Home » Babylon » Recent Articles:

Alaçatı v.2013

May 12, 2013 Alaçatı No Comments

Haftasonu biletlerini kampanya zamanlarında alan, kiralık Rum evlerinin fiyatlarına bakan, Alaçatı sokaklarına adımını atınca kendini tüm dertlerden soyutlayan, bahar aylarındaki azınlık, yaz zamanı çoğunluktanım ben. Ve her Alaçatı aşığı gibi, bu küçük kasabanın müdavimi, aşığı, hayranı, yerlisiyim!

Benim otellerim

1. Katre Hotel: Ekim’de terkettiğim yazlığıma Mayıs’ta, baharın gelmesini bahane ederek yeniden dönüyorum. Saat 19:00. Figen, Barbare şaraplarınının beyazından açıyor. Ufukta Alaçayı’yı tüm yıl mezken edinmiş yerlilerin yelkenlileri, yaylı sazlarda cırcır böcekleri. İkinci bardağın sonunda, kapısını kilitlemek için anahtara bile ihtiyacım olmayan 8 numaralı odama çekiliyorum. Camı açıp, huzur kokusunu içime çekiyorum. Yemeğe 22:00’de, İspanyol usulü oturuyoruz. Katre’s Kitchen menüsünde fırında patlıcan, zeytinyağıyla dövülmüş biber salçası içine yatırılmış domatesler, enginar var. Alaçatı’nın benim için tek şefi Figen, ana yemek olarak babasının denizden tuttuğu sübyelerle yaptığı taze soğanlı güveci koyuyor önümüze. Mideye inme ömrü beş dakika. Ertesi akşam için rezervasyon yaptırmak, şimdiden. (Hacı Memiş Mahallesi 8018 sokak no:21; Tel: 0532 152 35 88)

2. Alura Hotel: Odam mavi-beyaz-hangameden uzak. Yunan adalarının, karayla iletişimi kesildiğinde bende bıraktığı duygu gibi. Sabah, yemyeşil çimenlere bakan pencere kenarındaki sedirde kitabıma başlıyorum. Ahmet Hamdi Tanpınar – Beş Şehir. Öğle saatlerinde yemyeşil çimenler ortasındaki kanepede uzanmış, pembe çiçeklerin kokusunu içime çekiyorum. Üçten sonra havuz kenarındaki şezlonglarda yatmaktayım güneş altında. Aynı tempoda geçen dördüncü gün bu. Akşam yemeği nerede yenecek münasebetiyle aradıklarında L’Escargot’nun adını veriyorum. Alura’nın yaratıcısı, kışın dünya gezgini, yazın Alaçatı efkanı İpek’ten öğrendim. (Yeni Mecidiye Mh.  3005. Sk; Tel: (0232) 716 0277) … Continue Reading

İstanbul’da İyi Bir Hafta

March 24, 2013 ŞEHİR No Comments

SabitFikir okumalı, sanatı yakılmaktan kurtarmak için dövme olarak yaptırmalı, Piatango dinlemeli, elmalı ıspanak salatası yemeli, Tabu’da yenmeli şahane bir hafta dilerim!

24 Mart Pazar: Bugün günlerden “biraz sükunet”. Dolayısıyla sana şöyle bir program öneriyorum: Sabah Karaköy – Unter’de kahvaltıya oturuyorsun. Eline gazetelerini ama daha da önemlisi Sabit Fikir dergini alıyorsun. Edebiyat dünyasında olup bitenleri; Hemingway, Woolf, Fitzgerald, Salinger ya da Nabokov gibi yazarların Instagram kurgularını; Taner Ceylan’ın elyazısından kitap önerilerini okuyorsun. Dergi bitti mi? O zaman @sabitfikir ya da üzerinden keşfe devam.

25 Mart Pazartesi: Galata’da açılmış olan Selfstate dükkanından daha önce bahsetmiş, American Retro ceketin Türkiye’deki iki sahibinden biri olduğunu söylemiştim. Bu sefer yine aynı mekanda öğle yemeğine davet etmek istiyorum seni. Bone Table her gün değişen menüsünü mantarlı sufle, elmalı ıspanak salatası, dana etli açık sandviç gibi hafif ve sağlıklı yemeklerle doldurmuş, fiyatları da 16 TL olarak yerleştirmiş. Ucuza, mutlu öğle yemeği. (Küçük Hendek Caddesi No:7)

26 Mart Salı: Sonunda biri serzenişlerimi duyup olaya el attı. İki kişilik ekibini topluyor, 26-27-28 Mart günlerinde saat 16:00’da Mürekkep‘in yolunu tutuyorsun. Mevzu Tabu oynamak, ve sonunda Beats kulaklıkları kazanmak (Refik Saydam Cad. No:15/A). 26’sında gidersen üzerine de %100 Türkçe sözlü müzikler dinlemek garantisi var. … Continue Reading

İstanbul’da Gelecek Program

March 16, 2013 ŞEHİR No Comments

Mart kapıdan baktırır; film festivaline bilet aldırır, Athena çalar sen yerinde tepinirsin, elinde kokteyl alışverişe çıkarsın, tepedeki çimenlikten alemi seyrellersin…

17 Mart Pazar: Ortamda bir parti havası. Ama hayır barda değilsin. Bugün, Juno’ya (Mim Kemal Öke Cad. No:15) alışveriş için teşrif edenlerdensin. Az kullanılmış, hatta hiç kullanılmamış kıyafetler, ayakkabılar, çantalar seni bekliyor. Sonra da yokuştan aşağı Küçük Çiftlik Park’a doğru ilerliyorsun. Çünkü akşam Mika konseri var!

18 Mart Pazartesi: Göksel Beşiktaş Kültür Merkezi’nde sahneye çıkacak ve umuyorum Uzaktan söyleyecek.

19 Mart Pazar: “Güneşimden Kaç” diye tepinmek, “Tepedeki Çimenlikten Alemi Seyreylememek” için Hayal Kahvesi’nde olacağız. Çünkü sahnede Bulutsuzluk Özlemi var.

20 Mart Çarşamba: Biraz funk ama ağırlıklı olarak caz. Fransız ama dünyayı turlayıp konser vermiş olanlarından. Electro Deluxe, Babylon’da. Tek mekanda duramayan, ille de bir ikincisine de bakalım diye tutturanlar için de Şirin Soysal (kendisinden Türkiye’nin ruhuma iyi gelen kadın seslerinden biri olarak bahsedeceğim) Peyote’de (Kameriye Sokak No: 4 Balıkpazarı). … Continue Reading

Bu hafta ne yapsan?

March 11, 2013 ŞEHİR No Comments

Güneş? Tamam. Bahar? Ağaçlar çiçek açmaya başladı oradan anladık ki yolda Keyifler? Keka. O halde, evden ve kanepeden kalkıp sokaklara çıkma zamanı geldi. Sana uygun programlardan birkaçını ben sayayım, kalanını hayat göstersin.

11 Mart, Pazartesi: Dot 27 Mart’ta Yüksek isimli yeni oyunla ajandalara giriyor. Baron, Pıt, Çakı. Üç çocukluk arkadaşı. Aynı okula gitmiş, aynı mahallede büyümüşler, aynı takımı tutuyor, aynı müzikleri dinliyorlar. O gece, “hikayeleri” yine her zamanki gibi devam ederken, şehirde patlamalar başlıyor, içinde bulundukları mekanlar teker teker yok oluyor. Kahramanlarımız “hikayeyi” değiştirmeye çalıştıkça hikaye gittikçe ağırlaşıyor ve derin bir karanlığa doğru gidiyor. Biletleri şimdiden almazsan, bu oyunu kaçırma şansın muhtemel.

12 Mart, Salı: Alan İstanbul’da din, hukuk, kozmopolit hayatlar, başkalaştırılma, ötekilik gibi insanlığı kutuplaşmaya iten konuları şiirsel dille anlatan Social Animals sergisi açıldı.

13 Mart, Çarşamba: Çocukluğumun üç idolünden biri olan Erkan Oğur (diğer ikisi Bülent Ortaçgil ve Derya Köroğlu idi) Telvin projesiyle KadıköySahne’de (Osmancık Sok. No: 25) … Continue Reading

Bu hafta buluşalım bu hafta!

March 4, 2013 ŞEHİR No Comments

6 Mart Çarşamba akşamı Propaganda (Suriye Pasajı, no:166 / Tel: 0212 252 7181) 50 kişilik özel bir gece yapıyor. Şef/müzisyen Allen Hulsey “Amerikan Güveç” formatıyla merakımı fazlasıyla cezbeden bir menü oluşturmuş, ardından da akustik gitar performansıyla kulakları mutlu edecekmiş diye duydum. Yerler sınırlı olduğu için rezervasyonu Pazartesi’den yaptırmak lazım. Gece burada bitmez, devam etmeli diyenlerdensen de Nublu’da Hayvansaray konseri var.

Mehmet Güleryüz, sanat hayatının 55. Yılında “Göz Göre Göre” sergisiyle The Empire Project’te. Benim gibi hayranlarına duyurulur. … Continue Reading

İstanbul’da Gelecek Program

November 20, 2012 ŞEHİR No Comments

Karaköy ahalisine bir galeri daha katıldı: New York’taki mekanını kapatıp, İstanbul’a gelen Regis Krampf, Kemeraltı Caddesi 41 numarada Çek sanatçılar Richard Stipl ve Josef Zlamal’ın işlerinin olduğu ilk sergisini açtı.

Babylon Lounge, 27 Kasım’dan itibaren her Salı, plakları yeniden yaşatmak, ve ustalara saygı kuşağında Support Vinyl gecelerine başlıyor. 20:00’de Vinylmania film gösteriminin ardından, 21:30’da Mabbas ve Style-İst Kontra Records’un plak arşivini çalıyor olacak.

Hollandalı çizer Gijs Kast, altı ayını İstanbul’da yaşayarak ve çalışarak geçirdi; sokaklarda kaybolup şehri çizdi. Sonunda da bütün işlerini Başıboş isimli bir kitapta topladı. Onun çizgilerini, belki de yaşadığımız şehre başka bir bakış açısını görmek için 9 Aralık’a kadar Depo’daki Başıboş sergisine göz atabilirsin.

40 tanesini kaçırdıktan sonra 41.’ye yetiştiğim Kısmet Şov, 20 Kasım’da Babylon Lounge’da. Deniz Özturhan ve Deniz Alnıtemiz Seinfeld modeli hepimizi kahkahalara boğduktan sonra Sezyum (sahne adı için bakınız: DJ Sarıyılan) müziğe başlıyor. Dans ediyoruz.

Galeri camiasında olan bitenleri takip etmekten yorulmuş olabilirsiniz. Bunun yerine hepsini topluca görmek için Contemporary İstanbul’a bekleriz. 22-25 Kasım arasında Lütfi Kırdar’da devam edecek bu fuarda ağırlıklı olarak yerli santçıların işleri var.

Nil Karaibrahimgil, 29 Kasım’da Nublu İstanbul’da sahneye çıkıyor. Benim beklediğim ilk 3 şarkı sırasıyla: Rüzgar, İstanbul’da Sonbahar, Gitme Yoksa.

Geçen hafta olan biten

September 30, 2012 ŞEHİR No Comments

New York’u özlüyorum. New York’u özlüyorum. New York’u özlüyorum, diye üç kere söylersem, New York ayağıma gelirmiş. Gradiva Otel içine açılan Nublu bunun kanıtı. En son on beş yaşımda Roxy’de izlemiş olduğum, İlhan Erşahin’in ilk tayfalarından Wax Poetics açılış için teşrif etti. Sahnenin önünde esaslı caz eşliğinde kendimizden geçerken, kapıdan çıkınca ilk metroyla Williamsburg’a döneceğimiz yanılsamasına bile kapıldık. Onun yerine hayat bizi Kasette’e götürdü. Olsun. O da tamam. Bir de şu İstanbul gece hayatı 4’te kapattık sonuna mahkum olmasa… Önemli not: Gradiva Otel’in terasında Haliç manzarasına bakıp ne hayaller kurdum o gece. En kısa sürede akşamüstü gidip, güneşi batırmaya!

Benim için İstanbul, Babylon sezona başlangıç partisini yaptığında açılır. Tatil bitmiş, arkadaşlarıma kavuşmanın heyecanıyla eve dönmüşümdür. Geçtiğimiz Salı önce yeni kokteylleri tanıtma etkinliğiyle sakin başlayan gece, ardından Club Bangkok seti sayesinde dans dans ve saatlerce dans moduna dönüştü. Öncelikle bu yıla esaslı bir kokteyl menüsü hazırlayan Babylon’a, ardından da müzikte ve mutluluğumda emeği geçen Club Bangkokçular’a t … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

December 2017
M T W T F S S
« Jun    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]