ilişik almaz adam

November 30, 2012 İLİŞKİ No Comments

Bazı insanlar kafalarına takılmış bir şarkı, ya da o gün yapacaklarının listeleriyle uyanır. Benim aklımda çoğunlukla bir cümle beliriyor. Misal: Gece ikiden sonra neden sütyeninden yüzüğüne, her şey iki beden küçük hissi verir? Misal 2: “Topuklu ayakkabıyla evde yürümeyin, ya da evinizi halıflex kaplatın,” diyen komşulara, “siz de balık pişirmeyin, bütün kokusu evime doluyor,” denir mi? (Neden hep seslerden şikayet edilir, burun değerli organ değil mi?) Misal 3: Daha flört aşamasında olduğu, ya da sevişilen gecenin sabahında yanında uyandığı kadına neden erkek “ilişki aramıyorum” ayarı çeker?

İlk sorunun cevabını “iki buzlu dört viski”, ikincininkini “evet söylenir” şeklinde basitçe geçiştirdikten sonra, son mevzumuza, erkeklerin en sevdiği, “ben kötü adamım, benden ilişki çıkaramazsın” mevzusuna geliyorum.

Çeşitli ortamlarda, ilişki yazıları yazmamdan mıdır bilmiyorum, en özel hayatlarını bana açan yüz erkek arasında yapılan araştırmalarım gösterdi ki, hayatlarında en az on, en çok sayısını hatırlamadıkları kadar kadına bu gerzekçe cümleyi etmiş, devamında  duruma onay verirmiş gibi görünüp onu değiştirmek için çırpınan kadını karşılarında bulduklarında ya “ama beni çok sevdi” anafikriyle ilişkiyi kabullenmiş, ya da aynısının tıpkısının sarışınını bulmak kaydıyla, bunu da yan ceplerine koyarak yorganın altından tüymüşler.

İlişkiye düşen adamlarda yapılan araştırmalarım gösterdi ki, sırf kadın üzülmesin diye onayı verdiği sevgililik kurumunun … Continue Reading

@’lemek

November 29, 2012 WEB No Comments
Twitter’dan @ yapmak suretiyle saldırıda bulunan insanlar var. Sonra öteki de ona @ yaparak, ya da kamuoyuna açıklama hakkını kullanarak laf sokuyor.
Sen bana bunu mu dedin, ben de senin kadınına laf ederim, madem öyle, karakterin beş para etmez, zaten çocuklarının da annesi olamadın tadında devam eden bu tür konuşmalara halk arasında biz boş polemik adını veriyoruz.
Ne birine, ne diğerine, sadece paparazzi tayfasına faydası olan bu tür muhabbetlerden esefle kaçan bir insanım. Zaman zaman sosyal ortamlarda “sana laf söyledim, cevabın yok mu vermedin” diyen asabi kişilere “eleştirilerini istersen bir kahve seansında konuşalım” demişliğim çoktur. Yine twitter’dan @’lemek suretiyle rövanşa çağıranlaraysa mail yoluyla ulaşıp “haftaya programın nasıl, Çarşamba ya da Perşembe bana uygun” diye başlık atarım. Yanıt yine twitter üzerinden “Bana Cuma olur, saat ve yer söyle” ayarında bir meydan okumayla gelir.
Lafı fazla uzatmadan, yazdığım kuyuya kendim düşmeden, Million Dolar Baby filminden bir replikle bu post’a son vermiş olayım (ünlülerden alıntı yapınca daha ciddiyetli oluyor iş) “Bazen bir yumruk indirmenin en iyi yolu; geriye çekilmektir.”

profesyonel gezgin

Profesyonel gezgin olarak kariyerime başlamam 2000 yılının Ağustos ayına tekabül eder. Dersaneye gitmeyeceğim, zaten bu sikindirik ülkede de okumayacağım konusunda emin olduğum için annemle bir anlaşma yapıyoruz: Batısına gitmemek şartıyla Amerika’da üniversite seçebilirim, yıllık 20000 Dolar’ın üzerinde olan okul masraflarını çıkarmak içinse iş bulmaya ve burs kazanmaya mecburum.

Önüme bir engel bir de yöntem konuldu mu “bu maçı alıcaz başka yolu yok” tonundan şakımaya başlayan inancım, elbette birinci yılın sonunda Bursar’s Office (Burs Veren Makam) koltuklarında ağlamak, depremler yüzünden insanların öldüğü ülkeme geri dönmek istemiyorum diye demagoji yapmak, en sonunda da bakın dönem ortalamalarım 3.8 üzerinde olacak sözleri vermek kaydıyla kapıyor o parayı. Üçüncü dünya vatandaşı olmanın yararları.

Sırasıyla bulaşıkçılık, kereviz kesiciliği, … Continue Reading

aşka düşmece

November 28, 2012 İLİŞKİ 1 Comment

Aşk hakkında konuşuyoruz. Hepimiz ahkam kesiyoruz tabii ki.

Biri mideye giren kelebekleri şart koşuyor. 90’larda, sokakta gördüğümüz oğlanın peşinden otobüse atlayıp Rumeli Hisarı’ndaki evini öğrenene kadar takip ettiğimiz zamanlarda kalmadı mı ya o diyorum. Diğeri aşkı, şehvetle karıştırıp dokunmasıyla vücudunda elektrik etkisi yaratan, boşalmasına neden olan her adama aşık oluyor. Sabah, güneş patlak verince, adam gidiyor, aşk yanıyor. 35’ine bekar varmış, yumurtalıklarında beni dölle çanları çalan öteki, çiçek, sevgilim, seni annemlerle tanıştırmak isterim klişeleriyle kapısına gelen her adamın, komidininde çekmecesinden önce, karısı oluyor. Adam 08:45’te iş toplantısı diye çıktığı kapıdan bir daha hiç girmiyor.

Sıra bana gelince şunlar dökülüyor içimden… Seçilen değil, seçen olmak tarafındayım işin. Ruhum paraya, pula, otoriteye değil; yeteneğe, zekaya, heyecana kayıyor. İki ayrı odada oturup yemek masasında son üç saatte yaptıklarımızı anlatabildiğimizde; birbirimizi kaybettiğimiz partide elimizde ikişer bardakla karşılaşabildiğimizde; … Continue Reading

aptal

November 27, 2012 İLİŞKİ 1 Comment

O telefonunu ortada, gmail’ini bilgisayarının ekranında açık bırakacak kadar şeffaf bir hayat yaşıyorsa, sen de bakmamayı bileceksin. Gözüm kaçtı, bunu Tanrı’dan gelen işaret kabul ettim, sadece emin olmak istedim bahanelerini kendine ya da arkadaşlarına atmayacaksın.

Farzet ki tutamadın o nefsini, baktın. Ne olacak? Ya gördüğün çeşitli yazışmalar üzerinden hikayeler yaratıp, adama kinlenip, nedenini de açıklayamadığın bu nefret duygusuyla buhran içinde yaşayacak, aldatılan kadın ilüzyonuna düştüğün için herife karşı komplo teorilerine girişeceksin.

Ya  bulamadıkların sebebiyle dizilerde gördüğün başka karısı, başka hayatı, başka politik görüşleri olan erkeklerden biri olabileceği fikrine tutuşup, bunu seri katil olma ihtimaline kadar geniş bir spektrumda inceleyeceksin. … Continue Reading

çeneni tut

November 26, 2012 İLİŞKİ 1 Comment

Her kadının hayatında “O kızın sende gözü var; beni hiç sevmiyor; kesin seni beğeniyor” kararında olduğu anlar vardır. Diğer kadının bakışından, gülüşünden, bacaklarını birbirinin üzerine atıp cilveli cilveli flört edişinden, birine tanıştırmak gerektiğinde “afedersin adını unuttum” klişesine düşüşünden kaynaklanan bu eylemle karşılaştığında, her kadın erkeğine dikkat et uyarılarında bulunmak, egemenlik alanını belirlemek, “hayır bu benim kıskançlığımdan kaynaklanmıyor ama yaptığı saygısızlığın daniskası” diye haykırmak ister.

Her kadına, benden tavsiye: yol yakınken bu isteğin üzerine bir bardak viski içip, çenenizi kapatın. Hayır, o an kibarlıktan ödün vermemek, karizmayı çizmemek için kapatın, sonra evde olay çıkarın da demiyorum. Çenenizi sonsuza kadar kapatın. Bir: Hiçbir adam kendinden emin olmayan kadını beğenmez. … Continue Reading

eşantiyon

November 26, 2012 İLİŞKİ 2 Comments

Taksideyiz. Telefon çalıyor. Tonunu Hey Jude’a ayarlamış. “Bekle!” diyorum, “biraz kalsın, dinleyelim”. “Hey jude, don’t let me down” repliğinde göz kırpıyorum. Cevap veriyor.

Kadın sesi. Aklımdan kim olabileceğine dair senaryolar kurgularken, ahizeyi eliyle kapatıp “Pelin” diyor sessizce. Gülümsüyorum. Nereden çıktı bu şimdi düşüncelerimi sakladığına inanarak. “Yoldayım” diyor. “Uğrarım,” diyor. “Yarım saate falan,” diyor. İçimde kabaran öfkeye hakim olamıyorum. Susucam.

Hoşçakalı takip eden saniyede “Pelin, Kerem, Hakan bizim oralara geliyorlarmış, gidip onlarla bir şeyler içeriz” diye programımızı bildiriyor. Üç gün önce, kararları biraz da sen vermelisin diyen ben değilmişim gibi ne cüretle bana sormadan program yapabilirsin diye bağıran cadalozun sesini kesiyorum.

“Olur” diyorum. Camdan bakmaya devam ederken bacaklarının üzerindeki elimi de koltuğa kaydırıyorum. Hoşuma gitmeyen bir şey yaptığının kanıtı eylem. Konuşmaya devam ediyor kaldığı yerden: “babam iyiymiş.”

İkinci öfke dalgası, üç dakika sonra, ilkinin etkisini azaltmaya çalışırken vuruyor. Geliyorum dedi adam. Ben dedi. Um dedi. M dedi. Varlığım orada gereksiz, yersiz, hayaletmişim gibi. “Eşantiyon muyum ben?” … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

November 2012
M T W T F S S
« Oct   Dec »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]