Home » ŞEHİR » Currently Reading:

Kahvelerde yaşamak

January 27, 2014 ŞEHİR No Comments

foto?raf 3

Freelance çalışıyorum. Sabah dokuzda bir kahveye oturur, bilgisayarımı açar, yazmaya koyulurum. Öğle saatlerinde yiyecek ne var diye menüye bakmak, akşamüstü arayanlara şurdayım, burdayım gel demek rutinim. Bu yüzden, benim İstanbul’umun kahvelerini yazayım diye düşündüm bu ay. Müziği, yemeği, ortamı, konforu tam.

 

Yeni keşifler!

Ot Café @ Galata: Komando merdivenlerinden Galata’ya çıkarken sağında, yüksek tavanlı eski bir Rum binası göreceksin. Önüne iki-üç masa, birkaç sandalye atılmış. Son zamanlarda ilham almak istediğimde uğradığım mekan burası. Birinci nedeni Ot dergisinin kahvesi olması. Dolayısıyla edebiyatın İstanbul başkentlerinden biri diyebiliriz. İkincisi kozmopolit havası. Alman, Fransız, İtalyan arkadaşlarımı burada edindim.

Heirloom @ Çukurcuma: Çukurcuma’nın arka sokaklarındayım. Tanem’in önerisi üzerine ısıtılarak yapılan sifon kahvesini denemek için uğradım. O kadarla kalmadı tabii. Menüyü görünce kendimden geçip panini, salata, kruvasan ne gördüysem ısmarladım. Daha yemekten yeni kalkıp da gelmiş olan Deniz’i bile tavladım. Birileri geldi yanımızdaki masaya oturdu, saat 16:12, başkaları karşımızdakine geçip tatlılardan ne kaldı diye sordu. 18:53. Konuşacak çok şey, beni İstanbul’un korna sesinden söküp atan bir bahçe var. Geçiyor tabii zaman.

Nar @ Karaköy: İki Cumartesi, bir Pazar günümü kanepelerinde geçirdikten sonra huzur içinde söyleyebilirim: Nar, son zamanlardaki favori brunch mekanım. Sayfalar süren, yumurtalı ekmekten, acılı ezmeye; İngiliz tipinden Amerikan usulüne devam eden kahvaltı menüsü bir yanda, her tabakta karşıma çıkan meyveler öteki tarafta. Ama en çok caz radyosu çalmalarını seviyorum. Oturuyorum. Memleket, varlık, kişilik meseleleri konularımız. Bir bakıyoruz akşam olmuş.

1014245_647846118612112_559088589_n

Benim İstanbul kahvelerim

House Café Corner, Nişantaşı: Herkesin ofisim, mekanım diyeceği, arada bu da bizden diye kurabiye yiyeceği bir yere ihtiyacı var. Benim için o mekan House Café Corner. Yazın önünde oturup gelen geçene bakarım. Kışın arka bahçede makamıma beklerim.

Kahve 6, Cihangir: Bahçesinde tüm gün geçer. Mercimek salatasıyla bir ömür. Öyle bir yer Kahve 6.

Karabatak, Karaköy: Kimse yokken, Karaköy’de onlar vardı. Önümden portakal suyu sıkan el arabası geçerdi, ben capuccino’nun köpüğünü karıştırıyor olurdum. Müzik hep güzel, bilgisayarı prize taktın mı saatler akıp gider.

Mavra, Galata: Çok güzel köftesi bilgisayarımın yanında, haftalık yazıyı yetiştirme çabasındayım. Günlerden Pazartesi. Mesai.

Cloud Nine Patisserie, Galata: Brandy’de bekletilmiş kuru incir, elma, ceviz ve kahkuleli; bademli ve erikli; zencefil, çikolata ve ganaj soslu kekler, poğaça, limonlu bar, hindistancevizli topkek. Sabah kahvaltısı, öğle vakti, beş çayı-kahvesi… Önemi yok. Galata’daki Cloud Nine Patisserie Hansel ve Gratel’in neden tavlandığını kanıtlayan bir masal diyarı gibi.

Yer, Moda: Moda’yı seviyorum. Her gittiğimde, buralara taşınsam, kendime bir bisiklet alsam, Dalyan’dan Caddebostan’a sürsem de sürsem diye hayal ediyorum. Henüz olmadı. Ama bu Yer’de kahvaltımı ettikten sonra tüm günü çalışarak geçirmeme engel değil. Çıkışta da Zeplin’e uğrar Shazam’da ismi çıkmayan Taylan Turan müziklerini dinleriz.

Urban, Çukurcuma: Lisedeydim. Tünel’de Gramofon vardı, Simit sarayı, köşkü, pazarı gibi bir şey oldu sonradan. O zamanlardan sadece Urban kaldı bize. Müziği, huzuru aynı. Karşısındaki duvar da İstanbul açıkhava graffiti müzesi olarak çalışıyor.

Holly Café, Akaretler: Kitap-müzik-kahve kombosunun en sevdiğim hali. Şimdi Akaretler üzerinde dükkan açtı. Araştırma, hazırlık, mail cevaplama günlerimde orada olacağım. Kesin bilgi.

foto?raf 1

Kahve varsa, müziği de hazır!

Kulaklıkları yerine yerleştirip, siteyi açıyorum. Sonrası kolay. Ful konsantrasyon. Dokuz saat sürecek mesaim, müzik eşliğinde başladı.

Latte, filtre, espresso’yu ben seçtim, müziği Onur’dan aldım. http://www.coffeeplaylist.com

Ne dinlesem diye playlist yapacak vaktim yok. O yüzden Deezer radio kanalları, daha da direk söylemem gerekirse Salon, İf, Kalan müzik var. http://www.deezer.com/radio/

Müzik konusunda yapımcıdan çok dinleyici konumunda olduğum için kendi set’lerini yapan insanlara zaafım olduğu doğrudur. Bu yüzden Bengi http://bengoftheday.tumblr.com ve Murat’ın playlist’leri https://soundcloud.com/theironist/likes çok sevilenler, hep dinlenenler köşesinde tutuyorum.

——-

Hazal’ın notu: Bu yazı İstanbul Life, Şubat sayısı için yazılmıştır

Kategoriler

TAKVİM

May 2019
M T W T F S S
« Jun    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    Comment on this Article: