Erteledim, kime ne!

February 26, 2013 İLİŞKİ No Comments

Ertelediğim şeyleri düşündüm bugün. Mesela fatura ödemesi, mesela elektrik borcu, mesela vergi. Devletle ilişkisi, ilişiği, devletin hakkı olan her türlü konu. Hayatımı kurumsal hayattan kesip atmayı nispeten de olsa başarmış olan ben, devletle kalan mecburi bağlarımı da ertelemek yöntemiyle çözme yoluna gidiyor, sonunda tabii ki kabağı kendi başıma patlatıyorum. Sonuç: bol faizlisinden banka hesabımdan çıkan paralar. Devlet affetmez!

Ayrılmayı erteliyorum bazen. Doğru kararı veriyor muyum, beni bu adamdan daha çok seven olacak mı, olası çocuklarımın ideal babası muhterem mi düşünceleri arasında. Seni dünyanın öbür ucuna götüreyim, kimselerin bilmediği adaları kendimize mezken edinelim diyor adam. İşte tam o hayalin ortasında bir yerde mümkün olsa anahtarla açılan kapının arkasına bile gitmek istemem senle diyorum birden. Ertelediğim özgürlüğü pişmanlıktan bir önceki durakta inerek kazanıyorum. Sonra o tren nereye gitmiş, enkaz mı olmuş, Şark Ekspresi mi önemi yok artık. Ben bir kasabada durakladım.

Toplantıları ertelediğim oluyor. Onların nedeni daha basit: yazının içine dalmışım, battaniyenin altından çıkmak istememişim, arkadaşlarla dünyayı kurtarma masalarındayım. Kafam orada değil yani. Bir mazeret bulmak yerine, sizin için de uygunsa yarın yapsak mı diyorum. Sanatçı insanları anlama içgüsüyle tabii olur diyorlar. Ay ne seviniyorum o zamanlarda anlatamam.

Telefonları açmayı erteliyorum. Sevmiyorum telefonun sesini. … Continue Reading

İstanbul için haber saati

February 24, 2013 ŞEHİR No Comments

Kendisini Paris’ten tanıdığım, odalarında kalmışlığım, restoranında bonfileleriyle kendimden geçmişliğim bulunan Mama Shelter, İstanbul’da açılıyor! Dilerseniz otel arayan turistlere 69 Euro’dan başlayan odalarını önerin, isterseniz kendiniz kalın ama şimdiden lokanta tarafında, akşamüstü saatlerine denk gelip kokteyllerinden de deneyecek şekilde bir yer ayırtın (İstiklal Caddesi, no: 50). Kahvaltı : 07:00-10:30, Öğlen yemeği: 12:00-15:00; Pizza & salata & kulfi 15:00-19:00; akşam yemeği: 19:00 – 23:30 saatlerinde serviste.

Büyük Ev Ablukada 2 Mart’ta 2 Konser konseptiyle Refresh The Venue, Maslak’ta. Matine kuşağına 18 yaşın altındakiler de girebiliyor, içkiyi kabul etmemişler. Suare’deyse biletler daha pahalı ve tabii ki girebilmek için 18 yaşında olmak gerekiyor. … Continue Reading

Dean & Deluca geldi, kredi kartlarında yer açın!

February 19, 2013 ŞEHİR No Comments

Dean & Deluca ilk dükkanını 1977’de Soho’da açıyor. Giorgio DeLuca’nın söylediğine göre Amerikan kültürüne sızma zeytinyağı, güneşte kurutulmuş domates, kuru mantar gibi lezzetleri sokan da ta kendileri. Dükkana adım atanlara “şundan biraz denemek ister misiniz?” önerisinde bulunarak, hamburger ve patatesle büyümüş bir nesli sağlıklı yaşamaya ikna ediyorlar.

Ardından eşsiz sandviçler, dünyanın dört bir tarafından toplanmış şarküteri ürünleri; pancarından patatesine, kuşkonmazdan, Brüksel lahanasına her türlü sebzeden yapılan salatalar; pastalar, kendi üretimleri ekmekler, makarnalar, etler giriyor devreye. Sonuç? Elbette, New York’un, kapısında 45 dakika bekleyecek olsan değecek öğle yemeği mekanını yaratmış olmak, dünya çapında ün, mutlaka denemelisiniz listelerinde yüksek sıradan yer.

Şimdi, bu yukarıda bahsi geçen Dean & Deluca İstanbul’a gelip Kanyon içinde kendine en üst katta bir yer bulunca, bana da gidip denemesi şart oluyor elbette. Ekmekler, peynirler, salatalar güzel, tadı tuzu yok diyemem. On üzerinden notlama sisteminde 7’nin üzerinde puanı gözüm kapalı veririm ama benim derdim fiyatlarıyla. … Continue Reading

All Design’a bir kişilik yerim var!

February 19, 2013 ŞEHİR No Comments

Sevgili “bu haftasonu ne yapsak” tadında mailler atan kadim dostlarım;

Hazal bu gece bizi diskoya götürcüler;

İyi sergiler gezdin mi, bizi haberdar etsene diye tweet atanlar;

Ve elbette İf’te seansların dolu olmasından müzdarip, önceden bilet almayıp son anda bize davetiye bulurmusuncu ahali!

Hepiniz mutlu edecek, her derde deva fikrimi buradan afişe ediyor, ve akabinde de bir kişiye bu olaya dahil olma şansı veriyorum: … Continue Reading

Bu aralar İstanbul’da

February 17, 2013 ŞEHİR No Comments

Benim gibi kültür-sanat işlerine zaman ayırmak isteyenler, kendini geliştirme kursları yerine etrafta olanlardan ilham alanlar için İstanbul’da yapılacak pek çok etkinlik var:

Salt Beyoğlu’nda “Duvar Resminden Korkuyorlar” isimli, 1975’ten 1980 darbesine kadar Türkiye sanatçılarının yaşadıklarını anlatan çok iyi bir sergi var. Dönemin politik isimlerinden Orhan Taylan, Yusuf Taktak, İsa Çelik’in de içinde olduğu bir ekip, Antalya’ya festival kapsamında boş duvarların üzerine resimler yapmak için davet edilir. Ancak kimi noktada valinin karısının, evinden görünen manzarayı beğenmemesi; diğerlerinde sağ görüşlü militanların katletmeleri sonucunda yapıtları yok edilir.

Berkun Oya ve Ali Atay’ın kurmuş olduğu tiyatro topluluğu Krek, “Babamın Cesetleri” oyununu sergiliyor. Mutlaka!

İF İstanbul, nam-ı diğer: bağımsız, internette isimlerini görüp cisimlerine ulaşamadığımız filmler festivali başladı. İlk aşamada listeme Marilyn Monroe’nun hayatını anlatan Sevgiler, Marilyn; gerçek Berlin kültürünün doğduğu yer olarak bilinen Bar25; bir İtalyan komedisi Gerçeklik gibi filmleri aldım. Daha detaylı listeyi, önümüzdeki hafta sinema koltuğundan bildireceğim. … Continue Reading

Bizi romantik komediler mahfetti

February 16, 2013 İLİŞKİ 1 Comment

Tek başınalığa and içmiş (kadın) arkadaşlarım yalnız ölmekten korkuyor… Hayatlarına girmesi ihtimal dahilinde olan adamları “bu da bir gün beni üzecek/aldatacak/geldiği gibi hayatımdan gidecek” önsözüyle okumayı reddediyor. Sekizinci sayfada romanın onu alıp götüreceğinden, gerçekle bağlarını kesip yeni kurgu yazacağından habersiz. “At kendini, zıpla, uç” dediğim anlarda ya kapılıp da gidersem endişesi hakim bedende. “Kapılıp da gideceksin, mutlaka üzüleceksin ama sevileceksin dibine kadar da” diyorum. Akşam kaç yerde duraklayacağımızın, kaç ayrı mekanda aynı insanları göreceğimizin planlamalarına kayıyor konu. Alışkanlıkların yerini olasılıklar doldurmuyor.

Sevgilisi olanlar iki kişilik hayatlarda yalnız hissetmekten müzdarip. Evde hasta yatıyorum, tek istediğim yanımda dursun öylece mesela, soru sormadan çayımı getirsin, film koyalım, bir hikaye okusun; soğuklardan değil, hüzünden yorgun düşmüş bedenim diğerinin varlığıyla pillerini doldursun istiyor. Adam yarım saatte bir açtığı telefonlarla “aslında sende aklım” yalanı dahilinde arkadaşlarla bir rakı masasında. … Continue Reading

Güveçte pastırma galip!

February 15, 2013 ŞEHİR No Comments

Kış geldi fasıla gidelim diye konuşuyoruz aramızda. Sazlar çalsın, kadehler genellikle hüzne kalksın, hayat, yaşadığımız dünya, yalnız mı öleceğiz korkularımız masaya dökülsün; saklımız, gizlimiz, aylardır birbirimizi görmemiş olsak da uzaklığımız kalmasın. Bunun üzerine mekan arayışları başlıyor: Safa Meyhanesi’ne mi gitsek, Galata Meyhanesi’ne mi, yoksa klasiklerden şaşmadan Cumhuriyet, Boncuk, Çiçek Pasajı masalarına mı? O sırada biri, fasıl kısmını bilmem ama mezeleri enfes notuyla Safi Meyhanesi’ni öneriyor. Ne zamandır “git, dene” diye defalarca söyledikleri mekanla tanışmam da, “hadi, 19:30’da sandalyeye kurulalım”  dememle oluyor.

Safi’nin dekorasyonunda Ege’nin havası, Alaçatı’nın kokusu var. Birden İstanbul’la göbek bağım kesilmiş gibi hissediyorum. … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

February 2013
M T W T F S S
« Jan   Mar »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]