhabbeti güzel, hem de duvardaki resimlere göz atmaya değer. Hepsinin hikayesi var. Zübeyir size anlatır.

İkinci duble rakı. Keyfiniz yerinde.”Bir arzunuz var mı?” diye soran garsona ince kıyım roka, ve turşu diyorsunuz. Bir dakikada ikisi yanınızda. O sırada yanınıza bir Kazı Kazancı yaklaşacak. Mutlaka bir seri kapın. 8 ödül vuracak. Çoğunlukla 50 Krş, şanslıysanız 5 TL. Ama olsun içimizde hala bir gün dünyayı gezmemize yetecek paranın piyangodan vuracağına dair umut var.

Ana yemek seansında şüphe yok. Çöp şiş, beyti, kaburga, tarak. Ortaya. Yanında sumaklı soğan, közde biber ve domates. Bir sonraki yudumda iyi dilekler sağlığa. Meyveler, çaylar, kahveler müesseseden. Adam başı 50 TL hesap sizden. Bu kadar yazdım madem, tüyo da benden. Cuma, Cumartesi sakın rezervasyon yaptırmadan gitmeyin, yabancı misafirler varsa Zübeyir’i es geçmeyin. Ne mekanı, ne adamı.

Groupie kayıtları başladı

June 29, 2009 ŞEHİR No Comments

j2

“H&M reklamlarındaki o muhteşem adam kim?” “Peki ya Tom Ford’un White Musk kokusunu tanıtan?” “Ya neyse ikisini de boşver de sen asıl Desigual kampanyasındaki yakışıklıdan bahset. Evli mi, yenir mi, rafa kaldırıp beklenir mi?”

Hepsi aynı. Melekler korusun. Jon Kortajarena Redruello. 1985 yılında doğmuş bir boğa burcu. 1.89 metre, saçlar kahverengi, gözler yeşil. Başucu kitabı Siddharta. Herman Hesse’den. Bakışlarıyla değil kadınları, odadaki vazoları bile delip geçen bir İspanyol adamı. Türklerin YKM çekimleri için keşfettiği, şimdi dünyanın dilinde dolaşan yetenekli manken. Jon işte. Jon K.

GQ dergisi onu 2007’nin en güzel adamı, Glamour 2008’in en güzel yüzü, L’Oreal 2009’un en iyi mankeni seçti, adama ödüller yetmedi, sevgililerimizi kıskandırmak için podyumda yürümeye devam etti. Hepimizin en az bir, en çok her gece rüyalarına girdi. Sokakta karşılaşacağın yok, New York’ta değilsen. Bu yüzden sahaflarda iki tur, Fashion TV’de bir öğleden sonra vakit geçirmelisin. Çayını yanına, çekirdeği çanağa. Mutlaka onu göreceksin, podyumda Tanrıcılık oynarken.

Jon’a hayatta vazgeçemeyeceği şeylerin listesini yaptırmışlar. Retiro Madrid, güneş, antika eşyalar, Hamlet, Nina Simone parçaları, Picasso tabloları, New York, haftada bir gittiği Moma Müzesi, Bilbao, tren yolculukları, W dergisi, sokak pazarları cevaplarını vermiş. Sonra da en sevdiği markaları rica etmişler: Mankenliğini yaptığı Bally, Trussardi, Etro, Giorgio Armani, H&M,Desigual, Diesel, Guess, Channel, Tom Ford demiş. Biz de üşenmeden açıp hangi dergilere sayfa olduğunu bulduk. Mayıs 2009, İspanya Marie Clair, İspanya Esquire; Mayıs 2008 Almanya GQ. Unutmadan bunlar da çerçevelenecek kapaklar: Madcity, Kasım 2008; L’Officiel Hommes, Aralık 2007; Trendsetter 2005. Rock star olsa, turundan ayrılmazdık.

monomundo‘da yayınlanmıştır…

Savunmada Jackson 5

June 29, 2009 ŞEHİR No Comments

mic

Nike ayakkabısı olmayanlar parmak kaldırsın. 1, 2, 3. Peki şimdi de Nike eşofmanı olmayanlar el kaldırsın . Ooo epeyce var. Diyelim ki 14. Son olarak sizi yoracağım. Lütfen bu noktada Nike forması olmayanlar ayağa kalksın. 30 mu? İnanamıyorum. Demek siz henüz son haberleri almadınız!

Michael bizi terk ettiğinden bu yana neredeyse dört gün geçti. Fan Club’lar ağladı, yazılar yazıldı, anılar anlatıldı, hayat hikayesi prime time’da bile birinciliği elden bırakmadı. Bunlar zaten mecburi hareketler. Ama bana sorarsanız asıl ortayı Nike yaptı, Michael adına bir milli takım forması üretti. Futbolkolikler, Jackson manyaklar ve moda ikonları aynı dükkanda buluştu. Fabrika sabah akşam talebi karşılamak için çalışıyor. Biz yine çirkin ördek gibi uzaktan gagalıyoruz.

Kategoriler

TAKVİM

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]