muhteşem ikili

December 26, 2011 İLİŞKİ No Comments

Kadın – erkek farketmiyor. İki hayatlı, iki karakterli, ikili, ikisi bir arada, iki telden çalıyoruz. Hepimiz.

Birinde sabah erken kalkmak, spora gidip o varlığından hiç haberdar olmadığın kaslarını çalıştırmak; Pilates yaparken karnını içine çekmek, sanki bir vidaymışçasına vücudunu döndürmek; öğlen yağsız salata yemek, Erhan’la Lale’nin son haberlerini öğrenmek; akşamüstü Mutlu Saatler vakti gelince ıhlamurun içine limon atalım lütfen demek; geceyi sevgilinin kollarında geçirmek, bir kitabın sayfalarından kesitler okumak; Bach, Vivaldi, Fitzgerald gibi büyük müzisyenlerden parçalar dinlemek; öpüşmek, sevişmek, korunduğunu hissetmek, güvendiğini bilmek, onun asla yanından ayrılmayacağını dinlemek, … Continue Reading

Öteki Pera

December 25, 2011 ŞEHİR No Comments

Valencia’dan ithal Marie-Lou Desmeules; Berlin’den teşrif eden Der Spiegel fotoğrafçısı Dominik; Montreal’i terkedip buraya yerleşen adam; Paris’te pılı, pırtıyı, sevgiliyi postalayıp Cihangir’de daire bakan Fransızla tanışmam sonrasıda başladı endişem. Elalemin vapurla karşı yakaya geçmek, bir kere Boğaz Köprüsü’nün ışıkları altında sevgilisini öpmek, sabaha karşı Bambi’de kaşarlı dürüm yemek için geldiği İstanbul şehrine küskünmüşüm ben. Sevişmeyelim diye her güne ayrı bir bahane sığdırmışım: elektrikler kesik, korktum. Yollar çöp dolu, temizle biraz. Trafik felç, beni ağaç ettin. Kornalar sağolsun baş ağrısından öldüm…

Bırakıyorum ama şimdi bu dargınlığı bir kenara. Önümüzdeki üç dört hafta boyunca İstanbul’da turistmişim gibi yürüyüp, heybetle yükselen binaların mahreminde neler yaşanmakta, buğulanmış camların arkasında kimler oturmakta, unutulmuş kitapların sayfalarında neler yazmakta onlara bakacağım. Beyoğlu’ndan, bir zamanlar annemin aman sakın tek başına yürüme dediği Galata kuytularından, pavyonların üçer beşer kapandığı İstiklal’in ara sokaklarından, galerilerin ocağı Mısır Apartmanı’ndan ve on yıl öncesinde Gramafon Kahvesi’nin mekanı olan Tünel kaldırımlarından geçeceğim. Gezeceğim ben biraz, yersiz, yurtsuz, hedefsiz. Anımsayacağım, nostaljiye düşeceğim, İstanbul’a bir kez daha aşık olacağım.

Schneider-Tempel Sanat Merkezi
Kaybolmak istiyordum. Arabaların dönmediği sokaklardan, gece köpeklerin apartman boşluklarında beklediği köşelerden yürüyordum. Yıl 1998, belki de 2002. Yanımda bir sinegog beliriyordu o anda. Gel, bak, inan diyordu sanki. … Continue Reading

her iki kadın buluşmasında (1)…

December 21, 2011 İLİŞKİ No Comments

…bir anlatan bir sıkıntıdan kafa sallayan vardır.

…bir şarap kan yapıyor diye ısmarlayan (pozitif); bir garsona Merlot kaç kalori diye soran (mutsuz) vardır.

…bir bizim eve gel, değişiklikleri gör diyen; bir işi bırakıp kendi evinin kanepesinde olma hayalleri kuran vardır.

…bir on günlük aşkın heyecanından; bir on yıldan sonra boşanmanın huzurundan kahkahalar atan vardır. … Continue Reading

Pipa. Pizza-Pasta!

December 21, 2011 ŞEHİR No Comments

Salı Coridor, hamburger yemeğe Egg & Burger, sabah omletine Bread & Butter; akşamüstü dirty martini içmek istersek Den Cafe, çalışmaya House Corner; et meselesi için Delicateessen, acil çorba durumunda Hünkar, bira ve 90’lar müziklerine çare Touch Down, lahmacunsuz yemek olmaz zamanlarında Tadım’ın mekanı olan Nişantaşı mahallesine yeni bir İtalyan geldi. … Continue Reading

anahtar

December 20, 2011 İLİŞKİ No Comments

Bir bilenler (ki burada 60. Zümrüt (?) yıllarını kutlayanlardan, dayanamadım, iki gün sonra boşandıma kadar uzun soluklu bir koşudan bahsediyorum) ilişkinin kapısını tek bir anahtar açar diyor. O ikinizde de bulunur. Aynı eve girersiniz.

Sen yatak odasına çekilirsin biraz kitap okumak için. Komidinde, üst üste, yapılacaklar listesinde birikmiştir romanlar.

O salona çıkar, ilk biranın kapağının açılış sesini duyarsın. Sonrasında ya Bach düşer pikabın zeminine, ya da radyoda dünyanın son durumunu bildiren kanallardan birinde pes sesli bir spiker. … Continue Reading

Benim Soho’mda gündüz düşleri

December 18, 2011 ŞEHİR 1 Comment

Karaköy: 1. Çökmüş vapur iskelesini kullanarak Kadıköy’e geçtiğim liman muhiti. Haftaiçi, Cuma da dahil son vapur 23:00. 2.Namlı’da bir gece öncesinin alkolünden kurtulduğum, pastırmalı yumurtanın ve Amerikan salatasının her derde deva olduğu terapi evi. 3. Sebo Börek’te Pazartesi depresyonuna çare bulduğum (sosislisi de ayrı bir yazının konusu) kasaba. 4. Geçitlerinde ve ara sokaklarında merdivenden çiviye, böcek ilacından şemsiyeye, iPhone kılıfından bıçak setine, duvar çıkartmasından köfteye, bala, reçele ne lazımsa alınacak yerli İKEA. 5. Saint Benoit Fransız Lisesi servisleri ve günün her anı bitmek bilmeyen trafik de burada. 6. Eski, köhne demeden binalarına bak. Ne kadar da heybetli durmaktalar… Karaköy hakkında şimdiye kadar Vikipedya’da bir şeyler yazacak olsaydım bunları söylerdim muhtemelen.

Mahalle çehresini Karaköy Balıkçısı ve Karaköy Lokantası’nın masalarında haftaiçi bile yer bulunmaması, Fusuli’nin tabelasına gelen led ışıkları, İngilizce otel isimleri, Galata Port taksi durağı ve New York usulü günlük menü çıkaran Maya’nın açılmasıyla modernize etmişti. Bir Pazar günü benim kişisel tarihimdeyse ruhani değişim havaları yarattı. … Continue Reading

Karabatak

December 16, 2011 İLİŞKİ No Comments

Kaydırmaca
Ben kendimi unuttum, sana geldim, sende var oldum, senin havanı soludum, senin nefesine ortak oldum. Belki de ondan bu dört duvar arasında boğuluyor olmamız. Bugün hava 18 derece. Gel deniz kenarına gidip de taş kaydıralım.

Bahçede
Neden üzüldün, kelimeleri çağır sana yardım etsinler, gözyaşları sadece cildinin düşmanı oluyor dedin… Bir zamanlar, bir başka hayatta, bir başka kadın(lar)la, bir başka güneşin altında, bir … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

December 2011
M T W T F S S
« Nov   Jan »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]