Home » ŞEHİR » Currently Reading:

Ararsan Bando’dayım

March 1, 2014 ŞEHİR No Comments

tumblr_n1pgnvyGMs1qas4gfo1_500

Kahveler benim için ikiye ayrılır: Arkadaşla buluşup dedikodu yapacağın yerler. Bilgisayarını, kendini, müziğini kapıp ofis edineceğin meskenler. İlki kolay. Kahve-kurabiye, iki sandalye oldu mu heryer bize cennet. İkinci bölümde oldukça seçiciyim. Yemek güzel olmalı, kulaklıkları takmasan da müzik yaratıcılığımı hızlandırmalı, kapı önünde muhtar usulü gelip geçene selam vereceğin masalar bulunmalı.

Karaköy’de son zamanlarda sevdiğim yerlerden biri: Bando. Şimdi liste halinde nedenlerini sıralıyorum.

– Tam Avrupa tipi. Önden o gün ne çorba varsa istiyor, arkasından kendi sandviçini kendin yarat kısmına geçiyorsun. Benim favori tabii ki rozbif & çedarla gelen. Dileyene salata, makarna ve günün menüsü seçenekleri de mevcut.

foto?raf 1

– Girdiğine karşında duran piyano satılık ya da süs eşyası değil. Arada çalıyor. Kendini Viyana’da falan hissedebiliyorsun.

– Fransız Geçidi’nin her yerde inşaat yapılan, Pazar günü vidanjörlerin dolduğu gürültülerinden uzak, Kemankeş Mahallesi Denizciler Sokak’ta. Dolayısıyla sakin, sessiz, sükunette.

– Tabii ki yan masa muhabbetlerine biraz katıldım. Sanat, mimari, fotoğraf konuşuluyor. İşi bitirip ofisi (yani bilgisayarı) kapattığında konuya dahil olacağım.

Hazal’ın notu: Hava güzelleşince Bando’dan Junk’a kadar uzanan 50 metrelik yolda Pazar günü muhabbeti dönmeli, kapıların önünde kitap okuyup kahvaltı edilmeli. Hatta çiçek marketi, sokak satıcıları falan olmalı. 

Kategoriler

TAKVİM

August 2019
M T W T F S S
« Jun    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    Comment on this Article: