Home » bebek » Recent Articles:

Füme. Ü ile.

August 19, 2012 ŞEHİR No Comments

Döndüm tatillerden, İstanbul’da hava çok sıcak moduna geçtim. Klimalı ortamda film izlemek, iki uçtan cam açıp cereyan yaptırmak, fırında ya da ocakta pişen şeyleri minimum seviyede tüketmek gibi yöntemlerle idare ediyorum. Konser, festival, sergi, dans gösterisi gibi etkinlikler de bulamayınca, yine düşüyorum ben yollara, Bebek’te Füme diye yeni bir yer açılmış, bakalım neye benziyor merakının peşi sıra.

Lucca’nın önünden Mangerie istikametine doğru devam ediyorum. Sağdaki ilk sokaktan içeri bakınca tabelası çarpıyor hemen gözüme. O mesafeden kanım ısınıyor. Mini yokuşu topuklu ayakkabılarla olması gerektiğinden daha uzun sürede çıkıp, dışarıda ama tente altındaki masalardan birine kuruluyorum. İlk görüşte aşk ayarındayız Füme’yle. Bunda günün menüsünde adı geçen, … Continue Reading

Pazartesi notları (baktım)

August 23, 2010 ŞEHİR No Comments


Lena Hoschek tasarımlarını Deniz Berdan blogunda gördüm. Hakkaten de sevdim.

Feride Hanım demiş ki: Her Cuma OrganiKanyon‘a gidiyorum yoğurt almaya. Herkese tavsiye olunur. Demedi demeyin…

Cuma akşamı Akbabalı‘da meze-rakı (ama üç tek, öyle abartmadık), Otto’nun önünden geçmece, Lucca’da satsuma içmece, bomboş Nu Teras’ta birazcık dans etmece. Eve varış saatimiz 04:12. Trafiksiz, küfürsüz İstanbul’da keyfimiz de yerinde. … Continue Reading

Pazartesi notları (buldum)

August 23, 2010 ŞEHİR 2 Comments

Akbank Caz basın toplantısına gittim, kim kiminle nerede nasıl öğrendim. Merak ediyorsanız festival blogumuzdan olanı biteni okumak için şurayı tıklıyorsunuz.

Etiler Barış Büfe var ya. Oranın kendi yapımı ayranlarını küçük şişelere koymuşlar. Ver dedim 3 tane bana. Koy torbaya.

Emek Sineması‘nın yanında yıllardır devam eden inşaat için son haberler geldi: Alışveriş merkezi olacakmış, içine de H&M dolacakmış. … Continue Reading

İstanbul’a hoşgeldim

August 22, 2010 ŞEHİR No Comments

Normandiya kıyıları, Paris kahveleri, Çeşme sahilleri, Budapeşte festivalleri bir kenara (evet hepsini sevdim) İstanbul ayrı. Ne de olsa burası benim evim, sevdiğim, beni ilk günden daraltsa bile hep geri geldiğim.

İstanbul günlükleri
Gün bir: Eve vardım. Yarım saatlik kısa rötar, az trafik ve sıcak ertesinde. Elektrikler kesik. Komşuyu, kapıcıyı, marketi arıyorum. Ne zaman gelir? Bilinmez.Yirmi birinci yüzyılda, çok klima çalıştırmaktan atmış şalterler. Pes. Diye geçiyor aklımdan.
Gün iki. Boğaza düştü yolum. Denizin kokusunu içime çektim. Bankta oturdum yarım. Koşanları izledim. Atm’ler bozuk. Para çekilmiyor.Yürüdüm geri. Kim takar sıcağı. … Continue Reading

Bugün sokakta, yarın teknede!

July 24, 2010 ŞEHİR No Comments

Bugün. Kalk. Kahvaltı. Karaköy Namlı. Gazete. Yayılmaca. Kitap. Zaman varsa. Sahil. Açıkhava. Çay bahçesi. Akşamüstü. Arkadaş. Müzik. Bir içki. Lucca‘da Chili Mojito ya da Lucca Lemon. Konser. Mesela. Bar. Keyfin olursa. Yarın. B0ğaz’da Mentha Boat. Saat 10:30’da Arnavutköy, 11:00 Beylerbeyi duraklarında. Haftasonu. Bitmesin.

Yemin Edebilirdim @ Mtaar
Soundwave Special Edition Radio Show @ Açık Radyo 94.9, 12:00
Back Street Party @ Tom Tom Sokak, 19:00
Küçük Otto geri göndü @ Asmalı Mescit, 19:00 … Continue Reading

Bebek: resimli roman

July 1, 2010 ŞEHİR No Comments

Bebek Kahvesi’nden Rumeli Balıkçısı’na uzandı gün. Farketmeden, planlamadan, spontane. Durdu. Bir iki saat yerinde, sonra yürüdü, sağ bacak solundakini takip ettikçe. Kafamın içinde kelimeler, ruhumun derininde sıradan haller. Bir de, yaşam alanıma “dedikodu” sıfatıyla müdahale edenler. Gitsin. Diye. Bugün. Hiç değilse. … Continue Reading

Pazartesi notları -2

June 14, 2010 ŞEHİR 2 Comments

Yağmur. Haziran. Tatile gitme planları. Şile’ye varamama. Londra bileti için nelerden vazgeçerdik. Sergi. Konser. Mail. Sekizde iş başı. Ev. Kanape. Battaniye. Televizyondaki aptal programlar. Uyku. Saat. Alarm. Öğle yemeği. Salata. Tavuk. Bir hafta daha bitti. Endişeli.

Yatağın neresinde yatarsın diye sorunca ortasında demişti, acaba sana burada yer yok mu demek istemişti?

Kiki (Sıraselviler)’nin mojitosu, Şef Makbül’ün (Bebek) rokalı patatesle köftesi şahane! … Continue Reading

Kategoriler

TAKVİM

March 2017
M T W T F S S
« Dec    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]