Home » Brüksel » Currently Reading:

Yeni idolüm: Fred Nicolay

April 28, 2012 Brüksel No Comments

Sabah henüz afganım patlamamış. 8:30. Saint Gilles bölgesinin sonunu belirleyen Parc de Forest’in içinden yürüyorum. Hava yağmurlu. Brüksel’e uygun olarak. İstikamet sütlü kahve açlığımı giderebilmek için Bar du Matin. Takribi süre beş ile yedi dakika arasında…

Rüzgarda dönen harfli tabelasını gördüğüm anda heyecanlanmama sebep oluyor mekan. Yüksek camlar ve Art Nouveau kapı arkasına gizlenmiş, tahta sandalyeleri ve küçük masalarında işlerine gitmeden gazetelerini okuyan Brükselliler var. Bara ilerliyorum, masaya servis olmaması Brüksel kahvelerinin pek çoğunun ortak özelliği. Siparişi verip, 3 Euro’yu konturara bırakıyorum. Bir de croissant kapıyorum yandan. Bütün mekanı görebileceğim açıda, köşede bir iskemleye tünüyorum. Müşteri profili yeni evli, yeni çocuklu ailelerden, 70 yaşını aşmış yakışıklı beylere, önlerinde bilgisayarı açık freelance iş yapanlardan, kitaplarını okuyan avukatlara kadar geniş, sınıfsız, yaşsız. Az sonra Brüksel’de 17 yıldır yaşamakta olan sanatçı Ali Cabbar oturuyor karşımdaki koltuğa. O anlatıyor Bar du Matin’in ve ardından bayılacağım pek çok yerin hikayesini.

Frédéric Nicolay, Rus asıllı bir Belçikalı. İşi Brüksel’in çeşitli yerlerinde bulduğu metruk binalardan kahve, bar, restoran konseptleri yaratmak; işletmeyi ortaklarına bırakıp, bir yenisine geçmek. Konsept işi kolay değil: Yere çakılacak suntadan, duvarda üç boyutlu etkisi yaratacak kağıtlara; hangi biranın servis edileceğinden, menü tasarımına; tuvaletlerin musluk başlarından, ışıklandırmaya kadar her şey onun kontrolünde. Mekanların hiçbiri diğerini takip etmiyor, benzeşmiyor, fire vermiyor. O halde bugün Nicolay günü olsun, onun kahveleri arasında dolanalım diyorum. Brükselliler’e her gün Nicolay günü diyor Ali. Yola çııyoruz. Yağmur şiddeti artmış, adımlar da ona ayak uyduruyor.

Potemkine tam bir sinema kahvesi olarak dekore edilmiş, akşamları 19:00’da kısa, uzun ya da orta metraj filmler ikinci katındaki salonda gösterime sunuluyor. Gündüz cam kaselerde aldığın salata ve sandviçlerin lezzetine diyecek yok. Duvarlarda gördüğüm Wanted (İsteniyor) tabelalarında piyanist, eleman ve kısa filmcilerin isimleri var. Belgesel-komedi farketmez, filmlerinizi yollayın, seçelim, gösterime açalım diyorlar. Pek beğeniyorum bu sanatı teşvik eden tavırlarını.

Yola devam ediyoruz. Belçika’nın moda cenneti Antwerpli tasarımcıların dükkanlarının üzerinde olduğu Rue Danseart üzerindeyiz şimdi. Bar Beton‘da bir apero, Bonsoir Clara‘da dana carpaccio, Walvis‘de kahve. Muhabbet Tim Burton’a benzeyen, yaratıcı olmak yalnızın işidir klişelerini yıkan üç çocuk babası ve karısına deliler gibi aşık adam Fred Nicolay (burada bir Jamie Oliver havası sezdim nedense) İstanbul’a davet edilse da birkaç mekan yaratsa üzerine. Uzadıkça uzuyor. Ben Karaköy, Cihangir, Kadıköy’ü deney bölgeleri olarak düşünüyorum kafamda.

Nasıl farketmeden altı buçuğu gösteriyor saat. Le Roi des Belges’in (rue Jules Van Praetstraat 35) iş çıkışı birası için dolmakta olan masalarından birine erkenden gelmişiz. Yer bulalım diye. Eskiden uyuşturucu satıcıları ve göçmenlerin yaşadığı Saint-Gery bölgesi şimdi hip, gelişmiş, gecenin bitmediği barlarla dolu. Bardan bara turunda Mappamundo‘da Chimay Bleu, Zebra‘da Kwak. Kum saatine benzeyen bardağında geliyor. Etraf kalabalık. Yine yaşsız, sınıfsız. Az sonra camın önüne kurulmuş 2 metrekarelik sahneye Lyon’dan gelme üç oğlanlı bir grup çıkıyor. Başlar o tarafa dönüp, muhabbet kesiliyor.

Gecenin ilerleyen saatlerinde Flagey meydanındaki Café Belga‘nın parka bakan mavi sandalyelerindeyiz. Bu sefer Duvel elimde, keyfim yerinde. Giderek kalabalıklaşıyor kapının önü. Bir şehrin yerlisi, ruhsuzdur, hayatsızdır diye klişeleşmiş Brüksel’in hikayesini değiştiriyor. Saat on biri geçtikten sonra ikiye katlanarak çoğalan kalabalığa bak.

Bu yazı cokgezenlerkulubu.com‘da yayınlanmıştır.

Kategoriler

TAKVİM

May 2019
M T W T F S S
« Jun    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    Comment on this Article: