Home » BERLİN » Recent Articles:

Dünya’da ve İstanbul’da müze hareketleri

October 16, 2011 SANAT No Comments

Bienal, açılış, sergi, başyapıt derken uzun zamandır yazmak istediğim bir bölümü atlamışım. Seyahatler sırasında aldığım notlardan. Müzeler üzerine…
– Kopenhag’daki Louisiana Müzesi çocuklar için kurduğu odasında her serginin temasına uygun atölyeler düzenlemiş. Benim gittiğim dünyayı dolaşan Living sergisi sırasında, büyüklerin girmesine cıkcık’lanarak bakılan alanda, kartondan, kibritten, fıstık kabuklarından ve doğada mevcut her türlü malzemeden hayallerinin evini yapmaktaydı çocuklar. İmrendim. Ve kızdım. Yaş haddinden reddedilmiştim.
– Paris Centre Pompidou’da pedagoglar çocuklarla birlikte sergileri geziyordu. Kreş’i boşver, müzeye bırak veledi. Bir de şaşkınlıkla şunu not almışım deftere: Çocuk bu, hiç mi sıkılmaz, çikolata, süt, kraker, tuvalete gitmek istemez?
– Berlin’deki en güzel müzelerden Hamburger Bahnhof, eski bir tren garı. Bizim Haydarpaşa’yı otel yapmayı düşünedursunlar.
– New York Moma sadece müzesindeki dükkanında değil, Soho’da açtığı alanda da yetenekli tasarımcıların işlerine yer veriyor. Blog’undan, genç sanatçılara verdiği desteklerden, online konferanslarından bahsetmeyeceğim bile. … Continue Reading

Sen.lazım.

April 15, 2010 İLİŞKİ 6 Comments

O cin toniklerin üzerine alka seltzer içmem lazım.
Liste yapmam lazım. Bak yine tuvalet kağıdını unutmuşum.
Selen’i aramam lazım dedikoduları almak için.
Beymen  Club’ın facebook sayfasına üye olmam lazım. O gri ceketi de almam lazım. Pantalon da eşantiyon.
Yaşasın bugün hava çok güzel diye sevinmem lazım.
Scotch, burbon, malt neymiş öğrenmem lazım, bilen adamlarla gezmem lazım.
Otuzumdan önce yapacaklarım listesini çıkarmam lazım. … Continue Reading

En mutlu olduğum yer

April 3, 2010 ŞEHİR 3 Comments

Annemin dizinin dibi.
Dolu badem çanağının içi.
Sert, sulu, kırmızı elmaların arası.
Berlin‘in karanlık, güneşli, karlı (bana hiç fark etmez) kapı önü sokakları. … Continue Reading

Pazartesi notları vol.2

March 22, 2010 ŞEHİR 1 Comment

Cumartesi gecesi Nevruz kutlamasına gittim. Bir evde, sayısız İranlıyla birlikte. Ağaç değil sofra kuruyorlar. En az 7 tane S harfiyle başlayan nesne. Bir ayna aydınlık ışık gelsin diye, yumurta boyanmış olanından. Ve yemekler. Üüüüf. Cevizli nar ekşili tavuğu mu anlatsam, keşkekli patlıcanı mı yoksa onbeş sebzeli çorbasını mı? … Continue Reading

Hadi!

March 16, 2010 balıkçı, ŞEHİR 3 Comments

Sıkıldım. Hadi. Bu bardak bitti. Hadi. Son bir sigara. Hadi. Saat kaç oldu. Araba hazır. Hadi. Canımı sıktın. Hadi.Hadi hadi hadi. Yeter. Bir dur da zevkimize bakalım birader.  Ama hadi gel seninle Berlin’e gidelim de, kaleye parmak basayım, canımı canına katayım, iste kölen olayım. … Continue Reading

Üçyüz bilmem kaç gün

February 15, 2010 İLİŞKİ No Comments

1 yıl önce konuşmayı bıraktık. Öyle. Çat diye. G-talk üzerinde. Ben kızmıştım. Suçlandığım kelimelerin hiçbiri doğru değildi. O sanırım bıkmıştı. Daha çok. Genel gidişattan. Şunu yazdığımı hatırlıyorum: … Continue Reading

2010 Berlin’i gezme rehberi

January 6, 2010 BERLİN 2 Comments

Biliyorum. Berlin günleri bitti. İstanbul’a dön de bize olacaklardan haber ver diyorsunuz. Haklısınız. Az sonra çıkıp İKSV‘nin muhteşem binasına gideceğim. Salon’da olanları öğrenip, “acayip bir mekan 16 Ocak’ta açılıyor” yazımı yazmaya başlayacağım. Ama ondan önce, biraz da veda niyetine, hani olur da bütün bu propagandamdan sonra Berlin’e gitmek isteyenler olur diye ufak bir toplama yaptım. O şehre benim kadar sen de aşık olasın diye…

– Kredi kartı geçmez diyorlar. Haklılar. Geçen yerlerde bile eski slip sistemi kullanılabiliyor. (bkz. Anna Blume)
– Yakın yere taksiye binecekseniz, 5 Euro uygulamasını sorunuz. Eğer yollarının üzerindeyse faiz almadan bırakılacaksınız. Aman dikkat taksicilerin yüzde sekseni Türk ama konuştuklarınızı dinlemek için numara yapmaktalar.
– Barın adı Pony. Caddeninki ‪Alte Schönhauser Straße. ‬Şatlar 2 Euro ve dolaptan çıkmış bardaklarda. Martiniler duble.
– Amerika haricinde kereviz sebzesini 50 cm getiren tek şehir Berlin olsa gerek. Bloody’nin babası White Trash‘te.
Pappa e Ciccia isimli İtalyan lokantası. Garson beş dil biliyor, bunların hiçbiri Almanca ya da Türkçe değil. Ona iş varsa bana neden olmasın.
– Şehrin her türlü toplu taşıma aracını kullanmanın haftalık maliyeti 26 Euro. Günlük almaya kalksak 6.
– Metronun almancası U-Bahn, M ise otobüs hatlarına verilen harf. Aman karıştırmayın.
– Alexanderplatz Kauffman Galeria içinde gurme bölümü de olan bir market. Tuvalet kağıdı ve diş macunu ihtiyaçları için değil, yeme-içme zamanı geldiğinde.
– Meydanlarda adamlar, sırtlarında elektrikli ocak, önlerinde ızgaralarda, yürüyerek currywurst yapmaktalar. 1Euro’ya karın doyurmak mümkün.
– Şaşırmayın pek çok bar kendini sigara içilen mekan olarak kabul ettirmiş. Kreuzberg’deki Das Hotel bunlardan biri.
Bauhaus Müzesi‘nde Alman gestapoları kol gezmekte. Elimizdeki çanta ve ceket zorla dolapların içine.
– Eskiden ghetto diye hor görülen Neuköln, şimdinin yükselen değeri. Kreuzberg’l arasındaki sınır yeni adıyla Kreuzköln, sanatçıların, mimarların, öğrencilerin yaşam alanı.
Ka De We alt tarafı alışveriş merkezi. Diyenler olacaktır. Onlara en üst kattaki istridye şampanya reyonunu ziyaret etmelerini tavsiye ediyorum.
Va Pianoda kapıdan giriyorsunuz elinizde bir kart, istediğiniz bölümde pizzalar, salatalar. İtalyan zinciri sanarsanız yanıldınız. Kendileri Almandır.
Potzdam, Berlin’e yarım saat uzaklıkta kutu gibi bir şehir. Köprüsünde zamanında batıyla doğunun ajanları bilgi alışverişi yapmış, sokaklarında Hollanda ve Ruslar için özel evler kurulmuş. La Maison du Chocolatier. Mutlaka gidilmesi gereken mekan. Pasta yanında kakao leziz.
Köpekleri cafelerde, bisikletleri metrolarda, biraları gazetecilerde görürseniz şaşırmıyorsunuz. Bu şehirde hepsine izin var.
– Ku’damm üzerindeki Lego mağazasına girince karşınıza şeker gibi renklerde parçalar çıkacak. Bir de çocukların oyuncaklarını kapmış babalar.
Augustrasse üzerinde Berlin Galerisi. İçeride Yaşam Şaşmazer’in heykellerinden biri.

Kategoriler

TAKVİM

August 2017
M T W T F S S
« Jun    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Blogroll

urbanconfessions

    ARAMA

    Duvar

    Previous Next All

    » Cevap bırakın




    iliskiler

    kelimeler 2

    August 17, 2015

    mücadele. Hayatımızı zorlaştıran kişi, insan, kuruluşlarla mücadele etmekten, mutlu olduklarımızın değerini unutuyoruz. Bir rakı masasında, dört dublenin sonunda, ben eşşeğim mesajlarıyla kendini gösteriyor. Kırık bardakları atarsın, kırık kalpler kaburganın ortasında ikamet ediyor.   bencil. Biraz da bencil olman lazım diyor Bencillik uçaktaki oksijen maskeleri gibi, herkesin tepesinde bekliyor. Kimise üçer beşer saldırınca, bazısına nefes alacak […]

    kelimeler

    August 16, 2015

      endişe. Endişe hayırsız bir duygu. ‘senin için endişelendim, neden aramadın, neden bana haber’ vermedin sorularının arkasına sığınmış bencilliğinden sıyrılıp, hayatına devam ediyor. ‘Nasılsın, herşeyi olmasa da bazı şeyleri senin için kolaylaştırabilirim’in etken halinden uzak. Edilgen, umarsız bir şey Endişe.   çıkar. Beşi ikiden çıkar O kadın baştan çıkar Seninle aramızdaki çıkar Beni hayatından çıkar. […]

    göçebe

    February 10, 2015

    Çok yalnız hissediyorum dedim. Sana. O an beraberdik. Birini sevmenin, onun yanında olmadığı zamanlarda hüzne basmanın, bulaşık makinesinin haftada bir çalışmasının yalnızlığı var ya. İşte ondan. Diye devam ettim açıklamaya. Sen zaten anlamıştın. Kapattık konuyu. —- Yatağa yattım. Müzik. Evet bak birkaç şarkı iyi gelecek. Sıcak. Ne garip sen yanımdayken ortalama hızında seyreden ısım, sen […]

    1+1=2

    January 7, 2015

    Hayatımız iki kişilik olsun. Bütün çabamız buydu işte… Millet danstan ayağımızı kesemedik ondan sabahı ettik diye düşündü. Biz hayallerimizin insanı şimdi o kapıdan girdi girecek diye bekledik partilerde. Gece hayatından sevgili çıkmazcılara  dönüp bir bakışımız var ki. Korkarsın. Arkadaşın arkadaşının arkadaşı varmış, ikimiz pek uygun olurmuşuz diyenlere, eski sevgiliden ayrılarak delilik ettiğini düşünenlere, o seni […]

    istanbulculuk

    December 3, 2014

    Büyük şehrin eziyeti: en iyi olma derdi. En iyi okullardan mezun olan, yogada en iyi pozu yapan, en iyi 10 restorandan birinde yemek yiyen, en iyi işyerinde, en iyi pozisyonda çalışıp en iyi maaşı alan. Kendimize verdiğimiz değeri bununla ölçüyoruz. Düşün. Adın, yaşın, statünden sonra en iyi yaptığın şeyler soruluyor sana. Son çıkan kitapları pek güzel okurum, […]