kitap olacak çocuk

December 28, 2015 AdaKafası No Comments

FullSizeRender-13

Her gün yazı bulamayacaksın burada.

Kelimeler, defterler, peçete parçaları, Word programları arasında dolanıyor.

Bir kitap üzerine çalışıyorum.

Benden haberler bu…

—-

Bugünün notu: Kainat bizimle dalga geçiyor. Onun yazdığı senaryo içinde kuyruğunu yakalamaya çalışan köpek gibiyiz.

Bugünün parçası: Adele – Lovesong

 

rüya gibisin

December 25, 2015 AdaKafası No Comments

FullSizeRender-12

Bak yine geldi hayal kurmak için erkenden rüyaya yatma kafası. Bilmeyenler için anlatayım: uykun yokken ışıkları kapatıp müziği açıyorsun. Karanlıkta sahneler kurguluyorsun. Hiçbiri linear değil. Sanki yaşamak istediğin bir hayatın sahneleri gibi. Benimkiler bu ara bitmiş bir kitabın kapağından, Bali güneşine, öğle yemeği için Paris’e uçmaktan yeni bir güne gözümün içinde güneşle uyanmaya uzanıyor. Beklemeden istemek güzel şey. O zaman gelmeyenlerin ağırlığı ya da sen beklemeyi bıraktığında geleceklerin kızgınlığı olmuyor üzerinde.

 

Rüya gibisin diyorsun. Sadece geceleri, gözün kapalıyken beynine girecek bir şey olduğumu düşünüp irkiliyorum. Ağaç gibi olsam?

 

Hemen her gece rüya festivali arasında su molaları veren ben, adaya geldiğimden beri rüyasızım. Belki de gündüz düşlerine çok dalmaktandır.

 

Düş’lendim sana.

 

Rüyalarda buluşamadık. Sen yatarken ben kalkıyordum belki de.

 

Bugünün parçası: Ben L’Oncle Soul – Feeling Good

Anlar antolojisi

December 24, 2015 AdaKafası No Comments

FullSizeRender-10

Küçüklüğümün bazı anılarıyla geldim adaya. Tahta uğur böceğim, babamın yaptığı dört sayfalık gazeteler, bir de mektup. Kendimden kendime. Hazal benim, ben kimim yazıyor zarfında. Olduğum insanı kabullenmenin ama vicdan, adalet gibi kavramları süresiz sorgulamamın ilk yazıtlarını buldum zannediyorum.

Gülümsüyorsun diyor. Ne güzel diyorum. İzlemesi de güzel diyor. Sıradan bir eylemin film karesine dönüşme anını yaşıyoruz.

Üzüntüler hüzne dönüşüyor kafamda. O zaman geçmişle bir kavgam kalmıyor. Anılarım genelde nane şekeri rengi.

Hayalleri önce anlara dönüştürüyoruz. Yaşan-anlara. Sonra yavaş yavaş anılara. Beraber ve solo şarkılar tadında. … Continue Reading

yatak

December 23, 2015 AdaKafası No Comments

Processed with VSCOcam with a6 preset

Yatakta put gibi yatıyorum. Yorganı açıyorum. İçine yerleşiyorum. Sonra üstüme kapatıyorum. Nevresimler bembeyaz. Görsen mumyalandığımı düşünebilirsin. Beş altı saat sonra aynı şekilde, pat açıyorum gözlerimi. Çalar saatim güneş 07:17 gibi harekete geçiriyor göz kapaklarını. Sağ tarafıma hiç dokunulmamış. Ne yorgan, ne yastık hareketlenmemiş. Bu muntazamlığı rüyaları kaçırmamak adına içten bir pazarlıkla yaptığıma inanıyorum.

 

Hep kapıdan taraf yatardım. İlk kez, burada, kapıdan uzağa konumladım yatağımdaki bir kişilik yerimi. Güvenle ya da gelecek olanı beklemekle bilinçaltı bağlantısı olmalı. … Continue Reading

hiçbir şey

December 22, 2015 AdaKafası No Comments

IMG_5021

Hiçbir şey istememenin mutluluğu* var üzerimde. Hiçbir şey beklememenin. Hiçkimseyi bekletmemenin. Söz vermemenin. Verilen sözlerden caymak için hastayım, vergi dairesinde çok sıra vardı, trafik kabus gibiydi dememenin. Akşam eve dönmem lazım diye masalardan kalkmamanın. Bir kanepede, etrafımda konuşmalar sürüp giderken, birinin kucağında bile değil, yastıkta uyuyakalmanın. Kurşun kalemimin kağıt üzerinde çıkardığı sesi dinleyecek zamanımın olmasının. Sokakta peşime takılan köpekle birlikte kaldırım kenarında oturmanın. … Continue Reading

münasabet

December 21, 2015 AdaKafası No Comments

FullSizeRender-8

1.

Tolstoy vari gece yarısı uyanmalarım başladı yine. Aklımda nereden gelip nereye ilerleyeceğini bilmediğim cümleler var. Bugünün anlam ve önemi: “Vazgeçilemez değil, yeri doldurulamaz olmak”. İhtiyaçlarımız üzerine düşünüyorum. Sevişmek, yemek yemek, nefes almak. Dillere destan Müberra teyze yapmış olsa da annenin dolması olmuyor o. Ağzından içeri hava yine doluyor ama burnundan derinlere çekmek gibisi var mı? Ama bir tenin yerini başkasını koymak konusunda tereddütsüz bir tekerrürürümüz var. Yanımızda yatan sıcaklık hissine ne çabuk aşk diyoruz.

 

2.

Seni seviyorum kelimesindeki yüklemi yaşıyoruz aslında durmadan. Ben. Seviyorum. Seni değil. … Continue Reading

güven

December 20, 2015 AdaKafası No Comments

FullSizeRender-7

Çantamın ağzı, cebi hep açıktır benim. İçimde genele hükmeden güven hissinden belki de. Sen de pek naifsin dünyanın binbir türlü hali var diye düşünebilirsin. Ben -de haline inanıyorum. Güvende haline. Adada kimse kapat şu çantanı demek için durdurmuyor yolda. Nasıl geniş bir özgürlük hissi anlatamam. Simit aldım kokmuştur gel ye, palamut çıktı lazım mı abla ya da ormana nereden giderim demek için durduranlar var ama. Benim de onlara gülümseyip masalarına oturacak, yollarına arkadaşlık edecek kadar çok vaktim.

FullSizeRender-6

Dün merkezden Nizam mahallesine döndüğüm Çankaya Caddesi’nin başında bir köpek takıldı peşime. Dur. Dün değil, Cuma günü geçiyor bu hikaye. Gündüzü Aya Yorgi’de selamladık beraber. Kayalıklar arasında kayboldu bir ara. Osman, Ferit, Miço diye bağırınca gelmedi. Kulakları kesik, belki duymaz diye düşündüm. Kalktım ben de. Geri dönüş yolunda kah önümde, kah tepemdeki çimenlerde yürüdü. Nihan’a uğradığımda kapıda bekledi. … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

December 2015
M T W T F S S
« Aug   Jan »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]