komik değil

August 29, 2012 İLİŞKİ No Comments

Cem Yılmaz skeçlerini on kere de izlesen gülersin. Seinfeld de bak bu konuda çok başarılı, kahkahalar atmana sebep olur. Friends, How I Met Your Mother gibi dizilerin çeşitli bölümleri de testten geçer. Gülerken altıma işedim dedirtmez ama gideri var.

Biri seninle konuşurken, önündeki direği görmez de çarpar, seker oradan. Gayriihtiyari ona da gülersin, ardından “iyi misin, başın acıdı mı?” gibi bir cümle sarfetmeden önce. Komik yani durum. Köpeklere, kedilere, taklitçi kuşlara, kaydıraktan kayan pandalara, kelaynaklara, bebeklere, sarhoşlara… bunların hepsine de gülmek mümkün.

Ama mesela daha üç beş gün önce yatağında uyanmış, sabah kahvene ortak olmuş, güneşinden çalmış adam, yanında başka bir kızla gelip, … Continue Reading

Eylül’de yapılacaklar listesi

August 27, 2012 ŞEHİR 2 Comments

Karaköy Lokantası kendi binasının üst katlarına Karaköy Rooms isimli altı odalık bir otel açtı. Öyle dışarıdan baktın mı tabela görmüyorsun ama içine girdin mi tasarım harikası odanın kralısın. Kafama koydum bir gece orada kalacağım.

Yeni nesil pek hatırlamaz ama yaşı otuz ve yukarıda olanlar Other Side, Californication gibi parçaları avaz avaz söylemeyi de, Red Hot Chili Peppers’ı karma kasetlere koymayı da bilir. O halde 8 Eylül’de santralİstanbul’dayız. Beraber zıplamak ve eski sevgilileri anımsamak için.

Babylon şehre geri döndü, kutlamalar 26-27-28 Eylül’deki Kings of Convenience konser serisiyle başlıyor. Onlar da kim, sevilir mi, hastası olunur mu diye henüz başlangıç seviyesi hayranlarındansan Misread parçasını dinle.

2012-1934=78. Leonard Cohen’de seksene dayanmış, belki de artık onun ihtişamının canlı yaşamak için son fırsatımız. … Continue Reading

İstanbul’un en sevdiğim Eylül hali

August 26, 2012 ŞEHİR No Comments

Eylül’ün gelmesini bekliyorum, gözlerim apaçık. Çünkü Eylül’le beraber indirimden aldığım Silence & Noise ceketini giyme zamanı, sokaklara dökülmek yerine evlere çekilme vakti, özlenilenlerle uzun sohbetler için kahvelere sığınma günleri de gelecek. Eylül’de, hepimiz, yeniden buluşacağız sandalyeler, bar tabureleri, kaldırımlar üzerinde.

Bank’ta mola!

Bankalar Caddesi’nin Karaköy’le birleştiği köşede, bembeyaza boyanmış binanın, hemen altında Bank. Novo’dan tanıyacağımız Levent Özçelik’in yeni mekanı. Avrupa lokantalarının, bulunduğu caddenin numarasını alma modasına takılmayıp, daha şık bir şey yapmış, caddenin adına saygı duruşunda bulunmuş.

Saat 16:30. Geç öğle, erken akşam yemeği için Aslı’yla buluşuyoruz. Sokağa bakan kanepelerine, Fransız usulü yanyana yerleştikten sonra pek kibar garson bey menüyü bırakıyor masamıza. Yan masadan beni ye diye bağıran hamburgere içimden “seni öğle kayıntısına sakladım” dedikten sonra pancarlı-mercimekli salata, somonlu kıtır siparişini veriyoruz. Benim aklım köfteli, fesleğenli … Continue Reading

tavşan kanı

August 25, 2012 İLİŞKİ No Comments

Bir defter buldum. Çizgili, kabı lacivert. İçinde King puanları (elimdeki verilere göre Ali kazanmış, hangi Ali acaba?); Twitter icat edilmeden önce kağıda çiziktirdiğim geceyarısı aydınlanmaları; başlayıp da bitmemiş hikayeler; ilk cümlesi yazılmamış romanların isimleri var.

En son sayfasında Gizli Bahçe’de tanıştığım çocuk, fotoğraf dersindeki oğlan, Onur, Can Y. gibi isimler sıralanmış. Bazısıyla vişne-vodka içtiğim dönemlerde İstiklal Caddesi’nin bir başından diğer ucuna yürümüşüz sadece; diğerleriyle duşta, sahilde, kayıkta, … Continue Reading

yancı

August 22, 2012 İLİŞKİ 1 Comment

1A.  300 gramlık ete eşlik eden patates kızartması, sarımsaklı ıspanak, kereviz sapı, kuşkonmazın genel adı.

1B. Balığın yanındaki kırmızı soğan, rakının içindeki buz, şaraba nazır peynir, cin-toniğe güzel giden salatalık, ayrana katılan nane, omletin tepesine ekilen karabiber, pilavın dibindeki nohut, makarnayla pişen fesleğem… Anladın sen.

2. Hadi tatile gidiyoruz diye galeyana gelmişken, arkadaşın arkadaşının arkadaşının arabasındaki son boş yeri dolduran, genel özellikleri arasında çok konuşmak, bacım dediği kızlara yavşamak, sahil kasabasında kiralanmış eve ilk dönüp birinin yatağına serilmek olan sinir bozucu insan.

3. Eskiden Fordcu olarak bilinen kavraman modernize olmuş hali. Kendilerini genellikle … Continue Reading

İstanbulum’da bu aralar…

August 20, 2012 ŞEHİR No Comments

Onlar çoktan çıktı sen geriden takip ediyorsun dedi (eski adıyla Corridor, yeni kimliğiyle Tektekçi, Roxy ve Yan’da DJ’lik hayatına devam edecek) Osman. Öğrenmenin yaşı, Twitter’ı, google arama motoru olmadığına inananlardanım. O yüzden benim gibi cahil kalmış olanlar için yazıyorum: Pag Ne Demek sitesine tıklayın. 22 Euro’ya (şaka mı bu?) Özlem Ölçer print’lerini alıp, çerçevelettirip duvara asın. Yine aynı fiyata Bahadır Baruter’in çizdiği Ottoman Bugs iskambil destesini ısmarlayıp King’e dörtlüyü toplayın.

Emel Kurhan, İstanbul-Paris arasında gidip gelen hayatını iki setlik bir kitap haline dönüştürmüş. Çukurcuma’da hangi kahveyi sevdiğini, Marais sokaklarında neler bulduğunu görmek, hazır Belleville’e giderken bir rehber edinmek istersen 40 TL kitap. Kitapçılarda ve Mangerie masalarında. … Continue Reading

Füme. Ü ile.

August 19, 2012 ŞEHİR No Comments

Döndüm tatillerden, İstanbul’da hava çok sıcak moduna geçtim. Klimalı ortamda film izlemek, iki uçtan cam açıp cereyan yaptırmak, fırında ya da ocakta pişen şeyleri minimum seviyede tüketmek gibi yöntemlerle idare ediyorum. Konser, festival, sergi, dans gösterisi gibi etkinlikler de bulamayınca, yine düşüyorum ben yollara, Bebek’te Füme diye yeni bir yer açılmış, bakalım neye benziyor merakının peşi sıra.

Lucca’nın önünden Mangerie istikametine doğru devam ediyorum. Sağdaki ilk sokaktan içeri bakınca tabelası çarpıyor hemen gözüme. O mesafeden kanım ısınıyor. Mini yokuşu topuklu ayakkabılarla olması gerektiğinden daha uzun sürede çıkıp, dışarıda ama tente altındaki masalardan birine kuruluyorum. İlk görüşte aşk ayarındayız Füme’yle. Bunda günün menüsünde adı geçen, … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

August 2012
M T W T F S S
« Jul   Sep »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]