Home » ŞEHİR » Currently Reading:

Galip ya da Malup Dede

November 19, 2011 ŞEHİR 1 Comment

Adamın hayranlıkla anlattığın huyları, bakınız: duşta şarkı söylemesi; senin fikrin olmayan konuda sözlükmüşçesine bilgi sahibi olması; paten, masa tenisi ya da golfü beceremese de yapması; aklına ilk gelen şehre haftasonu için bilet alması… bir Pazar sabahı uyanmışsın, dayanamıyorum, gıcık oluyorum, sinirim gider bunlara listelerinde en yüksek sıralara yerleşmiş. Bu defa dipten ve derinden bakınız: Uykumdan yine aynı şarkıyla uyandırıldım. Bir gün de bir şeyi ben bileyim be adam. Sen de arkadaşların gibi futbol izlesen de nerede olduğunu bilsem en azından. Belki de başka bir kadın var.

Bir gün uyanmışsın ketum, paranoyak, hikayedeki anti kahramansın.

Bir gün uyanmışsın, adamın yanında ama uzaktasın. Yalnız, ekmek alma bahanesiyle çıktığın bir sokaktasın. Bir yerden gözünü ıssıran, tabelasına bakınca geçmişten anımsamalar yaratan meydandasın.

Bir gün uyanmışsın, Galata’dan yukarı, eskiden müzik dükkanlarında çalamadığınız Nirvana liriklerine baktığınız dükkanlarda, Teutonia’da Mor ve Ötesi’nin daha okul grubu olduğu zamanlarda konser verdiği kapının önündesin.

Bir gün uyanmışsın, şimdide değil de geçmişindesin.

Merdivenlerde Sartre, Camus ve Freud tartışmaları yapıyor, Oruç Aruoba De Ki İşte kitabını ilk kez eline alıyorsun. İkimiz Pastahanesi’nden aldığınız kurabiyeler içinde reçelli olanları favorin bellemişsin, ergenlik kilolarına aldırmadan her gün yiyorsun. Tarık Zafer Tunaya’nın duvarında Alman Lisesi’nden çıkacak arkadaş beklediğin bir öğleden sonrasındasın. Alışkanlıklarını değiştirirsen, dünya başına yıkılacak sanıyorsun.

Bir gün uyanmışsın, yoldasın. Yönde değilsin ama. Karman çormansın.

Ekmeğini almışsın. Nar suyuna portakalı karıştırıp 5 TL uzatmışsın, üstü gelmemiş. 4 TL değil miydi demişsin. Zam gelmiş. Canına esen, rakamları birbirine toplamış, iki günde etiketi değiştirmiş. Sağdaki çantacıda annenin hippilik yıllarından kalma çantaların benzerine 85 TL ödemişsin, dilim pizzayı evlere de servis ediyoruz diyen pizzacının kartını cebine indirmişsin. Yabancıların çay yudumladığı hostelin masasında, yine en eski yıllarda İnsan Hakları Vakfı’nın altındaki dükkanda yaşamına başlayan Bin Bavulcu Fehmi’nin iki adım uzağında, el yapımı gitarlar yanında turistik mandolinler ve modernize tefler de satan müzik dükkanlarının etrafında, bir şat espresso atmak için 18 numaradaki Coffe2Go’nun barındasın.

Bir gün uyanmışsın, Galip Dede’nin orta yerinde, elinde Güney Restoranı’ndan aldığın Galata Map’le birlikte, yabancısın.Yıllardır oturduğun mahallene, insanlara, kendine. Öteki olmuşsun.

Neyse ki yokuş aşağı vurduğunda sağında duvara yapılmış bir graffiti çıkmış önüne, bir portre. Silik, tebeşirden üretilmiş gibi. Sevmişsin. Biraz daha ileride, karakalemle Heath Ledger’ı Türk bayrağı elinde, Harry Potter’ı hamamda, Joker’i Batman’ın kafasını top olarak kullandığı sürreel dünyalarda resimleyen adam var hep aynı yerde. Anlamaya çalışmışsın, yine. Şaşkınlıkla karışık bir hayranlıkla bakmışsın çizgilerine.

Telefon çalıp da adam yumurtayı Afyon sucuğuyla mı yapayım yoksa koşher olanla mı diye sorduğunda gülümsemişsin.

Bir gün, otuz yaşının ertesinde, gençlik yıllarından uyanmışsın.Şirin Börek’yen de dereotlu maydanozlu poğaçaları kaptın mı. Tamamsın işte. İyisin bildik, tanıdık yerinde.

Benim Galata Haritam
– Açık Mutfak’ta domatesli salata ye! Evde denedim, ordaki gibi olmuyor. Üstüne de günün yemeğini isteyeceksin.
– Paris Texas’ta Acne elbiseler var. Çizgili olanı, fiyat indirimi yapınca kesin askıma hediye alacağım.
– Museum Of Fine Clothing. Modalar, modacılar, markalar camiasına yeni katıldı ama içini pek beğendim.
– Füreyya Balıkçısı dürüm usulü balık da yapar, içki öncesi balık çorbası da.
– Hayatımıza yeni katılan Georges Hotel’in Fransız restoranı Le Fumoir. (Serdar-I Ekrem Sokak No:24) – Romantik çiftlerin İstanbul’da nereye gitsek derdine deva.
– Nardis, caz ve tek buzlu viski! 23 Kasım’da tiyatro sanatçısı bir ailenin yetiştirdiği İtalyan müzisyen Mescedes Casali, piyano, bas ve davuldan oluşan Quartet’iyle; 24’ünde Julliard mezunu Christian McBride basıyla sahne alıyor.

Galatasever’e not:
Galata’da ne yapsam tutar diye düşünüyorsan Pazar günleri dahil, evlere servis verecek gazete, şarküteri, simitçi, şarapçı öneriyorum. Tanıdığım her çekirdek aile aynı kavgada: Pazar günü gazetelerini ve taze ekmeği kim alacak?

Currently there is "1 comment" on this Article:

  1. eda e says:

    anti kahraman = protagonist’in ezeli rakibi = antagonist’tir.

Kategoriler

TAKVİM

August 2019
M T W T F S S
« Jun    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    Comment on this Article: