#yaş35 yol daha gidiyor

August 2, 2016 AdaKafası No Comments

13887121_10157178246785591_847866105804264443_n

‪#‎yaş35‬ yol daha gidiyor…Çok erken kalkıyorum, günü kaçırma endişem var. Tek başınalık korkutmuyor beni. İlk tanıştığımda “İşin ne, yaşın kaç, nerdensin?” diye sormuyorum kimseye, son gittiği ülkeyi, ilk kaç yaşında aşık olduğunu, çocukluk kitaplarını, sabah müziklerini merak ediyorum. Çıplaklıktan korkmuyorum, ne tenimin, ne ruhumun. Meyvelerin, karpuzun da kabuğunu seviyorum. Gündüz düşlerine dalıp teneffüs alıyorum gerçekten. Hindistan cevizi suyu seviyorum. Kıtırtılı ne varsa ( misal çubuk kıraker,badem, elma, beyaz leblebi) çantamdan eksik olmaz. Depremde ilk kurtarılacak şey: pasaport. Yargının her türlüsüne tepki duyuyorum. Yürümeyi çok seviyorum, düşüncelerimi sakinleştiriyor. Hamak olmadan asla!Çantam hep açık, insanlığa güvenimin küçük bir göstergesi. Kimliksizlik, yaşsızlık, yersizlik üçgeninden çıkamıyorum çünkü en büyük korkum özgürsüzlük.Gözlerim kapalı dans etmeyi smek istiyorum. Bu aralar kafamı en çok “insan gibi olmak” kavramı kurcalıyor, insanın kötülüğünün boyutlarına şaşkınım. Ne kadar çok negatif şeyle dolduruyoruz şu her gün ölüme yaklaşan varoluşumuzu. Elleri güzel adamları beğeniyorum. Birine kocaman sarılmak, ne güzel! Heyecanım sürekli koku alan köpek gibi önümden yürüyor, ben de sürükleniyorum onla ağaçlar, ormanlar arasında. Başka bir dünya var deseler, giderim, meraktan. Havayı karaya tercih ederim. Bazen mutluluktan da ağlar insan. Cepleri olan şeyler giyiyorum, sanki bütün hayatımı oraya sığdırabilecek gibi hissediyorum. Belki bir gün yaşlanıcam, yüzümde çizgiler giderek çoğalacak, o şarapların, viskilerin kilolarını atmak zorlaşacak, ama asla büyümiycem, hep köpeklerin peşinde koşup, yerlere devrilicem. Annemin değerini her gün daha çok anlıyorum. Hiçbir şey yapmadan, durabildiğim çok az an var. En bilmemnem gibi cümlelerin anlamsız olduğunu düşünüyorum. Geçen şeylere bakmayı seviyorum. Keçim olsa keşke. Limonu portakal gibi yiyorum. Hissediyorum, öyleyse varım!

Kategoriler

TAKVİM

August 2016
M T W T F S S
« Jan   Oct »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]