Home » ŞEHİR » Currently Reading:

İstanbul’u dinliycem, bi sus!

March 12, 2010 ŞEHİR 3 Comments

18 Haziran 2000’de Atatürk Havalimanı’na indim. Macera dolu Amerika seansıma ve kalbimin işine son verdim. Sanırım özlemiştim. Ya da, belki de, itiraf vakti çaldıysa, alıştığım kentte (İstanbul) biri olmak, tanımadığım şehirde (New York) hiç kimse olmaktan kolay geldi.

İlk aylar çok zordu. Geceler sabahara, biralar tekilalara, yalnızlık açık Tekel bayiisi arayışlarına, boşvermişlik hayat tarzına dönüştü. Tolstoy gibi gecenin köründe uyanıp yazıya kustum içimdeki ikilemleri: Neden geldim, nereye gideceğim, burda kalsam nelerden vazgeçeceğim, Hazal benim ben kimim?

Kaltak İstanbul, hafiften hafiften başladı yandan çarklı vapurunda beni sallandırmaya. Dur dedi daha çok şey göreceksin. Önce puslu bir akşamüstü Galata Kulesi’nin terasına taşıdı bedenimi, sonra yağmur altında Rumeli Feneri’nin kayalıklarına. Güneşli havada Caddebostan sahilinde oturttu, Temmuz’da Asmalı Mescit’in tahta iskemlelerinde. Takside ağlattı, kaldırımda güldürdü, havaalanında bekletti, rakı masasında dert bindirdi. Sevgili gibi, yavaş yavaş keşfvetti ruhumun mahrem yerlerini. Hoyratça sevdi beni.

Şimdi kadeh kaldırıyorum ona, “İstanbul İstanbul Olalı” şarkısı da kulaklarımda. Bir gün lanet, ertesinde şükran duyuyorum tanıştığıma.

Hazal’ın illüstrasyon notu: Yukarıda görmüş olduğunuz iki muhteşem illüstrasyon Nisan ayında Yapı Kredi Kazım Taşkent Galerisi’nde sergi açacak Ali Cabbar koleksiyonundan.

Currently there are "3 comments" on this Article:

  1. aystyle says:

    süper dökmüssün satirlari yine içinden. bayildim..

  2. aylin says:

    cok güzel ve istanbul gercekten öyle :o) hafif sürtüklügü var ama herkes ona hayran, düskün, hasta.

  3. ... says:

    bam teline basmak bu belki de…

Kategoriler

TAKVİM

August 2019
M T W T F S S
« Jun    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    Comment on this Article: