Home » Alaçatı »ÇOK GEZENLER KULÜBÜ »ŞEHİR » Currently Reading:

Alaçatı 2012 (Bölüm 1)

June 23, 2012 Alaçatı, ÇOK GEZENLER KULÜBÜ, ŞEHİR No Comments

Alaçatı’ya aşığım. Cümleyi ben de sana aşığım onayını istemeden bu şekil kurabilirim. Bu küçük kasabanın gece insanlarla dolu halinde bile ruhuma iyi gelen sessizliğine; dükkanlardan yükselen alçak sesli caz müziklerine; gülümseyen insanlarına; sakızlı dondurmalarına; Furun’da edilen sabah kahvaltısına; Sailors Otel’in domates-salatalık üzerine dökülen zeytinyağına; Köşe Kahve’de takılıp gelen geçene bakmaya; beyaz ve mavi binalarına; 02:30’da aldığım bikinilere; Nuri Alço’nun fotoğrafı altındaki Gazoz? Yazılı buzdolabı magnetlerine; meydanda çalan orkestra karşısında tango yapan çiftlere; biraz aşağılara, Hacımemiş’e doğru inince gördüğüm koyun-kuzu, antikacı, mobilyacı, Dutlu Kahve’sine ezelden beri aşığım. Şimdi bu yıl listeye yüksek sıralardan giren diğer mekanlara göz atalım.

İmren Han’da kal
Kimisinde uyumak, diğerlerinde arkadaşa bakıp bir kahvesini içmek, bazısında yer var mı diye sormak için girdiğim Alaçatı otelleri kuşağında bu yıl da İmren Han’ı keşfettim. Bir bahçeye açılan odalarının her biri özenle ve birbirine benzemeyen şekilde dekore edilmiş; ortadaki havuzun bir yanı jakuzi diğer yanı sauna ve masaj odaları. Bana Alaçatı’da nerede kalayım diye soracak olanlara İmren Han’da yer bulduğun zaman, orada diye cevap veriyorum. Odalar 200 TL, buna mükellef bir kahvaltı da dahil. Bütün gün kucağımızdan inmeyen, adeta ekibimizin bir parçası haline dönüşen Sakız’ı (İmren Han’ın köpeği) alalım, gelirken yine getiririz dedik, vermediler. Artık sevmeye, bu gece bizle kalsa olur mu demeye ziyaretine gideceğiz.
Yeni Mecidiye Mahallesi 1039 Sok. No:26
Tel: +90 (232) 716 60 02.

Not: İmren Han’da yer bulamazsan Kesre Otel’in pöti kare çarşaflı odalarına ve bahçesine koydukları gündüz yataklarına kurulabilir; beş çayında kekini de yanına alıp kitabını okumak için sessizlik içinde uzanabilirsin.

Not iki: Bir sonraki gidişimde de Katre Otel’in limana tepeden bakan odalarından birine kurulmayı planlıyorum.

Ahtapot’ta bir akşam
Ezmenin üzerine (nereden alındığının sırrı verilmeyen) tulum peynirini koyuyorsun, yanına semizotu salatası ve havuç tarator geliyor. Herkesin önünde birer bardak rakı, sağlığı, mutluluğa, Alaçatı’da olan Alaçatı’da kalacak şeref sözüne kadeh tokuşturmak mecburi. Sonra da elbette ahtapot ve kalamara yer ayırıyorsun midende. Izgaradan yeni çıkmış, lokum kıvamında geliyorlar. Domates ve biberle fırında yapılan fener balığı teklifini bir sonraki gelişe erteliyoruz.

Silence of The Bees’den bikini al
Dünyanın başka neresinde 02:30’da bikini alınır bilemiyorum ama Alaçatı’da hizmet mevcut. Hem de seksi, hayvan desenli, bu dükkan haricinde sadece adresinden bulabileceğiniz çeşitli. Ece, Tektekçi’ye getirdiği torbadan, ertesi gün sahillerde defile ortamı yaratacak bir köpekli tasarım çıkarınca karar netleşti: birer tane bize de lazım. Ben baykuşlu olanlardan düşünüyorum. Modaya uygun.

Asma Yaprağı’nda her akşam
İstanbul’a neden gelmiyorsunuz diye giriyorum cümleye. Orada bu otların tazesi var mı diyorlar bana. Haklılar. Ortaya kurulmuş masa üzerinden, her gün değişen, enginarlı bakla, kabak çiçeği dolması, yeşil domat aşı, ıspanak çalkalama, maş fasulyesi piyazı gibi mezelerden seçiyorsun. Ardından sarımsaklı kuzu incik, tarçınlı köfte ve erişte diziliyor masana. Anthony Bourdain Alaçatı’ya gelse, Asma Yaprağı’ndan çıkamaz diye geçiyor o an aklımdan. Sonra önümdeki tabak-çanaklara hayran kaldığım için hemen yanındaki dükkandan eve alışveriş yapmaya kaçıyorum. Keşke o tabaklara her akşam Asma Yaprağı’nın yemekleri dolsa…
Tel: 0232 716 01 78

Tektekçi’de sonlanma
İstanbul’da küçük ama hep dolu dükkanından bildiğimiz Tektekçi’nin Alaçatı şubesine gitmeye karar verdiysen bilmen gereken beş önemli nokta var.
1. Benim favorim hafif acılı, altında içkiyi içine çekmiş bir de zeytinle gelen Yecüc. İkinci sırayı Zoi alıyor. Üçüncü sıradaysa tamamen adı nedeniyle hastası olduğum Bıdık var.
2. Menü o kadar uzun ki, yakında, ne içeceğini bilmeyenler için bahtına ne çıkarsa usulü Çarkıfelek sistemi geliştireceklermiş.
3. Mekan sadece birinci katında gördüğün bahçeden ibaret sanma, üst katında arkadaşlarla oturup muhabbet etmek isteyenler için kanepeli salon ortamı, herkesi göremedim bir de yukarıdan olana bitene hakim olayım diye düşünenler için balkon sefası da düşünmüşler.
4. Müzik, Alaçatı kuralları gereği dans dans dans seviyesinde değil. Bunun için teknik çalışmalar yapılmakta. Ben dördüncü şattan sonra Bakışarak isimli parti fikrini önerdim mekanın sahibi Berti’ye. Bu konsepte göre herkes geceye kulaklıklarıyla katılıyor. DJ’in kabinden yaptığı müziği içinde hissediyor, dışarıda sessizlik hakim. Karşındakine bakmak suretiyle kuracağın ilişiği, canın çekerse kulaklıklarını çıkararak konuşmaya dönüştürmek mümkün. Bilmiyorum, tutar mı?
5. Cuma-Cumartesi ve Pazar, üç gün de kapamak suretiyle takıldığımız Tektekçi’de sabahın ilk ışıklarını gördüğümüzde hadi be o kadar oldu mu şaşkınlığında birbirimize bakındık. Kapıdan içeri giren, eğlenme seansını bırakamıyor yani.
Şatlar arasında bol bol soda tüketmeni tavsiye ederek bu bölümü noktalıyorum. Bana sorarsan başka nerede eğlensem diye kendini yorma. En doğru yol sana tecrübeyle sabittir denilmiş yol.

Birkaç not daha…

Alaçatı yeter çevre illere bakalım diyecek olursan, Dalyan’da Balıkçı Hasan’a gidip jumbo karidesleri mideye indireceksin. Üçüncü dubleden sonra Sezen Aksu – Kavaklar şarkısına direk geçiş yapacak; tavşanlı kılıç ve  damat halayı çalan gitarlardan hatıra olarak da olsa edineceksin.

Alaçatı Beach Resort fazla rüzgar yemesine rağmen minibüsler içine kurduğu barları sayesinde bir Woodstock ortamı yaratmış. İyi konser varsa bakarsın.

Günün hangi saati olduğunun önemi yok. Denizden gelince sıcak bastı da olabilir bahanen, yemek üzerine gel bir salınalım şu sokaklarda, ince hırkamızı omuzlara atalım da diyebilir sevgilin. İmren’den alınmış dondurma ya da sakızlı muhallebi olacak elinde ama, orası kesin.

Babylon Ayayorgi yine, herşeye rağmen, gündüz plaj hayatında bir numara. Önceden rezervasyonunu yapıp, Birol’dan içki ertesi ayılmasına uygun Michelada istedikten sonra 17:00’de Happy Hour müzikleriyle başlayacaksın yine yerinde dans etmeye. Bu yıl ne zaman gitsem diye düşünüyorsan 29 Haziran Zaz, 30 Haziran Bob Sinclair, 7 Temmuz Can Bonomo, 14 Temmuz Athena, 30-31 Ağustos Soundgarden Festivali’ne denk gelebilirsin. Bu arada Bravo İstanbul tasarımı t-shirt’lerden edinmeden dönme sakın. Birinde Music is a safe kind of high (Müzik güvenli bir kafa bulma yöntemidir) yazıyor. Üstad Jimi Hendrix söylemiş.

Gece, bütün barlar kepenkleri indirmiş, sokaklar ıssız da olsa Kumrucu Şevki ve Hikmet seni bekliyor olacak. İsteyeceksin bir karışık, yanında turşular eşliğinde gelecek. İhya, mutlu, zevkten dört köşe olacaksın o an.

Kategoriler

TAKVİM

May 2019
M T W T F S S
« Jun    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    Comment on this Article: