Home » ÇOK GEZENLER KULÜBÜ »İzmir » Currently Reading:

#destinasyonizmir

April 9, 2013 ÇOK GEZENLER KULÜBÜ, İzmir No Comments

“İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na iniş yaptık” anonsundan sonrası Çeşme otobanı Alaçatı çıkışı olanlar, size diyorum; sadece Selçuk, Efes, antik kentlerde gezenler, tarihi kovalayanlar, sen de anla! Bundan böyle #destinasyonizmir; destinasyon Kemeraltı Turşucusu; Gustave Eiffel tarafından (evet, Eyfel kulesinin mimarı) gümrük binası olarak yapılmış, ardından balık mezatı olarak kullanılmış şimdilerde denize nazır restoranların ve alışverişin merkezi Konak Pier; Alsancak Kordon boyu bistroları; Uzbaş Botanik Bahçesi yanına dikilmiş fütüristik binasıyla Urla şarapçılık turu ve tadımı; İsabey bağ evinde öğle yemeği ve Sevilen şarapları, Akın’ın enfes Yeri… Bir iki üç diye sıralamıyorum bak. Gerekirse dört seyahat yapılacak ama bu liste tamamlanacak çünkü #destinasyonizmir olduğunda, aile yanında kalıp, iki balıkçı görmeye alışmış olan motivasyonumu altüst eden çok şey var.

Havluya isim yazan otel

Dünyanın her yerinde en lokal, en butik otel bulma arayışlarım, evimde gibi hissetmek için airbnb tarayışlarım Moevenpick Otel yüzünden İzmir hattında hezeyana uğradı. Kendi yaptırdıkları piknik sepetine sıkma portakal suyu, kuru kayısı, sandviç, envai çeşit abur cubur doldurup Botanik Bahçeleri’nde bizi ihya etmelerinden mi bahsedeyim, Barış Torcu’nun Pasaport kahvesinde denize nazır hazırladığı boyozlu gevrekli kahvaltılardan mı, Margaux Restoranda tanıştığım enginar suyundan mı, Kemeraltı’nda yediğim en iyiler listeme tepeden giren kütür turşulardan mı, televizyona nazır küveti ve yanındaki oyuncak ördekle gece sokağa çıkmama mani olan odalarından mı, ismim yazılı ev havlularından mı? Liste uzun ama İzmir’i yakinen tanımak için Melik bey ve ekibinden iyisini bundan böyle tanımam. Üstelik sanma ki bize özel, anlattıklarımın hepsi misafirlerine servis olarak sunulmakta:

Bu biri

İZMİR ŞARAP ROTASI TURU (299 EU)

Uçsuz bucaksız şarap bağları arasında enfes şarapları yudumlarken, Mövenpick gastronomisinin özgün yemekleriyle damak tadınızı şenlendirecek bir hafta sonuna hazır mısınız? Şarabın bağdan masaya uzanan üretim aşamaları, tadımlar, yemek ve şarap uyumu… Kısacası şaraba dair herşeyin keyfini çıkarmaya davetlisiniz.
– Superior odada 2 kişilik konaklama
– Geç check out
– Margaux Restoan’da açık büfe kahvaltı
– Cankara Ekolojik Şarap Bağları Ziyareti (Uzmanlar eşliğinde üretim yerinin ve mahzenin gezilmesi, ardından şarap tadımı ve koleksiyon bağının gezilmesi)
– Sevilen Şarapçılık İsabey Bağ Evi Ziyareti (Uzman kişiler eşliğinde 30 dk sürecek bir tur ile bağların gezilmesi. Ardından şarap eşleşmeli 3 aşamalı öğle yemeği menüsü)
– Urla Şarapçılık Bağları. (Şarabın üretim aşamalarının uzman kişilerce anlatılarak gösterilmesinin ardından tanıtım filminin izlenmesi ve şarap tadımı.)
– Uzbaş Botanik Bahçe Ziyareti (Avrupa ve Ortadoğu’nun en büyük palmiye plantasyonuna sahip, 2000 dönümlük arazi üzerindeki Uzbaş Botanik Bahçe’de, Mövenpick Hotel Izmir Baş aşçısı Barış Torcu tarafından hazırlanan piknik sepetleriyle hafif bir akşam üzeri aperatifi alımı.)

Bu da diğeri:

İZMİR ŞEHİR TURU (225€)
– Superior odada 2 kişilik konaklama
– Geç check out
– Pasaport’ta deniz kenarına kurulacak özel masada boyoz, gevrek, çay, İzmir tulumu gibi yerel malzemelerle hazırlanan kahvaltı.
– Yürüyerek Saat Kulesi ve Kemeraltı turu
– Kızlarağası Hanı’nda Türk kahvesi
– Kestane Pazarı ve Havra Sokağı gezileri
– Kemeraltı’nın tarihi esnaf lokantası Adil Müftüoğlu’nda öğle yemeği
– Tarihi Agora gesso
– Yürüyerek otele dönüş ve otel önünde bekleyen faytonlarla Kordon turu. Faytonda otel tarafından hazırlanan özel lunchbox’larla şampanya ve kanepe ikramı.

Kemeraltı Turşucusu’nda bırakın beni!

İzmir’in Mahmutpaşa, Eminönü, Sirkecisi’si olarak bilinen Kemeraltı Çarşısı’nda 1. Hayatta içtiğim en güzel turşusularından birini içtim, yanıma da şişe şişe alacaktım ama program izin vermedi 2.Chucky’nin kuzeni, babası, anası danası kabul edilebilecek tüm mankenleri gördüm. Hatta bazısı hamile, kimisi gelinlikler içindeydi 3. Asmaaltı’nın masalarına kurulup kahvemi höpürdettim. 4. İstanbul’da kilosu 200 TL olan eriğin 200 gramına 5 TL verdim ve erik sezonunu açmış bulundum. 5. Çağla arabasına dadandım, bir tane alabilir miyim diye sordum istersen on tane dedi satıcı bey. 6. Baharat, peynir, reçel, ev yapımı salça alışverişlerini yaptım 7. Taze gelmiş İzmir midyelerini sıcak sıcak mideye indirdim. Kısaca dolce vita hayata giriş derslerinden yüksek puanla ayrıldım.

Adil Müftüoğlu’nda beyinli kuşbaşı

Midyat doğumlu dede Adil Bey, ilk gençlik yıllarında Adana Seyhan Irmağı üzerindeki 60-70 Ömer Ağa restoranından başladığı garsonluk kariyerine, yanındaki kız yurdu yüzünden içki yasak olduğu halde kaçak olarak satılan ve denetleme sırasında kapanan Şafak Lale Lokantası’nda devam etmiş, ardından işsiz kalınca ağabeyi İzzet Bey’in çağrısıyla Söke’ye gelmiş, bir süre sonra da Konak’taki Deniz Lokantası’nda işe başlamış. 1955 yılında ise iş yapamayan Kurban Lokantası’nın kendisine devredilmesiyle aynı yıl  dünyaya gelen kızı Sevgi’nin de doğumuyla lokantanın adını Uğur olarak değiştirmiş ve İzmirliler’in ev yemeği diyince aklına gelen ilk yer olan mekanı (şimdiki Adil Müftüoğlu Lokantası’nı) kurmuş.

Biz bu hikayede bahsi geçen Sevgi hanımla aynı masaya oturup, daha yeni vefat etmiş olan babasının anılarını dinlerken masamıza şevketibostandan tutun bezelyeli enginara, uykuluk ve beyin taskebabından, işkembeli nohuta, ciğer sarmadan tandıra sayısız yemek uğradı. Hangibirinin tadını anlatabilirim bilmiyorum. Bir gün gidip de o aile havası içinde kendine bir yer edinmen gerek.

3lü şarap turu

“At kadehi elinden” diye bir hashtag yapalım diyerek biniyoruz otobüsümüze. Lakin üç ayrı şarapçılığın bağlarını gezecek, hepsinde tadım yapacak, neyse ki şekerleme için yolculuk esnasında vakit bulacağız.

İzmir’e kırkbeş dakika uzaklıkta Sinan (Cankara) tarafından kurulmuş olan Cankara Şarapçılık‘ın tesislerine varıyoruz. Burası tam bir aile işletmesi. Şarabın en katıksız halini elde etmek için üç önemli aşama var. 1. Doğu Anadolu, özellikle Elazığ taraflarında kimselerin adını sanını duymadığı üzümler keşfedilecek, bunlar Hacı Baba’ların bahçelerinden tatlı dille alınacak. 2. Mandalina kasaları taşıyan tır şöförleri ikna edilecek, olabilecek en hızlı şekilde ki, burada 14 saatten bahsediyoruz, Cankara şarap yapım merkezine getirilecek. 3. Sinan Bey her seferinde, ilk çocuğunun doğmasını bekleyen baba gibi kapıda üzümlerini karşılayacak ve sabaha karşı yapıma başlayacak. Sonunda Köhnü ve Köselevek üzümlerinden üretilen Alaz, Boğazkere, misket üzümlerinin ürünü Sultaniye ortaya çıkacak. Ben, özellikle Alaz konusunda hayranlık koltuğunda yerimi aldım. 20 TL olduğunu öğrenince de bir şişesini kaptım.

Cankara’dan yarım saat yol, yanımı boş bilip de uzanarak uyuma seansının sonunda bu sefer, hepimizin yakinen bildiği ve hastası olduğu Sevilen şaraplarının İsabey Bağ Evindeyiz. Öğle yemeğini de burada, şaraplar eşliğinde yiyeceğiz. İlk olarak masaya hellim peyniri ve İsabey beyazı servis ediliyor. Ben Vedat Milor değilim ama her ikisi ayrı ayrı, beraber, biri diğerinin üstüne olacak şekilde mükemmel. Ardından da Arjantin sofralarına taş çıkartacak bir et eşliğinde Plato kırmızı şarapları düşüyor önümüze. Sanırsın ekip Buenos Aires’te. Kapanışı, Late Harvest eşliğinde, birine tapmak lazımsa Dionysos’ta karar kıldım düşünceleriyle yapıyoruz. Manzaramız dahilinde az önce içtiğimiz İsabey beyazın bağları var.

Artık bundan sonra beni birşey şaşırtamaz diye düşünüyorum Urla yolunda. Büyük hata. Kişisel bir azimle yapılmış Cankara’dan, aile işletmeciliği Sevilen’e olan yolculuğumuz sonrasında Urla’nın beş ortaklı futuristik, Kaliforniya işletmelerini aratmayan binasına varıyoruz. Şişelemeden, etiketlemeye, depolamadan, uzaktan kontrol edilebilen sıcaklık ayarlarında kadar her türlü teknik bilgiyi edindikten sonra kuruluyoruz son kez daha masaya. Satışa başlamalarının ardından geçen beş yılda büyük ödüller kazanmış Urla Şarapçılık’ta dört ayrı ödüllü Chardonnay, yedi ödüllü Tempus, ve 2011’in yükselen değeri Nexus’un tadına baktıktan sonra tamam diyoruz. Bu tur, 10 Numara. O sırada dilersek üst kattaki iki odasından birinde ikamet edebileceğimizi de haber veriyorlar bize. Meğersem diler Botanik Bahçesi’nde gezmeli, ister deniz kenarına bisiklete binmeli, gecesi 200 Euro bir de mini butik oteli varmış kendilerinin. Önümüzdeki yıllarda 15 odalı bir başkasını eklemeyi planlamakta oldukları bilgisini de geçmek istedim. Sessizlik, aşk, şarap arayanlara duyurulur.

Can Bey’in evi/botananik Bahçesi

Haritalarda bakacak olursanız Uzbaş Botanik Bahçesi diye adı geçmez. Ama bir bilene (mesela tadım sırasında Urla şaraplarına) soracak olursanız size Can Bey’in evine, pardon botanik bahçesine yönlendirecekler. Burası, aynı zamanda Urla Şarap’larının da ortağı olan Can Uzbaş’ın oyun alanı. Oyun derken bir milyon dolar ödüllü poker turnuvası tadında bir yıldızlar geçidinden bahsediyorum tabii. Çünkü kendisi 1000 yıllık zeytin dallarından, asla yanmayan ağaçlara, palmiyenin 50’den fazla çeşidinden, Amazonlar, Himalayalar ve bilinmeyen diyarlardan getirdiği pek çok botanik bitkiye sahip, aynı zamanda isteyene satışını sa yapıyor. “Dünyada sadece on tane olan bu zeytin ağacının ilk sahibine beş milyon dolar önersen hepsini sana satmaz” diyor bir hikayesinde, bir diğerinde “burası bir hayaldi, ama artık var” diye anlatıyor. Ferit Şahenk’ten, Ertuğrul Özkök’e, Kazakistan başbakanlarından, Rus işadamlarına pek çok insan oturmuş masasına ve hepsi aynı hayranlıkla dinlemiş Urla Şarapçılık ve Uzbaş Botanik Bahçeleri’nin gelişimini. Kendi havuzunun başında, az sonra teşrif edecek misafirlerinden hemen önce ağırlıyor bizi, yanımızda köpekler, az ötede tavşanlar ve kazlar, hemen yanında tavus kuşları şakımakta. Bahçe değil, cennet.

Sığacık Pazarı, her şey 5 TL

Bir pazar sabahı, tüm turistlerin ve İzmirliler’in peşinden Sığacık Pazarı’na varıyor yollar. Tepsiler içinde börekler, dolmalar, baklavanın envai çeşidi, turunçtan portakala, limondan cevize her türlü reçel, saç üstünde gözleme, ne ararsan var ve kime sorarsan 5 TL. Birkaç tezgaha yanaşıyorum. Enginar dolmasını tatmadan olmaz diyor Emine Teyze. Bir başkasında zar gibi lahana, kalem gibi dolma sarmış gel buraya besliyeyim seni biraz diyor Ayşe. Muhabbet ede ede, mercimekli köftelerden başlayıp enginarları torbaya doldura doldura devam ediyorum yola (akşam yemeğini de çıkardım arada). Deniz kenarında huzur, kahvede Türkiye’de gördüğüm sayılı güzel tipografileri de fotoğrafladıktan sonra Kerimcan’la (nam-ı diğer Kemircam) tutuşuyoruz tavlaya. On dakikada sonuç bir mars bir ters. Elbette benden yana. Tavlayı kolunun altına vermeyi unuttum, bir ona yanıyorum.

Akın’ın Mutluluk Yeri

Özbek Köyü’nde bir Akın’ın yeri var ki, Türkiye’de en iyi balık mezesi onlardan sorulur diyorlar. Vedat Milor, Bülent Ersoy ve Garo Mafyan’ın onayından geçtiğine göre, tamam. Uçağın kalkmasına 3 saat kala yine birleşiyoruz bir masanın etrafında. Yer elması ve şevketibostanlı yoğurt, radika, rezene, turp otu tabağını; peynirli kalamar, balık dolması, sardalya, tereyağlı çimçim, kidonya gibi denizden babam dışında çıkan her şey takip ediyor. Uçağın kalkmasına 2 saat kala, mecburiyetten ayrılıyoruz masadan.Pazar akşamüstü boş olur gafletine düşüp sakın rezervasyonsuz gitmeyin. Tüm masalar ful çekiyor.

Kısaca: seyahatin son demlerine kadar yedik ve içtik. #destinasyonizmir sonrasında bir de #destinasyonmaraton yapmalı ki bu haftasonu gideceğim Alaçatı Ot Festivali’ne (bundan böyle onun da adı #destinasyonalaçatı) zinde girelim.

İzmir hakkında birkaç not

Mor ve Ötesi’ni Arena’da dalgaların hemen yanında; Gripin’in Ooze Venue’de iğne atsan yere düşmez kalabalıklar arasında izledim. Aynı gecede iki büyük konsere giderek İzmir halkı arasında pek sükse yaratttım.

Churchill isimli enfes bir içkiyi listeme kattım. Kendisi iki kokteyl arasında Alka Seltzer efekti yaratıyor. Soda, limon, tuz, buz.

İzmir’in Asmalı Mescit’i neresi diye konuya direk girdim. Gazi Kadınlar Sokağı’nın adresini verdiler. Direk, sokakta. Mekanların hangisine gireceğim diye düşünmeye de gerek yok yani.

İzmir halkı yasaklara gelmez. Dolayısıyla kordon boyunda çıktığın fayton yolculuğunda şampanya da ikram eder, çilek de. Etraftan bakanlara Hollywood ünlüsü efekti yaratırsın. Fena mı?

Daha bitmedi 1 : Bir çok iyi bilene (Bahar Akıncı) İzmir’i sordum…

Daha bitmedi 2: Bu işin bir de fotoromanı var…

Kategoriler

TAKVİM

August 2019
M T W T F S S
« Jun    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    Comment on this Article: