İstanbul’da (iyi-kötü) yaşamak…

March 31, 2011 ŞEHİR No Comments

– Bir gün 11 TL verdiğin Maçka – Kanyon arasına, ertesi gün 18 TL verebilmek; hava durumu, politika, futbol uzmanı olabilmek; saat 14:00, 15:13,16:22’de araba teslim edileceği için reddedilmek.

– Pek sıklıkla olmasa da vize başvurusuna gittiğinde sana gülümseyerek Londra’da Grease, Crazy For You, Phantom of The Opera oynuyor kaçırmayın diyen bir görevli bulmak, bugün gün güzel geçecek diye sevinmek.

– Kıtır kıtır çift kaşarlı tostu Şişli Elmas Büfe’de yemek, yanına da taze sıkılmış nar suyu istemek.

– Evden çıkarken, duşa girerken, uykuya dalmadan alarm kurmayı unutmamak. … Continue Reading

Hata Mesajı

March 30, 2011 İLİŞKİ No Comments


O doğru adam değil(miş). Anlaman, kabullenmen, kayıtlara geçmen, sonunda zorlukla da olsa yerinden kalkıp kapıyı arkandan kapaman zaman aldı. İyi tarafından bak: Seni seven arkadaşların, alışveriş için bahanen, işten izin alacağın üç günün var. Kötü taraf: Boşver şimdi onu. Bardak dolu.

Bilinçli mitoman
İşten çıkış, arkadaşlarla buluşma, aile durumu, maddi hal, seni alacağı saat, hiç gelmeyen tarihteki nişan, haftasonu gittiği Barcelona seyahati, telefonunda yazan isimler, bir gece önce kaldığı mesai, istediği iki çocuklu aile, pembe panjurlu ev hakkında yalan söyleyen, bunu seni idare etmek amacıyla yapan, bir yandan evinin huzurunda kahvesini içerken … Continue Reading

Yapılacak listesi

March 29, 2011 ŞEHİR 1 Comment

– Ben bunu eve almayacağım diye tutturduğum XBox, Wii, Playstation ve türevi teknolojik ürünler aslında eğlenceliymiş, yaşımız da ilerledi, geceleri kanepede zaman geçirmeye başladık, arkadaşlarla konuşacak konu kalmadı kapsamında hayatıma girecek. Hangi oyunları alsam önerileri de umuyorum ki senden gelecek.

– Tekrar tekrar dinlenecek parçaları iTunes’da dosyalamaya çalışıyorum. İlk 7 tamam, 10’a tamamlamak fena da olmaz.

– Havalar güzelleşince Chilai‘ye gidip terasında oturacağım, sabah-öğle-akşam-kayıntı, yerimden kalkmadan beslenip, yan masada oturan tanıdıklara selam vereceğim. … Continue Reading

Pazartesi notu

March 28, 2011 İLİŞKİ No Comments

Benim saatim 13:30’u gösteriyor. Hayır NTV 12:30 diyor. Uçak şimdi eski saate göre mi yenisine mi uyarlandı? Paris, Berlin, Roma’yla aynı saatteyiz galiba sekizgenleri içinde bir pazar bitti. Bambi’den portakal suyu, Rezene’den jambonlu omlet, Aslı’dan kıymalı börek, bakkaldan da gazete ısmarlamıştık. Dört kız. Keyfimizin istediğini yapalım dediğimiz anda.

İçinde Ethan Hawke olsun taştan olsun modeli film izledik, Galata Meyhanesi’nde Kara Tren söyledik, Kiki’ye baktık, Minimüzikhol’de eğlendik, Namlı’da peynir tabağı yaptırıp, Kağıthane’den insanı mutlu edecek şeyler aldık, yalnız kaldık, anlamaya çalıştık, anlam veremedik, bekledik. … Continue Reading

Evde Pazar Reçetesi

March 27, 2011 ŞEHİR No Comments

Uyanma: Eğer bir gece önce düğün dernek, liseden arkadaşlarla 20 yıl sonra buluştuk, bugün benim doğumgünüm gibi bahanelerle rakı /vodka/ şarabı fazla kaçırmışsan hayat kurtarıcı kahve, portakal suyu, alkaseltzer üçlüsü. Portakal suyunu kim sıkar, ısmarlasak da gelse diyorsan önerim Yöre Ev Yemekleri.

Müzik 1: Enerji vermesi açısından The Foals – Cassius

Kahvaltı: Yumurtalı ekmek (kimileriniz bunu French Toast olarak da bilecektir) üzerine labne – çilek reçeli; beyaz peynir – bal; nutella-çilek; zeytin ezmesi-salatalık menülerinden biri veya hepsi.

Serbest zaman: Bunu istersen yüze maske, saçlara bakım, cilde krem gibi aktivitelerle değerlendirebilir, veya biraz enerji harcamak adına Playstation, Wii ve bilimum konsol oyununun tadını çıkarabilirsin.

Müzik 2: Explosion in The Sky – First Breath After Coma. Üç tekrarda. Üstüste. … Continue Reading

Kız kıza

March 26, 2011 ŞEHİR 1 Comment

Evimde beş kadın var. Biri Londra’dan gelmiş. Öbürü kuru patlıcanları Gaziantep’ten getirmiş zeytinyağlı & kıymalı olarak iki çeşit halinde yan yana tencerelere dizmiş. Bir başkası olmayan müzik setim yerine güzel hoparlörlerini taşımış. Öteki yolda portakal, nar, greyfurt sularını sıkmış, yoğurdu da bakkaldan kapmış geliyor.  Sonuncusu ben, kız kıza ne yapsak programları hazırlama çalışmasındayım.

1. Kalori, diet, kilo alma konuşmalarına son verilerek, Häagen-Dazs‘ın en az dört çeşidi tüketilecek. Kişisel tercihim Cherry Vanilla ve White Chocolate Raspberry Truffle. … Continue Reading

lütfettin

March 25, 2011 İLİŞKİ No Comments

Lütfen’le başlayan cümle kırılmaz zannediyorum. Yanılıyorum.

Tanrıya yakarış, evrenden istek, meleklere çağrı falan da değil üstelik. Karşımda etten kemikten var olan, ben seni istiyorum demesini bilen adama ricayla başlayıp soru işaretiyle biten, içinde ünlem olmayan bir cümle söylemişim.

Düşündüm de. İçimden bütün geçenleri olduğu gibi o kağıda dökmedim. Yanlış anlatma sürecimi minimum seviyeye çektim. Yılların kırgınlıklarını, başkalarına kızgınlıklarımı kenara attım. Durdum. Sakin oldum. Skins’den bir bölüm koydum. Kırk beş dakika sonra, kelimeler yerli yerine oturmuşken devreye girdim. … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]