Home » Zürih » Currently Reading:

İlk durak: Zürih

March 1, 2012 Zürih 1 Comment

Şehre iniyorum. Aklımda hep tek şey var benim. Burada yaşıyor olsam hangi bara giderim, hangi sokağa işte bu benim derim, o sokağın hangi köşesindeki binanın kaçıncı katında otururum, hangi pazardan alışverişimi yapar, hangi peyniri buzdolabıma stoklarım… Zürih’te de aynı şekilde dolaşmaya başlıyor ayaklarım… Kendilerine bir alışkanlık arayarak…

Öncelikle şunu farkediyorum. Çok pahalı. Doğru. Yalan söylememişler abartı yok. Ortalama bir kahvede içkisiz kahvesiz öğle yemeği, çorbası, salatası, suyu adam başı 40 Frank (80 TL) . Dükkandan alınma suyun şişesi 3.5 Frank (7 TL) . En temel yeme ve içme kontenjanımız için cebimize İstanbul’un (suyu baz alacak olursak) on beş katı para atmamız gerekiyor (tamam biraz abarttım).

Sonrası daha yalnız geçiyor, striptiz kulüplerinin kapılarının açıldığı şehrin en hip sokaklarında (çünkü fahişelik İsviçre’de legal), duraklara hep tam vaktinde gelen otobüsler ve trenler arasında, 4, 5, 1’inci bölgelerin birbirine bağlanan köşelerinde, küçük meydanlarda, tren garına varan raylar üzerindeki vagonlarda…

İnsanlar yardımsever ama uzak, gecenin ilerleyen saatlerinde sokaklarda kimse yok. Her türlü toplu taşıma son vagonunu 1’de kapatıyor, taksiyle gidelim ben diyecek olsan 1,5 kilometre yola 15 Frank (30 TL) cüzdandan canını acıtarak çıkıyor. Hırsızlık, tecavüz, gasp gibi suçlar buraya pek uğramıyor diyorlar, şaşırmıyorum. Issızlık her türlü şehveti de engelliyor sanki.

Alman düzeninden, kurallarından, planlamasından etkilenmiş olduğunu düşünüyorum Zürih’in. Deftere not alıyorum: 6’da uyanıp, 10’da perdeleri çeken soğuk şehir… Yanımdaki adam yazdığımı okumaya çalışıyor. Gülümsüyorum. Başını çeviriyor.

Galerilerin içeriden kilitlendiği, müzelerin 12’de açıldığı, restoranların son masalarını 22:00’de aldığı, sokak müzisyenlerinin olmadığı caddeler arasında yürürken Git diyor  Zürih durmadan sanki bana. Göreceğini gördün, sana sunacaklarım bu kadar. Git, Luzerne, Basel, Bern, Cenevre, Montreux, Lozan’a… Gidiyorum… İkinci kattan düşen bir keman, bağıran insanlar, geç kalan tramway bulmak umuduyla…

İkinci durak: Luzern olacak. Tren yirmi dakika sonra.

Currently there is "1 comment" on this Article:

  1. Trendsbysevi says:

    Super bir yazı olmuş, Isviçre’de Basel ve Zurih’i gördüm ve pahalılıktan ötürü istediğim gibi yemek yiyememek beni kahretmişti :) Bu sebeple bir daha gitmeyi hiç düşünmüyorum.

Kategoriler

TAKVİM

May 2019
M T W T F S S
« Jun    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    Comment on this Article: