Engelsiz şehir

FullSizeRender (9)

Sabah gözlerimi ve bedenimi aynı anda, 07:12’de açtım. Geleceğin merakıyla mı, geçmişin takıntılarıyla mı bilemiyorum ama burada erkenden kalkıyorum. Bir baktım, yaz, bavulları arabaya tıkmış, hadi diyor bana, atla, birlikte yolumuz uzun. Bütün günü Brigton çakıllarına uzanıp pimsleri yudumlayarak, sonra da mahallemizin en sevdiğimiz kanal kenarı pub’ı Princess of Whales’de biralarımızı ısmarlayıp kanala bakarak geçireceğiz. Boğaz yok diye su kenarı keyfinden geri kalacak değiliz. Akşam da teras partilerinden dans, Meltdown’dan konser beğen! Tamam diyorum, harika, sen zaten planı yapmışsın. Bekle bir terlik giyeyim.

Keyfim yerindeyse, hem de güneş varsa, sokaklarda hovardalık yapmaya bayılıyorum burada. Acelesiz, yaşsız, engelsiz bir şehirde yaşıyorum. İstanbul’un son zamanlardaki en iyi transferi Bengi, gitmemiz gereken Melt Down konserleri yanında balo salonuna girmemize sebep mavi bileklikleri de takıyor. Young Fathers konserindeyiz bu gece. Etrafım Londra’nın bütün insanlarına açık bir toplanma alanı. Yaşsız. Royal Concert Hall’a girişte, elimizdeki cam şişeleri plastik bardakla değiştiren hanım 70’lerinde. Gülümseyip bu daha ilk gün, bir konserle kalmayın sakın diyor, müziğin ritmiyle kalçalarını sallıyor. Çocukların ayırdığı misafir odalarına, en önemli aktivite pişpirik, tavla olan huzur evlerine kapanmadan yaşıyor insanlar burada. Çalışmaya, üretmeye, hayata devam ediyor. Deniz “gönüllü buradaki herkes” diye anlatıyor. Dışarıdaki yemek alanında da evsiz, eski uyuşturucu bağımlısı pek çok insan çalışıyor. Kimse geçmişiyle ya da tenindeki buruşukluklarla yargılanmıyor. Hayatı son gününe kadar yaşamaya, dans etmeye ayarlılar! 

Durduğumuz kapıdan geçen 10’a yakın engelli insan sayıyorum. Hemen her yerde rampalar, asansörler olduğu için özgürlük alanları kısıtsız. Bizde olsa karşı kaldırıma geçemezlerdi. Ya da daha fenası sarı çizgiyi takip ederken direğe denk gelebilirlerdi. Yılların değil yaşadığımız şehrin, ülkenin bizi engellediğini düşünüyorum.

O sırada Young Fathers sahnesi izleyiciler tarafından kuşatılıyor. Güvenlikte ya sahne çökerse endişesiyle hareket başlıyor. Kimseyi indirmeye hamle etmeden kendi aralarında durum değerlendirmesi yapıyorlar. Sanırım karar bırakın insanlar eğlensin, dans etsin yönünde olumlu!

… Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

June 2017
M T W T F S S
« Dec    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930  

Blogroll

Error: SSL connection timeout

ARAMA

Duvar

Previous Next All

» Cevap bırakın




iliskiler

kelimeler 2

August 17, 2015

mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

kelimeler

August 16, 2015

  endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

göçebe

February 10, 2015

Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

1+1=2

January 7, 2015

Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

istanbulculuk

December 3, 2014

Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]