Salı sayıklamaları

August 31, 2010 ŞEHİR 3 Comments

Dün bütün günü True Blood izleyerek geçirdim. Emmy’lerden, maçlardan, şampiyonadan geri kaldım. Ama bitti. Sezonu yakaladım. Şimdi başka dizilere torrent açmak için önerileri beklerim.

Yaş ilerledikçe bir yerlere ait olma hissi de gelişiyor yanında. Şimdilik MAC, Money Club, İKSV, Pera Müzesi, Yapı Kredi Özel Sağlık Sigortası üyesiyim. Yakında katlanarak çoğalmayı beklerim.

Beyrut yolcusuyum. Haftaya. Pegasus ilk seferine çıkacak, ben de “bir daha nerede Beyrut görücem” kafasıyla uçağa atlayacak. Var mı öneriler? Git de gör kontenjanından. Açığım. Sonuna kadar.

Ben İstanbul Fashion Week’te gördüm ki: Birinin eline güç ver ki söylensin. … Continue Reading

Pazartesi notları

August 30, 2010 ŞEHİR No Comments

Pazar 06:10. Uyandım. Aklımda milyonlarca yapılacak listesi, rüyalarımda adamın teki olduğundan belki.

Mudo Concept‘e gittim. Bir çalışma masası, yok hatta iki çalışma masası, orta sehpası, lüzumu olmayan teneke dolap, eski usul pikap, lüzumsuz olarak da yemek masası beğendim.

İki biradan sonra verdiğim o kararlar var ya. Beş, on, yüz para etmez. … Continue Reading

bugünün (gazete) yazısı

August 29, 2010 ŞEHİR No Comments

Yalancısıyım
Kuruçeşme Shell’in orada Cook Shop açılıyormuş. Emek Sineması yanında yıllardır bitmeyen inşaat Virgin olmaktan çıkmış alışveriş merkezi kimliğine karar kılmış, içinde de H&M olacakmış. Köyüm’ün (Moda) ezo gelin çorbası ve vejeteryen pizzası cok güzelmiş. Barlar Sokağı’ndaki Agapia’nın küçük de olsa esen balkonu varmış, ayrıca kışın içeride fasıl yaparmış. Moda Teras’ta brunch kişi başı 50 TL’ymiş de bize çok gelmiş. Bomonti Çay Bahçesi karşısındaki evler için bir milyon TL istemişler. O en sevdiğim yeşil küçük elmalar çıkmış geçen hafta en az iki kilo yemişim. … Continue Reading

İFW’de iki gün

August 28, 2010 ŞEHİR No Comments

Daha bitmedi tabii bugün Koton ve Özlem Kaya defileleri olacak. Ama ben dayanamadım iki gün için de olsa şunu sevdim bu bana tamam yazısını toplarladım. Bugünün işini yarına bırakma, kalanı da pazartesi notlarına ekle. İşte sana liste. İstanbul Fashion Week’te neyi sevdim?

+ Zeynep Tosun‘un renklerini. Hele beje kaçan sarı, bebe mavisi, çiçekli beyazları muhteşemdi.
+ Zeynep Erdoğan‘ın pantalon kesimleri. Modacı, stilist, tasarımcı değilim ama koleksiyon biraz çok tekrar gibi sanki geldi.
+ Gül Ağış a.k.a Lug Von Sig. İlk çıkan korsesini. Aslında mini tulum gibi de, ona ne denir bilemem ki.
+ Mizampajı fena da olsa günlük gazete fikrini, podyuma inen yolda sağlı sollu koydukları oturma guruplarını, catwalk’tan çıkar çıkmaz elime tutuşan sodayı, dolabın içinde bekleyen suları.
+ Tamirane‘nin pestolu peynirli paninisini, sebzeli dürümünü, müziklerini, kanepelerinde yayılma zevkini, ağacın altına kurduğumuz masayı … Continue Reading

kadın olmak

August 27, 2010 İLİŞKİ 3 Comments

Yeni kadın olmak: seçilmiş olmanın zaferiyle, ya bir gün ona/başkasına dönerse fikrinin endişesi içinde sandalyede kıpırdanmak, neyin var bebeğim sorusuna “hiç” diye cevap vermek, dört gün sonra gözü yoldan geçen kadının güzel bacaklarına kaydığında masaya gelmemiş ekmekler yüzünden patırtı çıkarmak, altı dakika içinde aşkım diye kollarına atlamak. … Continue Reading

test dönüşü

August 26, 2010 İLİŞKİ 2 Comments

Test anı: eskide kaldığını sandığın adamı başka kadınla gördüğünde ne yaptın?

Ben gülümseyip geçtim mesela. Bitmiş dedim içimden. Şaşırmadım, heyecanlanmadım, kalbimde en ufak bir sekme yaşamadım. Rahat ettim. Sonra da, sanki, acıma anlarını anımsamaya mecbur gibi, geçmişte yapmış olduklarımı kurcaladım. … Continue Reading

tuhaf

August 25, 2010 İLİŞKİ 2 Comments

Bir çantanın siyah beyaz ve grisinin üç kadında olması. O kadınların da arkadaş olması.

Giysilere koydukları etiketleri, cumartesi gecesi, bir elimde makas, diğerinde bira, keserkenki sahne.

Ruh hali: o. Çok ffffff’li

Telefonumda Çağla Almıla diye kayıtlı mesela, bakkal Elif ismiyle.

Her sabah düşer aklıma. Bir şarkı. Cuma “Ellerinde lambaları yanıyor” Cumartesi “Wrong” Pazar “Love Me Do”. Nereden gelirler de beynime yerleşirler? … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]