Home » İLİŞKİ » Currently Reading:

Öz + (le) + (mek) =

May 12, 2014 İLİŞKİ 1 Comment

USA. California. 1968. Venice Beach Rock Festival. ©Dennis Stock/Magnum Photos

(1)

Yaşadığın, seni gülümseten şeyi, mesela asfaltın üzerine çökmüş köpek patisi izlerini, on kişiye anlatıp, birine söyleyemediğin için hissettiğin o eksiklik duygusu var ya. Hah. Onun adı özlemek. İyi bak kendisine, beslemesen de büyüyor.

(2)

En derinde yaşadığın üzüntülerin, bir gün, aniden, hüzne bulaşıyor. İşte o gün daha da çok özlüyorsun. Uzaktakini.

 

(3)

Bazen yanında özlediklerine hoşçakal diyip, uzaktan özleme kararı alıyorsun. İstekten değil o. Mecburiyetten. En dertli hoşçakal ama içinde hoşça bir şey de kalan.

 

(4)

Tekrar tekrar aklıma geliyor bazen. O andaki bakışın. O dakikadaki suskunluğumuz. Anıya karışıp, geç-miş olana kadar böyle. Bir anlam yüklemeye çalışmaktan değil, özlemekten işte.

 

(5)

Özlediğinde, daha da uzağa kaçma, araya kıtalar, saat farkları, mevsimler koyma hissi var ya. Anladın onu.  Zamanı ileri-geri saramadığından, mekana hükmetme arzusu.

 

 

Currently there is "1 comment" on this Article:

  1. mujde says:

    dünyaya gelmekten geçtim
    dünyadan gitmesek olmaz mı
    işte butun mesele bu

Kategoriler

TAKVİM

August 2019
M T W T F S S
« Jun    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    Comment on this Article: