Bir aradayız, hepsi bu

May 31, 2011 İLİŞKİ No Comments

İnsanların içinde çalışmayı seviyorum. Küçüklüğümden beri.
O zaman da annemin arkadaşlarının evimizi doldurduğu dakikalarda yanlarında kalmak, uyku saatini on beş dakika geciktirebilmek  için yalvarırdım. Ya da Doğa Balık’ın sadece gazetecilerin bildiği Akyol’daki o küçücük dükkanında, mezelerden hemen sonra, saat 11:00’de uyurdum. İki sandalye birleşince, mutlulukla.
Ruhumun karanlık, yalnızlık, bir başınalık kısımlarını birbirinine karışan insan sesleri, mutluluk nidaları, beraber yaşamayı  önemseyen insanların varlıkları tamamlardı.

İnsanların içinde çalışmayı seviyorum.
Çünkü onların hikayeleri zaman zaman benimkine ekleniyor, ya da mesela on beş dakikalık … Continue Reading

Kendime yeni ben – 11 (İğneada)

May 30, 2011 ŞEHİR No Comments

Toprağa değmek istiyor ayaklarım dedim. Uçak, otobüs, tır, kamyon, tren hatta araba falan görmemek; çimene, güneşten ısınmış kumlara, henüz çivi gibi tabir edilen denize, o yoksa bir su birikintisine yakın olmak. İnsanlardan uzaklaşmak, sabah kahvaltısında omlet mi yesek, akşam yemeğine kebapçıya mı gitsek (bu sıcakta!), gece kayınıtısında işkembe mi içsek sorularından kurtulmak. Kütür kütür salatalık üzerine önce limon sonra tuz dökmek, kokusu burnuma çarpan domatesle … Continue Reading

Pazar halleri

May 29, 2011 ŞEHİR No Comments

Pazar etkinliği: Tüketimi üretime çevirelim, eskiye mazi demeyelim, şık olmaktan asla ödün vermeyelim. O zaman bugün, 18:00’e kadar BBase’e gidip kızların paketlerinden işimize yarar ne çıkacak, izleyelim. Garaj Sale var yani. Erken kalkan yol alır.

Pazar sayıklaması: ChampsÉlysées üzerinde, Galeries Lafayette yakınında bir kahve, Fnac’tan sekiz kitap topladıktan sonra oturmuşum. Yorgunluktan. Aslında buralara gelmem ben, ne kadar garip kaçtım diye düşünüyorum huzursuzca. Üç – dört mahelle seçerim kendime yaşadığım şehirde. İstanbul’da Teşvikiye – Cihangir – Bebek – … Continue Reading

Kendime yeni ben -10

May 27, 2011 ŞEHİR No Comments

Müzik ruhun gıdasıdır, romantizmin babasıdır, dertlerin çaresi, stresin genişçe bir odada avaz avaz bağırmaktan, ya da sinirini karşındakine boşaltmaktan önceki arkadaşıdır. İtirazı olan varsa şimdi konuşsun, çünkü az sonra vereceğim haberden sonra Freshtival‘e kadar susmak zorunda kalacak.

Türkiye’nin en taze müzik ve sanat festivali Freshtival 28 Mayıs Cumartesi günü (yarın), 14:00’den sonra Küçükçiftlik Park‘ta olacak. … Continue Reading

Anthony’nin Paris’i – 2

May 27, 2011 paris No Comments

Tek post‘a sığmadı tabii ki koskoca Anthony Bourdain. O yüzden kaldığımız yerden devam…

Rue Mouffetard
Paris’in en eski ve en iyi mallarının geldiği pazar, Edith Piaf’ın muhteşem sesinin keşfedildiği sokaklar. Rue Mouffetard şimdilerde istridye açan balıkçılar, Le Papillon‘da yenen Pied et Paquets’lerle ünlenmiş de olsa eski günlerinin ihtişamı bitmiş değil.

Le Chateaubriand (125 Rue de Tacqueville)
Bembeyaz tabaklar, yemekler arasında giden rokalı taze badem, afilli şarap. Şef Iñaki Aizpitarte her şeyin en basitini düşünerek yapmış, mekanı bir kantin havasında tasarlamış. … Continue Reading

Anthony ‘nin Paris’i – 1

May 26, 2011 paris 2 Comments

Dünden beri, delirmiş gibi Anthony Bourdain – No Reservations izliyorum. Belem’in hastası oldum, Beyrut’a yeniden gitmek istedim, İstanbul bölümünü vasattan bile fena buldum, hazır Paris’teyken bu bölüm kaçmaz dediğimdeyse yeni dönem Paris lokantalarını keşfetmiş bulundum. İşte tam da bu yüzden, yakında geleceklere, Anthony ‘nin Paris’i başlığı altında özet geçiyorum.

La Tête Dans les Olives (2 Rue Sainte-Marthe)
Aslında bir tür bakkal olarak hizmet veriyor, mallarının pek çoğu, özellikle zeytinyağları Sicilya’dan geliyor. Ortadaki masasında adam başı 30 Euro’ya tadım yapmak isterseniz de bekleme listesi iki ayı buluyor.

Je thé…me (4 rue d Alleray)
Buranın olayu böbrek, ve yanında gelen sebzeler. Hepsi aynı tabakta, sosla beraber şefin elinden çıkma. … Continue Reading

Sarışın hadi gel

May 25, 2011 ŞEHİR 3 Comments

Bu yazı “akadaşlarım bana muazzam mail’ler atıyor, siz de okuyun” serisinin başlangıcı olarak Deniz 40 tarafından yazılmıştır.

Sarışın hadi gel…
Sana ne kahvaltılar hazırlayacağım, yarım kavunların içine ricotta ve çilek dolduracağım, taze nanelerle süsleyeceğim, (çileğe alerjin olmadığını umacağım)
Yanına acı kahve vereceğim bak, senin de hoşuna gidecek.

Sarışın hadi yanıma gel, son altı ayda gözlerimin etrafına yerleşen çizgilere bakmayacaksın, söz ver.
Sözünü tutuarsan seninle geç saatlere kadar oturur çene çalarım, istersen hiç konuşmam, susarım gözüne bakarım.
İstersen hiç çıkmam yatağından, arzuna bırakırım kendimi, bayıla ayıla, istersen en havalı kılıklarımın üzerine, o çok … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

May 2011
M T W T F S S
« Apr   Jun »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]