Home » ayakkabı » Recent Articles:

Online alışveriş 101

December 19, 2012 alışveriş, WEB No Comments

Online dünyada yazı yazmak, yemek fotoğrafı yayınlamak, erkeklerle ilişkilerimi anlatmak, yan masa muhabbetlerini ifşa etmek, leziz bloody marry’ler nereden bulunur tiyoları vermek gibi pek çok aktiviteyi başarıyla yapan ben, mevzu alışverişe gelince oldukça eski kafalıyım. Eli elime değmemiş kumaşı, popomda nasıl duracağını bilmediğim pantalonu, bileklerimi tapılası göstermeyecek ayakkabıyı fotoğrafından görüp de alamam, bakar bakar, sepete ekler, son anda “ya bunu Berlin’e gidince üstümde deneyeyim de öyle koleksiyonuma kayatım” diyerek geçiştiririm. Ama, ruhumda, son zamanlarda, shopigo yüzünden değişim rüzgarları esmeye başladı. Çünkü…

10. House of Harlow ayakkabıları mini etek sever bacaklarımı bakılası yapacak, eminim.

9. Her kadının yatağına bir takım Lascivious iç çamaşırı lazım, erkeklere sordum onayı verdiler.

8. Molami kulaklıklar bir gün benim, bekliyorum. … Continue Reading

Ayakkabı-Gözlük Müzesi

May 18, 2012 ŞEHİR 2 Comments

Cennet. Ayakkabı ve gözlük seviyorsan (kim yok ben tercih etmiyorum diyebilir ki buna?) mekanı ancak böyle tanımlayabilirim. Sol tarafımdaki masada Super gözlükler, onun hemen ilerisinde sayısının yüzü geçtiğini düşündüğüm Melissa ve Mel’ler.  Ama benim asıl favorim, sağdaki raflarda duran, Barcelona’dan henüz getirmiş oldukları urban sneaker olarak bahsi geçen, giy, hem rahat ol hem şık modeli Aro’lar. Yeşilinin hastası, kırmızısının aşığı oluyorum. … Continue Reading

Haksız olsam da haklıyım

April 30, 2010 İLİŞKİ 1 Comment

İstediğim her şeyi  yaşama hakkım var. Sana ait olma hakkım var mesela başkaları beni isterken. Rüyalarımı seninle doldurup gündüz düşlerime de yüzünü koyma hakkım var. Arkadaşlarım bırak bu adamı dediğinde sıkı sıkıya bağlanma hakkım var bedenine.

Aşık olma, gelmeni bekleme, mesajlarına tebessümle cevap verme, beğeneceğin tamir setini alma, saçımı kestirme, dergide gösterip de bir kadın bunu giymeli dediğin Manolo Blahnik ayakkabıyı alma, mini eteğimle fink atma hakkım var. … Continue Reading

Aman geç kalma erken gel

February 10, 2010 ŞEHİR No Comments

Son dört ayımı acaba’larla geçirdikten sonra, bekleme durumunu üç ana gruba ayırdım: Heyecanlı bekleme. Bitse de gitsek beklemesi. Bu bekleme bitmezse ben biticem tadında anksiyete yaratan bekleme. Ama artık kararım kesin. Ne geleni beklerim, ne de gideni. Ancak kalan hayatıma girebilir.

1. Heyecanlı bekleme: İyi bir sunumdan, yüz üzerinden doksanlık testten, ilk buluşmadan iki gün sonra gelen telefondan, saçı kurutma aşamasında, doğumgünü partisinin öncesinde, Baylan Pastanesi‘nde Kup Griye ısmarladıktan hemen sonra, Ece Sükan Vintage’da ucuza Marc Jacobs bulunmuşsa, 44a’da geçen yarım saat içinde, Kanaat’te oturmuş tekke pilavı ve elbasan tava kokuları burnuma dolmaya başlamışsa. … Continue Reading

İnternette gezerim siteleri süzerim

January 25, 2010 LİSTE, WEB 4 Comments

Salya sümük oturuyorum evde. Çalışmamak olmaz tabii. Bunun için şehrin sırlarını bırakıp biraz internet sırlarına dadandım. Tıklamamazlık etmeyin. Sizde nimetler varsa benimle de paylaşın.

  1. Alman Usulü tasarım dergisi: Cut Magazine. İşi gücü kestim, dergiye daldım.
  2. Fotoğraf makinesine özgürlük girişimi: Fotoğrafçılar Terörist Değildir. Sonuna kadar katılıyorum. Bırakın ne istersek çekelim.
  3. Deneysel tonlarda müzik arayışları. Vattirividdot. İsmi de kendi gibi sıradışı.
  4. Senin blogun değil, onunki umrumuzda: Bildikbiri. On sekiz yaşından küçüklere sakıncalı içerik.
  5. Bu satışa sadece davetliler katılabilir. The Cassette. Neyse ki çekiliş facebook üzerinden. … Continue Reading

Ich bin ein Berliner

December 29, 2009 BERLİN No Comments

Soğuk. Sokağa adım attığımda yüzüme çarpan. Rüyaların şaşkınlıklarını, White Trash‘te yenilen kaburgalarla, kanımda dolaşan bloody marry parçacıklarını vücudumdan atan. Metroya kadar 120 adım var.

Rozenthaler Platz’daki Oberholtz kahvesine gitmekteyim. Bir kez daha. U-bahn hangi yöne dönecek diye bakmadan. Ezbere. Dün Dominik nesini seviyorsun bu şehrin diye sordu. Basitliğini dedim. Her sokağında on barı, bütün caddelerde tasarım dükkanları, küçük avlular içinde pahalı şapkacıları da olsa içine alıyor beni Berlin. Her seferinde daha çok. Kışını görsen vazgeçersin, yaşasan anlarsın diyenlere inat. Aşık oluyorum. Bugün karlar altında kalsa, bana ne yazar.

Birazdan köpükler taşan lattemle, pesto soslu tostumun kalanını bitirip, Alte Schönhauserstrasse 39 numaradaki Black Roses ayakkabıcısına gideceğim (iki gündür ağrıyan sol ayağım yürüyüş pabuçları bulmak umuduyla). Oradan Reinhardtstr 20 numaradaki Boros Sammlung galerisine. Bugünkü son durak Essenerstrasse 11’deki Buchcantine. Hem okumak hem içmek için. Bakalım Kastanienaalle’de gece bize neler getirir.

Piyano piyano bacaksız

October 26, 2009 ŞEHİR No Comments

yemek

Oturuyorum. Karşımdaki masada bir kız. Ben diyim 18, siz diyin 24. 21 civarında bulaşalım. Ekose etek, beyaz gömlek, dizaltı çoraplar, platform ayakkabılar. Herşey bu sezonun modasına uygun. Gözlerde de elbette simli kalemler. İzliyorum. Belli oradan bana hikaye çıkacak. Efendim? Ha unuttum çok pardon. Mekan Vapiano. Suadiye’de açılan ünlü Alman zinciri. Spesiyalleri ricotta ve ıspanakla dolgulu ravioli (17 TL); labne sos, mozarella, kırmızı, taze soğan ve dana baconlu pizza (17 TL), başlangıç için de elbette Bruschetta (4.50 TL). Dilinizi orgazma sürükleyen tiramisu (12 TL)’ya yer ayırmazsanız yatağa sancılar içinde girmeniz olası. … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

April 2017
M T W T F S S
« Dec    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]