Home » cafe »dükkan »İLİŞKİ » Currently Reading:

Sepet salla, ben sığarım

January 9, 2010 cafe, dükkan, İLİŞKİ No Comments

On gün önce hadi hoşçakal İstanbul’da konuşuruz diyerek ayrılmıştık. Uzaklık bitti. Yakınındayım.

Evinin önünden geçtim bugün. Yukarı baktım. O sırada aşağı bakarsan, ya da top sektirirken camdan uçarsa eğilir beni görürsün diye düşündüm. Güldüm. Kahkahalarla. Kendi şapşallığıma. Yürümeye devam ettim. Galata’nın topuklarımı mahfeden sokaklarında.

Building‘de oturup bruschetta ısmarladım. Önümde bilgisayar. Online oldun o sırada. Pencereyi araladım. Dört kelime yazdım. Durdum. Sildim. Yazdım. Sildim. Baktım. Durdum. Telefon çaldı. Kapattım. Bilgisayarı. Neden dedim. Ben ilk davranacağım. Akşam annemde köfte-pilav yeme programına varım. Turşuyu da alırım.

Mesaj geldi. Senden sandım. Vakko. Ucuzluk haberlerini esirgememiş. Sağolsun. Günler boğazıma dolandı. Elim bilgisayar, telefon, ayakkabılarım arasında tereddüt geçirdi. Bacaklarımın altına sakladım onları. Sabretmeyi çok uzun yıllar sonra öğrendim. Bu sefer erken davranmayacağım.

Hazal’ın notu: Building Art & Banane Art 15’inde bitiyor. İçerdeki odada duran Ceylan Zigoşlu, Zeynep Tosun, Eda Akpınar, Melahat Gökay, Ceylan Balduk, Zeynep Duygulu, Vanessa Raisa, Gökçen Ataman, Nazlı Bozdağlu malları da aynı şekilde.  Daha fazla gecikmeden bir gitseniz diyorum.

Kategoriler

TAKVİM

August 2019
M T W T F S S
« Jun    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    Comment on this Article: