Home » İstanbul'u Sevme Rehberi » Currently Reading:

İstanbul’un Yenileri (Bölüm 1)

June 29, 2014 İstanbul'u Sevme Rehberi No Comments

Screen Shot 2014-06-29 at 11.05.06 AM

İtalyan işi Pizza Pinsa’da!

Moda’yı çok seviyorum. Hele yaz aylarında daha da çok. Hele Pinsa’yı keşfettiğimden beri çok daha bir çok. Burası İtalyan tipi dikdörtgen pizzalar yapan küçücük bir dükkan. O gün ne çıkacağına taze sebzeler ve şefin keyfi karar veriyor. İster orada yemek için retro atmosferli masalardan birini beğen, dilersen de paket yaptır Moda burnunda, çimlere. Sabah kahvaltısına ekmek de hazırlıyorlar. Modalılar’ın dikkatine! (Moda Bostanı Sok. No:32E, Tel: 0216 348 95 55)

Eleştiri: Henüz paket servis yok. Bana farketmez, Teşvikiye’den atlamış gitmişim ama Moda sakinlerine sordum, en azından yakın çereye paket uygulaması olsa partilere direk isteriz dediler. 

 

Screen Shot 2014-06-29 at 11.05.15 AM

Mahalleme La Petite Maison geldi!

Kendisiyle ilk tanışmam Nice. Orada şehrin en iyi restoranlarından biri muamelesi görüyor. Hanımefendiler ve beyefendiler şapkalarını takıp masalarına kuruluyor. Patlıcan, domates, biber zeytinyağıyla, sarımsak fırından. 23:00’ten sonra da jilet gibi giyinmiş çalgıcılar Cuba müzikleri yapıyor. Asgari oturma süreniz: 5 saat.

O kadar beğeniyorum ki Dubai, Londra peşinden tüm dükkanlara gidiyorum. Ama sonunda o da bana bir güzellik yapıp, mahalleme geliyor. İç dekorasyonu şahane. Barı iş çıkışı saatlerinde yavaştan dolmaya başlıyor. Şefi Londra mutfağının başından alıp getirilmiş. Rigatoni tam kıvamında. Ekmekler sıcacık. Bahçesi dört duvar arasına sıkışmış da olsa beyaz örtüleriyle Fransa tarafından rüzgar estiriyor. Crème brulée ikinci porsiyonu ilk kaşıktan sonra istetecek cinsten.

Eleştiri! Kapıda karşılayıp “rezervasyon var, bahçede masa var mı kontrol edelim” diye sizi restorandan soğutabilecek kabul kafilesi. Salı günü 14:00’te masaların yarısının boş olduğunu, Çarşamba 18:00-20:00 arasında kimsenin akşam yemeğine oturmadığını tecrübeyle sabitlemiş bulunuyorum. Yapmayın. İnsanları daha girişte boşver yaaa dedirtecek kıvama getirmeyin.

Screen Shot 2014-06-29 at 11.05.25 AM

Etoburlar Nopa’da!

Coşkun. Teşekkürler. Coşkun kim diyeceksiniz? House Café’nin benzer zincirlerden ayrılmasına, bu kadar şube açmış da olsa yemeklerindeki tadın baki kalmasına sebep olan adam. Şimdi, House Café’nin Atiye sokakta bir göz oda olarak başlayan şubesinin hemen yanında Nopa’yı açtılar. Olay: elbette et yemekleri. Bu yüzden giriş bölümünde kuşkonmaz ve dana carpaccio ile yemeğe başlıyor, ardından ahtapot istemeyi atlamıyor, son olarak da havuç püresiyle birlikte gelen dana yanağı siparişi veriyoruz. Yemekler güzel ama asıl dekorasyonun hayranıyım. İlk kez Madrid  Caixa Forum’da Patrick Blanc tarafından yapılmış olanını gördüğüm dikey bahçe uygulamasını binalar arasına yerleştirip, bizi oldukça şaşırtıyor. Nişantaşı’nda New York usulü yemeği, yeşillikler arasında yiyeceksin deseler Maçka Parkı’na yer mi açılıyor diye sorardım. Meğer biraz yaratıcılıkla apartmanlar arasına da kuruluyormuş (Atiye Sokak, N.6, Teşvikiye, Tel: 0212 327 58 68).

Eleştiri! Tabii ki fiyatlandırma. Daha önce denedim. Doğru. İstanbul’da bir hafta dışarı çıkmayıp her gün yemeğe, içmeye, ulaşıma harcadığımız parayı kenara koysak, Paris’e gider, şu restoranlardan birinde mükellef masa dizer de geliriz. 

Screen Shot 2014-06-29 at 11.04.57 AM

Manzara + baya iyi yemek = Fumée

Pekçok davette bu nereden diye sorup Mest’ten yanıtını aldığım yemeklerin yaratıcısı Can Ünsal, Changa’nın mutfağından çıkma şef Pınar Taşdemir, gece hayatında gezenlerin ismine aşina olduğu Atınç Eyilik bir araya gelip yeni mekan açarsa, herkes, derhal damlar tabii ki. Niye? Çünkü burası büyük ihtimalle iyi çıkacaktır. Önce etraftan kesin git diye bilgileri topladım. Sonra da bir akşam Kuruçeşme’de, deniz kenarı manzarasına kuruldum. Yeşil salata ile servis edilen ördek confit, yedi saatte pişirilen erikli kuzu tandır, tereli humus ile gelen arhunlu ızgara köfte. Enfes. Manzara + kendini İskandinav ülkelerinden birinde hissetmene neden olan dekorasyon + menü = bu yaz sık sık Fumée’deyiz.

Eleştiri! Biz bir Perşembe saat 13:00’de gittik, tek müşteriydik. Kaynakçı tam yanımızda tente için çalışmalar yapmaktaydı. Bu işlerin bir saati, müşteri geldiğinde ara verelim gibi refleksi olmalı. Onun yerine tam gaz devam, Türk usulü şimdi bu son bitti bitecek yorumları. Tek de olsan müşterisin.

Gelecek bölümde: Sivuple, Koç Pera by Divan, Twins, 7GR

 

Kategoriler

TAKVİM

October 2019
M T W T F S S
« Jun    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Blogroll

Sorry, we're having trouble loading this Tumblr.

ARAMA

Duvar

Previous Next All

» Cevap bırakın




Comment on this Article: