İsviçre’deyiz…

Ün gün oldu, bir dört günü daha var. Çok Gezenler Kulübü olarak İsviçre’nin pahalı, kalabalık, genç, sessiz, meydanlı, sokaklı şehirlerindeyiz… Basel, Lozan, Cenevre, Berne, Luzern, Montreux, Zürih’te dolandık, dolanmaya, günde 12 km ortalamasında yürümeye devam ediyoruz. Yazılar sonra, an be an karman çorman takip için blog şurada.

Hazır bu yazıya başlamışken bir iki de hiç eğlenceli olmayan bilgi vereyim… … Continue Reading

Fondue. Raclette. Rösti. Birchermüesli

February 21, 2012 ŞEHİR, Zürih No Comments

Önce kısa bir tanıtım. İsviçre’de çikolata dışında ne yenir?

Rösti: Rendelenmiş patates, soğan, ince kıyım domuz eti, peynir karıştırılıyor. Sonra tavada omlet gibi çevriliyor. Yazarken bile canım çekiyor.

Fondue: Genellikle gruyer peynirinin eritilmesiyle yapılan, içine bir çatalla küp küp kesilmiş (tercihen kızarmış) ekmek bandırılan, yanında brokoli, patates, turşu pek güzel giden geleneksel İsviçre yemeği.

… Continue Reading

Zürih. Sanat alanı.

February 20, 2012 SANAT, ŞEHİR, Zürih No Comments

Ben bir şehre modern demem, sanatını anlamadıkça felsefesinden yola çıkarak Zürih’te de birkaç müze ve galeri buldum. İlgilenenlerin dikkatine sunarım…

1. Kunsthalle Zurich: Çevirince Zürih sanat merkezi manasına gelen mekanda, 28 Ocak’ta başlamış bir Yüksel Arslan sergisi bulunuyor. Düştüm mü dört ayak üzerine. … Continue Reading

Zürih, sor sen, ben hazırım!

February 20, 2012 Zürih No Comments

Olayı çözdüm. Duruma hakimim. Artık heyecan içerisinde çarşamba yola çıkmaya, yarın bavul yapmaya, pasaportu çantaya atmaya konsantre olabilirim.

Anladığım şudur. Zürih 12 bölgeden oluşan (aynı Viyana usulü numaralarla iş halledilmiş) mini bir Avrupa şehri.

Birinci (1) bölge, City olarak tabir edilen, şehrin merkezi. Burada pek çok bar, tabağı 100 TL’den başlayan etçiler, kadehi 20 TL’ye gelen şarapçılar var. Merkez, nasılsa her şey karşımıza çıkacak diye kendisiyle detaylı ilgilenmedim.

Kreis (Bölge) 4  Aussersihl ve Kreis 5  Industrie hipstarların, sanatçıların, sabah 9 akşam 6 iş modelini seçmemiş genç çalışanların mahalleleri. Bu iki alanda gezmek amaçlı şunları direk not ettim: Ambrosi Cafe; tren Garı altına dizilmiş dükkanların olduğu Viadukt; Gotan Project’in … Continue Reading

Zürih’e son 52

February 20, 2012 ŞEHİR 3 Comments

İki gün sonra Zürih, Bern, Luzern, Basel, Cenevre, Lozan yoluna çıkıyorum. Sebeb-i halim: Çok Gezenler Kulübü. Heyecan durumu: Henüz minimum, son ancıyım.  Neler yaptım: Son bir haftadır atmış sayfaya yakın yazı toparlaması, 200’den fazla fotoğraf ayarlaması, o link çalışıyor mu, bu banner işliyor mu bakınması. Neden: Çünkü siteyi yeniledik, ve daha her şeyin oturması için birkaç gün kod yazma seansı var. Ne dedik: Ne yapalım, yolcu yolunda gerek, site yolda düzülür. Neler yapmalıydım: Zürih’te hava kaç derece, kar botum var mı, … Continue Reading

Bu aralar (benim) İstanbul’da

February 17, 2012 ŞEHİR No Comments

Türk mutfağına pek benzer diye sevdiğimiz pizza’ları Trattoria Leon’da yiyorum (Ahmet Fetgari Sok. No: 40 / A). Toscana’daymışım gibi bir hisse kapılıyorum. Beyaz olanını seviyorum en çok, mozzarella koyuyorlar üstüne.

Pazar açık büfe a la turka brunch için Cihangir’e tepeden bakan küçük pencereler yanındaki masalara kuruluyorum. Aman geç kalma, sadece yirmi kişilik yer var; öğlen pek sebzeli pidelerinin tadına bakıyorum; geç öğlen yemeği vaktinde güveçlerini kaşıklıyorum. Doğru bildin. Datı Maya’dayım. Abracadabra’dan tanıyorsun, Dilara Erbay yapımı. … Continue Reading

Zaman:1920. Mekan (adeta) Fransa.

February 15, 2012 gecehayatı, ŞEHİR No Comments

Yedi yüz gündür en az yüz defa çamaşır makinesi görmüş olmasına rağmen; deterjana, sıcak suya inat ilk günkü gibi duran siyah üniformamın (bkz. Tru Project, t-shirt, kayak yaka) yaratıcısı Aysu ve Nixon saatlerinin vitrininde, podyumdaymış gibi durduğu Galata mağazası (Evet Erenköy’de daha büyük şubeleri var ama ilk dükkan Camekan Sokakta’ydı) Lastik Pabuç’un kaptanı Can. 14 Şubat gecesi, öpüşen, kavga eden, kalpten çikolata siparişleri veren, gülün tek çiçek olduğunu zanneden,ilk randevusuna Sevgililer Günü’de çıkan çiftlere aldırmadan Love Proof partisini Café 17’de (Hocazade Sk. 17A, Alman Hastanesi karşısı) verdiler. Kokteylimi aldım, içine saplı üzümlerin tadına vardım, ama en çok etrafa baktım…

Alt salondaki sahnenin önünde… 1920’lerin Fransız kaberelerinden çıkma burlesque dansçının karşısındayım. … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

February 2012
M T W T F S S
« Jan   Mar »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]