Home » fotoğraf »SANAT » Currently Reading:

Hastasınım: Gilbert Garcin

November 22, 2012 fotoğraf, SANAT No Comments

Yağmur yağıyor diye karamsar uyanmış yine Twitter. Neredeyse Aralık geldi. Yağacak tabii. Londra’ya çalışmaya falan gitse bu insanlar hayatlarından lanet edip dönerler herhalde. Neyse. Twitter mutsuz olabilir ama benim keyfim yerinde.

Dün Contemporary İstanbul koridorları arasında dolanırken Elipsis Gallery’nin duvarlarında Gilbert Garcin isimli bir fotoğrafçı keşfettim. 65 yaşında Marseille’deki lamba fabrikasını kapatıp emekli olduktan sonra, içindeki fotoğrafçı dehasını ortaya çıkaran, bir tür “Bay Hiçkimse”. Ionesco’nun kitaplarında anlatılan gerçeküstü hayatların, gözümün önüne düşmesine sebep olan bu adam, Anthony Bourdain’e başabaş olarak yeni idolüm. İnternet üzerinde var olan bütün işlerine bakıp heyecanlandım.

Sonra yıllardır Açıkhava Tiyatrosu çıkışında kamp yapan arabadan maydanozu bol kıyılmış bir köfte dürüm yedim. Bunun aynısının tıpkısının beklemişini, 100 metre ilerideki bir café’de sipariş etsek dört katı para bayılırdık diye aramızda muhabbetini yaptık (2 tanesi 14 TL).

Marketten zencefil ve limon aldık. Zencefilleri ince kıyım çaydanlığın içine yerleştirdik, uzun uzun kaynatınca acısıyla tadı çıktı, leziz bir çay oldu, boğaza iyi geldi, ciğerleri temizledi.

Vampire Diaries izledim. Elena sıçtı dedim. Elemantry izledim. Jonny Lee Miller’ı görünce aklıma yine Trainspotting geldi, şu filmi bir daha göreyim diye notlar arasına ekledim.

Dişlerimi fırçaladım, sütyenimi çıkardım, uyudum, rüya görmedim.

Olaysız bir günün, sükunetle biten gecesinin sonunda önce köfteler için Tahsin Bey’in hanımına, ardından beni spora gitmeye teşvik eden Lucy Liu’nun vücuduna teşekkür ettim.

Kategoriler

TAKVİM

May 2019
M T W T F S S
« Jun    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    Comment on this Article: