Home » Londra Günlükleri » Currently Reading:

beni benimle bırak

June 13, 2017 Londra Günlükleri 1 Comment

IMG_4025

Yaş alıyorum. Yüzümde güneşten kısılan gözler, kafamın tepesinde dolaşan düşünce balonlarına eşlik eden çatık kaşlar, büyük kahkahalar, The Notebook gibi filmlerde mütemadiyen ağlamama sebep sulu gözler sebebiyle artan çizgileri, üstüste içilen ve karıştırılan içkilerin ertesi günü bedenimi çarpan yorgunluğu, arada bir bavulu çekiştirmekten sırta binen spazmları saymazsa, hoşuma gidiyor. 

Artık hikaye biriktirmek için yaşamıyorum. Eski hikayeleri kafamda döndürüp nerede hata yaptığımı aramıyorum. Çalmayan telefona gözümü dikerek bakmıyorum. Sansürsüz yayınlıyorum kendimi, beşinci sezonda bayan dizilerden biri olmak istemiyorum. Acaba sorusunu aynı kişi için ikiden fazla tekrarlamıyorum. Cinin içindekini saymazsak şeker tüketmiyorum. Kilometrelerce bisiklete biniyorum, Hackney Marshes’dan Victoria Park’a, oradan London Fields’e bağlanıp yolu üç katına çıkarıyorum, bu hem ciğerime dolan oksijeni hem de D vitaminini artırıyor. 

Dertlerini spirale dönüştürüp anlatan arkadaşlarıma nefes al diyorum. Midemde yanmaya sebep olan konuları beynime ulaşmadan önce dudaklarımın arasından kelime ya da parmaklarım sayesinde yazı olarak dünyaya salıyorum. On dakikada ilgimi çekmeyen konular için 10 gün harcamıyorum, 10 günlük arkadaşlar yerine 10 yıllıkları tercih ediyorum. 

Daha erken kalkıyorum, sabahları çok seviyorum, duşta müzik dinliyorum. Viski içiyorum ama iki bira arasında şat olarak değil, küçük yudumlarla. Yollamadığım mektuplar yazıyorum. Hayatın örgü gibi karışan, bazen tamamlanmadan kazak mı atkı mı olduğunu anlayamayacağımız bir süreç olduğunu düşünüyorum. Sıkıldığım banka, vize kuyruklarında saniye saymak yerine müzik dinliyorum. Küçük şeyleri beğenerek başlıyorum: elinin sigara sararkenki hareketi, arkaya bakıyormuş gibi değil de ani ve direk bir hareketle başımı çevirdiğimde gözünde yakaladığım şaşkınlık gibi, büyük zamanlar ayırıyorum ama tanışmaya. Yarın yokmuş, uzakmış gibi değil bugüne bağlanan bir anmış gibi davranıyorum. 

Bazen sıkıntıdan, bazen ilgiden susuyorum, arasındaki farkı bilenlerle iletişim kuruyorum. Yap(a)madıklarım için dertlenmiyorum, kendi mükemmellimde olduğumu düşünüyorum. Alınganlık, küskünlük kelimeleri lügatımda yok, sık kullanılanlar listelerine eklemiş insanlarla arama Hint Okyanusu sokuyorum. Dünyayı başka açılardan görmek için uçaktan atlıyorum. Hayal kurmaktan asla vazgeçmiyorum koşmuyorum ama peşinden hızlı adımlarla yürüyorum. 

Currently there is "1 comment" on this Article:

  1. rahat yazar says:

    Ben de içinde günlük hayata dair böyle kısa notlar olan blog yazıları okumayı seviyorum:)

    O yüzden burayı hep güncel tutmanızı diliyor, kendime ilham alıyorum. Teşekkürler.

Kategoriler

TAKVİM

December 2017
M T W T F S S
« Jun    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    Comment on this Article: