Home » ŞEHİR » Currently Reading:

Çarşamba resimli roman

June 30, 2010 ŞEHİR 2 Comments

Sabahtan, bugün sadece yürümek istiyorum tonunda başladı gün. Gidilecek yer, aranacak aynı insanlar, bakılacak mailler olmadan. Öyle de devam etti (dersem yeridir). Akmerkez Vakkorama’dan yarı fiyatına elbise, Abracadabra’da öğle yemeği, Nişantaşı’nda galeri gezmesi. Bu yazı da o günün, sonrasında saklı kalanları unutup, vitrine çıkmış hali. Yazılmayan özeldir tonunda yarım kalmış hikaye.

Abracadabra ekmekleri. Yemekten önce karnınız değil, gözünüz doysun diye.

Abracadabra’da domuz sosisi. Ama fırında!

Enginarlı roka salatası benim ez az tuttuğum. Sanırım sosunu tutturmayı başaramadım.

Şu somosa var ya! Üüüüf!

Bir taksi mesafesi Işık Galerisi. Duvarda Gülay Özgün işleri.

Işık Galerisi – Ustalar ve Çırakları sergisi. Bu iş kimin ki?

Soda İstanbul‘da Meriç Kara sergisi. Taşınabilir, kullanılabilir, kendinden su hazneli vazomsu nesneler.

Galeri 44A‘a çocuklar için, çocukların ve büyüklerin elinden çıkma sergi.

Sena. Sanatçının adı. Sergisi bitmiş, o ayrı.

Bir blogger’ın hayatında: işlere ara.

Bir blogger’ın hayatında: Eski arkadaşlarımı buldum, bugün işlere son. Sabah altıda panik içinde uyanıp ben neleri eksik yaptım diyene kadar bilgisayara veda. Mekan: Den Cafe.

Currently there are "2 comments" on this Article:

  1. ahmet says:

    sonun vardapet gibi olucak.

  2. ozan sakin says:

    hayata aralıksız güzellik katma isteğinin hayata ara vermekle çelişmesi, tatlı bir gerginlik yaratması.

Kategoriler

TAKVİM

August 2019
M T W T F S S
« Jun    
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    Comment on this Article: