Home » ÇOK GEZENLER KULÜBÜ » Currently Reading:

adalar özerk cumhuriyeti

January 5, 2015 ÇOK GEZENLER KULÜBÜ No Comments

Screen Shot 2015-01-05 at 9.35.55 AM

(Hemen hemen) her gittiğim yere yerleşmek isteme huyum var. Berlin, Bodrum, Bozacaada bu durumdan nasibini bol bol aldı. Berlin kışın soğuk diye, Bozcaada fazla ıssız olması sebebiyle beni yakından tanıyan kişiler tarafından vetolandı. Bodrum fikri hala muhakemede, onay sürecinde.

Taşınmaya onay vermek için tek kriter: burada şimdi olmasa da yakın bir gelecekte özerk cumhuriyet kurabilir miyiz? Yaşam şartları insanlar ve hayvanlardan yana gelişkin mi? Özgürlüklerden bahsettiğinde bunun tek anlamının müziği son ses açıp sabaha kadar parti yaparım olmadığı anlaşılmış mı? Bisiklete binen insanları, ilham alınacak müzeleri, galerileri, atölyeleri var mı? Sabah elimde kahvemde sokaklarda dolanacak olursam denize, olmadı bir su birikintisine yeterince yakın duruyor muyum? Bende kitap bitmiş, sende okunacak neler var diye soracak birkaç arkadaş da olsa fena olmaz. Büyük şehrin adetinden olan spor için para bayılma huyum düzelene kadar koşmaya, yogaya motive karakterlere asla hayır demem. Hem bu ütopik dünyaya taşınacak olsam bir köpek de alırım yanımda tıntın eder. Maviye bakan bir masa yaparım. Çalışmak için. Yakında mavi yoksa yeşile bakar o zaman. Ormanlar Toki’yle yer değiştirmemiş olur çünkü.

Screen Shot 2015-01-05 at 9.35.31 AM

Öyle bir yer var. Pek yakında. Heybeli, Kınalı, Burgaz ya da Büyükada. Vapurdan inip karaya ayağın basınca dikkatini ilk çeken: sessizlik. Araba yok çünkü. Park yerleri bisikletlere ayrılmış, Gazino’da okeye dönüyor adanın ahalisi. Çarşının içinden tahıllı simidini alıp yürüyorsun, salata malzemelerini topladıktan sonra doğru arkadaş evine. Şimdilik. Kendi evin olmadığından. İkinci katın terasından ufka bakıyorsun. Tam anlattığım gibi: ileride mavi, yakında yeşil. Sedir, mandalina, çam, zeytin ağaçları…

Screen Shot 2015-01-05 at 9.35.43 AM

Sabah yedide, uyukladığın kanepeden doğanın günaydın demesiyle kalkıyorsun. Alacakaranlığı yıllardır kamp yerleri haricinde pek de hissetmemişsin. Orada, vücudunu sarıyor. Balkonda, hemen piyanonun yanında duran çalışma sandalyesine oturuyorsun… Burada bir hayatı düşlüyorsun. Son vapurla ilk vapur arasındaki zamanda çalıştığını, yazdığını, ürettiğini… Arada bir tüketmeye şehre indiğini, kahve, sergi, bienal gezdiği, İstanbul’u özlemiş insanların hayranlığıyla Boğaz kenarında dolaştığını, Etiler’in bile sempatik gelebildiğini. Olur be! diyor içindeki ses, burada ev olur.

Ada sakinleri “İstanbul’da yaşamak için son durak” olarak tanımlıyor burayı. İyi bir veteriner, sadece gün içinde açılacak bir de iyi kahveci olsa, tamam diyorlar, özerkliği vermeseler de almış kadar olduk biz. Koç, Sabancı, Eczacıbaşı gibi sanatı destekleyen isimleri de rezidans yapmaya bekliyoruz.

Kategoriler

TAKVİM

October 2019
M T W T F S S
« Jun    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Blogroll

Sorry, we're having trouble loading this Tumblr.

ARAMA

Duvar

Previous Next All

» Cevap bırakın




Comment on this Article: