Bağımsız müzik, bağımlı eden festival!

January 29, 2012 ŞEHİR No Comments

Perşembe. Herkesin takviminde: kar yağacak aman eve erkenden girelim derdi. Benimkinde: Oh ne güzel millet evde, trafik açık, 21:00’de İf Müzik etkinliklerinden ilki Chemical Brothers: Don’t Think filminin, dünyayla 20 ülkeyle aynı anda yapılacak galasına yetişeceğim mutluluğu. Kar, fırtına, rüzgarda uçan çöp tenekeleri, ben oraya gidemem abla diyen taksici dinlemem yani. Yoldayım. Az sonra elimde biram 9 nolu salondayım. Yarım saat daha ekle koltukta, Dolby 7.1 ses sitemiyle miks edilmiş konser sağolsun, sanki Japonya dağlarındaki festival alanındayım.

Herkes etrafına bakıyor, kalksak da dans etsek arkadaki uyuz olur mu endişesi duyduğundan, yerinde sağdan sola sallanıyor. Müzik her zamanki Kimyasal Biraderler ayarında, görseller elbette devasa. Bir noktada mutluluktan kendinden geçmiş Japon kızları ve oğlanları üzerinde lazer yapımı dansçılar geziniyor, diğer saniyede kalabalık arasında dolaşan böcekler gerçek mi endişesi ortamı sarıyor. Don’t Think sağolsun, … Continue Reading

Haftaya buluşalım haftaya

January 27, 2012 ŞEHİR No Comments

2-3-4 Şubat. Que Tal Tünel’de Gözlük Gurusu satışa başlayacak. Sezonda ne gördüysen, geçen yıl şu bende olsaydı ya dediysen, yuvarlak, kemik, dore, numaralı, numarasız ne istediysen onda var.

Bir akşam: Bloom’da, İstanbul’da yediğim en güzel chili tabağını götürmeye, öncesinde de lahanalı sosu içinde somon küplerinden yemeğe beklerler. … Continue Reading

Sen değil, öteki

January 25, 2012 ŞEHİR No Comments

Her zaman tuttuğu sanılan, karşındaki tarafından asla yutulmayan bir yöntem var: Yaaa pardon yaaa, yanlış oldu, ben işyerinden Sinan’a mesaj atacaktım / Bu arada sen nasılsın?cılık. Bu beğendiğin adamın ilgisini çekme  taktiğinin başarı ivmesini şu şekilde açıklayabiliriz:

  1. İlk mesajın tonunu: Yarın 12’de Obika’da buluşalım. 2’de Levent’te toplantım var, lütfen geç kalma ciddiyetinde ayarlamak.
  2. Bu ilk mesajın hemen üzerine ikinci mesajı atmak, ki son anda durumu kurtarmaya çalışmışsın da becerememişsin gibi görünebilesin.
  3. Mesajına cevap alırsan arkadaşlarına: kesin aramızdaki elektrik buna neden oluyor demek. … Continue Reading

Haftaya buluşalım haftaya

January 24, 2012 ŞEHİR No Comments

Bir sergi: ARTER Şubat’ta devreye girecek Siyaha Özgürlük sergisiyle, Sesli Dizi başlıklı yeni bir proje de başlatıyor. Melih Fereli küratörlüğünde gerçekleşen Sesli Dizi’nin ilk sergisinde Erdem Helvacıoğlu, Fluxus akımının öncülerinden George Maciunas’ın Piyano Parçası (Piano Piece, 1970) adlı eserinden hareketle, yeni bir ses yerleştirmesi yaratıyor.

Bir hayvan gibi sergi: Milk Galeri diyor ki: Kış aylarında hayvan barınaklarının ihtiyaçlarının artması üzerine, bireysel yardımların ötesine geçebilmek adına, 47 sanatçının çalışmalarıyla güçlerimizi birleştirdik. Eğer bu açıklama yetmediyse ben diyorum ki: Bahadır Baruter, Gözde Türkkan, Dilan Bozyel, Canavar’ın işleri de var.

Bir dans: Hayaka Artı prodüksiyonu; Tan Temel, Sernaz Demirel kareografisi; 24 Ocak’tan 27 Mart’a kadar her salı 21:00’de. Dotmarsta. İzole.

… Continue Reading

Perili Köşk’te Tarih Nehri

January 23, 2012 ŞEHİR 1 Comment

Bebek – Rumelihisarı yolu. Sabah 07:00. Eldivenleri, bereleri, yağmur geçirmez montlarıyla insanlar koşuyor. Hadi abartmayayım. Bazıları hızlı yürüyüp, dedikodu yapıyor.

Bebek – Rumelihisarı yolu. Öğlen 12:12. Balıkçılar oltaları sallamış, tavla  oynuyor. Hanımları arka bankta mataralarından döktükleri çaylarını yudumluyor. Simit-beyaz peynir de var menüde.

Bebek – Rumelihisarı yolu. Öğleden sonra 14:16. Mangerie’de götürdüğümüz somonların üzerine Perili Köşk’teki Daniel Canogar – Tarih Nehri sergisini gezeceğiz. İki mekan arası 20 dakika, 13 öpüşen çift, 4 çocuklu baba.

Bebek – Rumelihisarı yolu. Akşamüstü 17:28. Daniel Canogar işleri inanılmaz. İnsanın doğa üzerinde kurmak istediği baskı; doğanın ona karşı gelen tabiyatı; kabulleniş, boyun eğiş, zevk alış. Kafam karışık, onlarca soruyla yürüyorum yolda. Biri şu: Deprem olduğunda, denizde dalgalar gemiyi salladığında, seller arabaları yoldan çıkardığında korkmuyorum da, evime gecenin köründe girecek hırsız, yolda yürürken belime doğrultulacak bir silah endişelendiriyor beni. Doğa, özünde biliyorum ki beni seviyor. Peki ya insan? Emin olamıyorum.

Bebek – Arnavutköy yolu. Akşamüstü 18:14. Hızımı alamadım. Bebek’te yeni açılan Assouline kitapçısına daldım. Sanat, fotoğraf, beş kilo çeken kitaplarla dolu her tarafım. Şu kırmızıyla yeşili alalım duvarlara uyar diyor bir kadın. Kızgınlıkla bakıyorum sanırım.


… Continue Reading

Pazar’ın ruhu: uzun kahvaltı

January 22, 2012 ŞEHİR No Comments

Baltalimanı – Emirgan – İstinye – Yeniköy – Tarabya diye gidiyor sıra. Deniz kenarından tıngır mıngır hareket ediyorsun arabayla. Hava karanlık. Saat yüzünden değil, kış nedeniyle. Tarabya mahallesine varınca Kalender Ordu Evi yazısından sola. Yukarı vuruyorsun. Orası değil ama son durağın. Devam etmen lazım. En uçta, şarkılardaki gibi tepeden İstanbul’a baktığın açıda arabayı park edecek, yardım için gelen beye 5 TL’yi vereceksin. Şart. Kontağı kapattığın noktada sessizlik. İstanbul’dan uzakta, kasabanın mutlu hayatındasın. Kazlar, koyunlar, horozlar ve tavuklar koşuyorlar. Düşüncelerin, arkadaşların, belki Stephen Zweig-Yolculuk Üzerine Notlar kitabın yanında.

Kalender’de pazar sofrasında tel peynir, kaymak, bal, ev yapımı reçel, kızarmış ekmek, kaşar, sucuk, pastırma, … Continue Reading

Tavanarası arası

January 18, 2012 ŞEHİR No Comments

2005. Tünel sokaklarında yürümekteyiz. Zannedersem Babylon’da bir festival konseri öncesindeyiz. Yakup’a yetecek paramız, Refik’e gösterecek kredi kartımız yok. Açız. Mutsuzuz. Meze arayışındayız. Yukarı kayıyor gözlerim birden. Beklenmeden. Apartmanın gökyüzüne kavuştuğu son katta ışıklar var. Gelin diyorum, şuraya bir bakalım. Köhne binadan içeri dalıyoruz. Asansörün gırıldayarak aşağı inmesi dört dakika alıyor. 6. Kat düğmesi yanında Tavanarası yazıyor. Çok iyi isim diyorum. … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

January 2012
M T W T F S S
« Dec   Feb »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]