Haksız olsam da haklıyım

April 30, 2010 İLİŞKİ 1 Comment

İstediğim her şeyi  yaşama hakkım var. Sana ait olma hakkım var mesela başkaları beni isterken. Rüyalarımı seninle doldurup gündüz düşlerime de yüzünü koyma hakkım var. Arkadaşlarım bırak bu adamı dediğinde sıkı sıkıya bağlanma hakkım var bedenine.

Aşık olma, gelmeni bekleme, mesajlarına tebessümle cevap verme, beğeneceğin tamir setini alma, saçımı kestirme, dergide gösterip de bir kadın bunu giymeli dediğin Manolo Blahnik ayakkabıyı alma, mini eteğimle fink atma hakkım var. … Continue Reading

Aptal (ım), aptalsın (mısın?), iyi ki aptal (ız)!

April 30, 2010 Uncategorized 14 Comments

Aptal olma dediler. Daha yeni sevgilisinden ayrılmış, hatta ayrılmamış. Gitgellerde, dur kalklarda, dön dolaşlarda doksan ikinci dakika. Yakınında durma, telefonlarını açma, davet ederse gitme, hediyelerini alma. “O adamdan sana sevgili olmaz. Aptal olma.”

Dinler gibi yaptım. Üzülmesin eş dost. Tamam dedim, kaçarım. Sokağından geçmem, … Continue Reading

Haftasonu çanları çaldı

April 30, 2010 ŞEHİR No Comments

Son üç haftadır bu şehirde değilim. Haftasonu ne giyilir, nerede yenir, kiminle gezilir unutmuş olabilirim. Hızlıca bir hatırlama yapalım. Sabah kahvaltısı için Zübeyir, öğle Aztek, gece Caddebostan sahil. Yok bir dakika olmadı. Hmmm. Sabah Namlı Karaköy, öğle İstanbul Modern, akşam Balıkçı Sabahattin. Bu program, sanki, oturdu gibi. Şimdi gelelim gecenin yemek sonrası senaryolarına. Seç beğen al, sıralama sorma.

Marmara Üniversitesi Rock Günleri Objektif Konseri @ Göztepe Kampüsü 125.Yıl Amfisi, 17:30
Rock’n Dark 2010 Final @ Maslak Venue, 20:00
“3 Koridor + 1 Bahçe” / Tuğçe Şenoğul @ 6:45 Gram, 21:00
Meyhane @ Astoria, 21:00 … Continue Reading

Yol Hikayeleri

April 29, 2010 ŞEHİR No Comments

Gün 1 Cuma //  Nişantaşı – Galata – Maslak istasyonlarında işleri halledip yola çıktık. 16:00. Sıkıcı iki ihtiyaç (tuvalet & çay) molalarından sonra 20:30. Afyon’dayız

Gün 2 Cumartesi // Afyon sokaklarında Sünnet konvoyu. Biz ikinci sırada. Havlu ve balon bağlamak adettenmiş. Uyduk.

Gün 3 Pazar // İşler’den bükme & ağzı açık, İtimat’tan sucuk, Yayla’dan lokum, bayiiden gazete aldıktan sonra Afyon – İzmir güzergahındayız. Tek durak Kula. Leblebiler için. Toplam süre beş saat. … Continue Reading

Neden geldim İstanbul’a?

April 29, 2010 ŞEHİR No Comments

Üzerine örtü seremediğim tahta masamda çalışmak. Yarım saatte bir başlayan çekiç seslerine bile aldırmamak. Tıkınak‘tan tostları ısmarlayıp Vaya Con Dios “Je l’Aime” dinlerken yazmak. İki haftadır ihmal ettiğim havuzda yüzmek. Bugün üç yarın iki toplantıya ne giyicem diye düşünürken beş dakika geç kalmak. Selen, Zeynep, Cem, Sinan’ı görmek. Hava soğuk da olsa Bebek Kahvesi’nde oturmak. Ve ben Refresh The Venue‘de Rock N’Dark finalini izlerken size şunları da yapabilirsiniz listesini vermek için. Geldim. İstanbul’a.

Her Perşembe İş Çıkışı Partisi @ Den Cafe, 19:00
Plak geceleri @ Babylon, 19:00
Bohemian & Let’s Adopt Present; “Rock’n Paw” Concert Series Vol.1 @ Studio Live, 19:00 … Continue Reading

İstanbul’da hava parçalı kırıklı

April 28, 2010 ŞEHİR 1 Comment

Sonunda İstanbul’a döndüm. Evim, yatağım, banyom, buzdolabım. Yaşasın!!! Ama bu dün Ankara’da yaptıklarımı unuttum demek değil. 20:45. Fige‘de sebzeye sarılmış biftekleri götürdüm. Hellim, mantar, yoğurtlu sarmalar da ortada. İçecek diye sorduklarında Gusta Dark. Oooh. Tek geçtim. Bütün gün öğrenmişim biranın nimetlerini.

22:30. Ankara Jazz Club‘da Caziip dinledik. İki buzlu Jameson. Çıtır leblebi, yeşil zeytin, Işıl’ın doğumgünü. 00:13. İf İstanbul’da Kirli Beyaz sahnesi. Bayıldık ki pek bayıldık. Soliste gidip biz İstanbul’dan geldik sizi tanımıyoruz, kimsiniz deme cüretini bile gösterdik. Ece’yle ikimiz. O da kibarca isimlerini söyledi. Tanıştık. Memnunlaştık. 03:00. Otel kapısı. Üçüncü kat. Oda.Gökkuşağı ve Kontes’e gidemedik. O da bir dahaki sefere artık.

Bugün evimde mutlulukla yaşama kararı aldım (son anda Diesel’in partisi için kandırılmazsam) ama size gece programlarını tek teke sayacağım. Başlıyorum. Beğendiğinizin yanına artı koyarak ilerleyin.

İstombul @  Galeri Selvin
Günbatımında Oda Müziği @ Borusan Müzik Evi, 17:00 … Continue Reading

Davetiyeci geldi yine canım

April 28, 2010 Uncategorized 19 Comments

Bir “kim kiminle nereye gitse davetiye seansımıza” daha hoş geldiniz. Her zamanki gibi benden şurdaki konsere bu kadar davetiye demesi, senden de post’un altına adını bırakarak şuna bilet istiyorum demesi.

30 Nisan — Portecho @ Indigo // 3 çift
30 Nisan — Düzansız @ Alt // 3 çift

8 Mayıs — Think Amsterdam! Kraak & Smaak @ Ghetto // 5 Çift *

* Think Amsterdam konseri tepinicileri KLM’den Amsterdam bileti kazanmaya aday olacak. Nasıl, aaa, şahane demeyin, davetiye alamasanız bile konsere gidin!

Kategoriler

TAKVİM

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]